Saray’da Adli Yılı Açan Yargıtay Başkanı: Tek ve Mutlak Güç Tarafsız Yargıdır

Yargıtay Başkanı Cirit adli yıl açılış töreninde konuştu. ABD ile krize neden olan rahip Brunson olayını değerlendiren Cirit, yabancı devlet vatandaşlarının yargılanması konusunda tek gücün bağımsız ve tarafsız mahkemeler olduğunu söyledi.



03-09-2018 12:42

Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda düzenlenen adli yıl açılış töreninde konuştu. Cirit ABD’li Rahip Brunson’ın iadesine ilişkin davayı da hatırlatarak, yabancı devlet vatandaşlarının yargılanması hususunda tek mutlak gücün bağımsız mahkemeler olduğunu belirtirken yabancı devletlerin Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin egemenliğine saygı duyması gerektiğini ifade etti.

Saray’dan ‘tarafsız yargı’ açıklamasında bulunan Cirit’in sözlerinden satırbaşları şöyle:

“Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın ilgili hükümleri, demokratik, insan haklarına saygılı ve hukuk devleti ilkesine bağlı tüm çağdaş hukuk sistemlerinde yer aldığı gibi uluslararası hukuk bakımından da çok güçlü bir meşruiyete sahiptir.”

RAHİP BRUNSON AÇIKLAMASI

“İnsan hakları, uluslararası toplum bakımından meşru bir ilgi alanı olmakla birlikte, söz konusu ilginin çağın gerektirdiği hukuk değerlerine ve ilkelerine uygun bir şekilde gösterilmesi gerekir. Özellikle, Türk Milleti adına kullanılan asli, hukuki ve mutlak egemenliğin, devlet içinde veya dışında herhangi bir kudrete ya da otoriteye bırakılması, egemenliğin sonu olur. Türk yargısı bu gerçeğin bilincindedir.

Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, bir yabancı devlet vatandaşının tutuklanması ve yargılanmasına ilişkin kararları verecek tek ve mutlak güç, yargı yetkisini Türk Milleti adına kullanan bağımsız ve tarafsız mahkemelerdir. Demokrasi, insan hakları ve hukuk devleti ideallerini yaşatma ve yüceltme iddiasını taşıyan yabancı devletlerin de öncelikle uluslararası hukukça korunan ‘Türkiye Cumhuriyet Devleti’nin egemenliğine’ saygı duyması gerekir. Çağdaş demokrasilerin ve devletler hukukunun en temel ilkelerinden biri olan bu gerçeğin kaba güç kullanılarak ters yüz edilmeye çalışılması, insan haklarının güçlenmesine değil, zayıflamasına neden olur.”