Saray Türkiyesi’nden bir devlet kurumu fotoğrafı: TCDD son 3 ayda hangi olaylarla gündeme geldi?

TCDD’de on yıllar öncesinde başlayan çürüme, AKP döneminde tasfiye boyutuna ulaşmış görünüyor. Bu çürümeyi net biçimde görmek için, çürümenin en acı sonuçlarından biri olan Çorlu tren katliamının 10-11 Eylül ve 10 Aralık’ta görülen davasındaki duruşma aralarına bile bakmak yeterli...



11-12-2019 14:52

İleri Haber

Çorlu tren katliamının 4. duruşması dün görüldü. Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları’ndan (TCDD) üst düzey hiçbir sorumlunun yargılanmadığı davada alt düzey denilebilecek kurum görevlileri yargılanıyor. Katliamda yakınlarını yitiren aileler ise Ulaştırma Bakanlığı ve TCDD’den üst düzey sorumluların da yargı önüne getirilmesi istemiyle adalet taleplerini her ortamda dile getirmeye devam ediyor.

Son dönemde en çok tartışılan kurumlar arasında olan TCDD’de ise on yıllar öncesinde başlayan çürüme, AKP döneminde tasfiye boyutuna ulaşmış görünüyor. Bu çürümeyi net biçimde görmek için, çürümenin en acı sonuçlarından biri olan Çorlu tren katliamının 10-11 Eylül ve 10 Aralık’ta görülen davasındaki duruşma aralarına bile bakmak yeterli.

ÇALIŞANLARININ AĞZINDAN TCDD

Çorlu tren katliamının 10 Eylül’de görülen 2. duruşmasında sanık beyanları alınmıştı. Bu beyanlarda kurumdaki işleyişe dair sanıkların anlattıkları dikkat çekmiş ve TCDD’deki çürümenin sadece bir boyu ortaya çıkmıştı:

- Sanık Turgut Kurt, kazadan sonra kontrol ekibi talep ettiği zaman Bakım Daire Başkanı Fahrettin Yıldırım’ın “Nasıl böyle bir şey istersiniz" diye yanıt verdiğini söyledi. Kurt, bu talebinin üzerine TCDD 1. Bölge Müdürlüğü (Haydarpaşa) Demiryolu Bakım Servis Müdürlüğü'nde Servis Müdürü Vekili olarak görev yapan Mümin Karasu'dan, sonra da Fahrettin Yıldırım’dan fırça yediğini açıkladı.

Turgut Kurt: Yeni yapılan menfezler eskilerden daha dayanıksız ve bunlara danışmanlık yapan Mustafa Karaşahin bilirkişilik yapıyor

- Müşteki avukatının "Neden bu kadar hızlı sürede hat açıldı" sorusu üzerine Özkan Polat, "Demiryolunun ihtiyacı nedeniyle çünkü Türkiye’de bulunan yabancı vagonlar, ülkede kaldığı sürece TCDD ödeme yapmak zorundadır. Bunun için hattın açılması gerekiyordu" dedi.

Özkan Polat: Olaydan sonra olayın gerçekleştiği menfeze usulüne uygun dolgu yapılmadı ve burada trafik devam etti.

Çetin Yıldırım: 736 kilometreden tek başıma sorumluyum.

Çetin Yıldırım: Kazanın olduğu menfeze balast tutucu yapılması için 3 muayene döneminde de rapor yazdık. Balast tutucu yapılsaydı, kanımca menfezin altı kolayca boşalmayabilirdi.

-  Sanık avukatı Mehmet Ektaş: TCDD ve Ulaştırma Bakanlığı'ndaki bazı kişileri korumaya yönelik hazırlanmış bir komplo belgesidir. İddia ederim ki, TCDD bünyesindeki menfezlerin %96'sı Çorlu'da çöken menfezle aynı durumdadır.

DEMİRYOLLARINDA ÖLÜM KOL GEZİYOR

Gerçek sorumluların yargı önüne çıkarılmaması demiryollarında başka ölümlerinde gerçekleşmesine zemin oluşturdu. 19 Eylül’de Bilecik'te Yüksek Hızlı Tren hattını (YHT) kontrol eden ve tünelde raydan çıkan kılavuz trende 2 makinist hayatını kaybetti.

Olayın ardından Jeoloji Mühendisleri Odası'nın (JMO) TCDD'yi kazanın meydana geldiği bölge hakkında 4 yıl önce uyardığı ortaya çıktı.

JMO'nun 2015 yılında hazırladığı raporda, birçok konuda ihmallerin olduğuna yer verildi. Raporda, Ahmetpınar-Bilecik arasındaki 8 kilometrelik bölümde, Ankara-İstanbul güzergahındaki iki ayrı bölümde, Alifuat Paşa-Arifiye arasında kalan bölümde jeolojik açıdan ciddi risklerin bulunduğu belirtildi. YHT altyapısı güvenli olmayan bu bölgelerde çalışmasının riskli olduğuna değinildi. 

ÖDÜL GİBİ ATAMA

20 Eylül’de TCDD Genel Müdür İsa Apaydın görevden alındı. Apaydın'ın yerine gelen isim ise Ali İhsan Uygun oldu.

Uygun ve Apaydın’ın isimleri, 9 kişinin hayatını kaybettiği Ankara’daki yüksek hızlı tren kazasına ilişkin sürdürülen soruşturmada dosyaya giren bilirkişi raporunda 7 yöneticiyle birlikte ‘kusurlu’ olarak geçiyordu.

Olaya ilişkin 25 Haziran tarihli raporda, çok sayıda üst düzey yöneticisinin kusurlu olduğu tespiti yapılınca soruşturma genişletilmişti. Bilirkişi raporunda “Ankara -Sincan hızlı tren hattını imalat tamamlanmadan ERTMS/ETCS sistemi gerekleri olmadan işletmeye açığı için TCDD Genel Müdürü İsa Apaydın’ın kusurlu” olduğu belirtilerek “Yeni kurulan trafik yönetim sistemi (özellikle makasların manuel olduğu) daha önce uygulanan bir sistem olmadığı, olası risklerin bilinmemesi ve literatürde karşılığı bulunmaması, sistemin uluslararası düzenlemelerde ve uluslararası demiryolu ağında karşılığı bulunmaması” gerekçesiyle, “TCDD Genel Müdür Yardımcısı Ali İhsan Uygun, TCDD Genel Müdürlüğü Trafik ve İstasyon Dairesi Başkanı Mükerrem Aydoğdu, TCDD Genel Müdürlüğü Trafik ve İstasyon Daire Başkanlığı Şube Müdürü Recep Kutluay kusurludur” denilmişti.

Ekim ayının sonunda soruşturmanın tamamlanmasıyla hazırlanan iddianamede ise bilirkişi raporunda kusurlu bulunan Apaydın ve Uygun şüpheli olarak yer almadı.

AKÇELİ İŞLER - I

Duruşmalar arası TCDD’yi en çok gündemde tutan olay ise İstanbul’da tarihi Haydarpaşa ve Sirkeci tren istasyonlarının bazı bölümlerinin kültür ve sanat etkinlikleri için kullanılmak üzere kiralanması için açılan ihale oldu.

Kurumun açtığı ihaleyi Hezarfan Danışmanlık Limited Şirketi kazandı. İhalede, ikinci teklif sahibi İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) şirketlerinin oluşturduğu konsorsiyum ise teknik hatalar nedeniyle elendi.

İhaleye ilişkin tartışmalar ihalenin ardından başladı. Hezarfan Danışmanlık Limited Şirketi'nin sahibi Hüseyin Avni Önder daha önce de mütevelli heyetinde AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan'ın yer aldığı Okçular Vakfı'nın genel müdürlüğü görevini yürüttüğü ortaya çıktı.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, "Toplantıda kim olduğu belli olmayan, daha düne kadar İBB'nin bir çalışanı olan, 3 bin TL maaş alan, bir vakfın da geçmişte genel müdürlüğünü yapmış bir şahsa ait şirkete, İstanbul'un en kıymetli Haydarpaşa ve Sirkeci garlarının arka planındaki kullanım alanları ticari faaliyet yapılmamak üzere 350 bin TL bedelle bizim ihaleye girmemizi engelleyerek, bizden habersiz verdiler” dedi. İBB, ihaleyle ilgili suç duyurusunda bulundu.

Ulaştırma Bakanı Mehmet Cahit Turan, İmamoğlu’nun sözleri üzerine “TCDD'nin itibarını zedelemeye kalkmasındaki maksadı nedir?” sorusunu yöneltti. İmamoğlu ise Turhan’a şu şekilde cevap verdi:

“TCDD’nin itibarını yeterince zedelediniz, bugüne kadar yaptığınız işlerden, kazalardan zedelediniz. Büyük bir zedelemeyi siz yapıyorsunuz, bizim de vazifemiz size engel olmak. Bu tarihi yerlere aslanlar gibi sahip çıkacağız. Günün birinde bu yaptıklarınıza çok utanacaksınız sayın Bakanım.”

AKÇELİ İŞLER - II

TCDD tarafından yurt dışından ithal edilen yanlış ebatlardaki 83 tonluk tren tekerlekleri hurdaya ayrıldı. İddiaya göre, kanun kapsamında Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu’na (MKE) satılması gereken 19 milyon dolar değerindeki hurda, yandaş vakıf ve kuruluşlara hibe edildi.

İddialarda geçen Uluslararası Barış Federasyonu (UBFED) Başkanı avukat Mehmet Ali Canlı, AKP’de görevler aldı ve hatta milletvekili adayı bile oldu.

Canlı’nın biyografisinde şunlar yer aldı:

- 2002 yılında AKP’nin katıldığı ilk seçiminde Ankara Milletvekili aday adayı olarak başvuruda bulundu

- 2009-2013 yılları arasında AKP Ankara İl Başkanlığı Disiplin Kurulu’nda Sekreter olarak görev yaptı

- 7 Haziran 2015’teki 25. Dönem Milletvekili Seçimlerinde AKP’den Ankara 1. Bölge Milletvekili adayı oldu. 

Derneğin Facebook sayfasında AKP kongresine katılım yapıldığına dair paylaşımlar da dikkat çekti.

Konuyla ilgili Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer, Ulaştırma Bakanı Turhan’a soru önergesi verdi. Yüceer, önergesinde “Anılan STK’nın Başkan ve yöneticilerinin AK Parti bünyesinde siyaset yapmalarının söz konusu başvuru sonucuna etkisi olmuş mudur?” diye sordu.