Saray, sığınmacılar üzerinden Avrupa ile yaptığı kirli anlaşmayı rafa kaldırıyor!

Suriye’deki savaşın başından itibaren sığınmacı politikası tartışılan Ankara’nın, kendisine destek vermesi için Batı’yı sığınmacı kartıyla sıkıştırmaya çalıştığı görülüyor.



28-02-2020 13:47

İleri Haber

İdlib’de şu ana kadar 33 askerin hayatını kaybettiği saldırının ardından Saray’ın sığınmacı politikası da ifşa oldu. Türkiye'nin Avrupa'ya geçmek isteyen sığınmacıları durdurmayacağı yönündeki haberlerin yayılmasının ardından, AKP Sözcüsü Çelik’in "Mülteci politikamız aynıdır ama ortada bir durum var, artık mültecileri tutabilecek durumda değiliz" açıklaması Saray’ın sığınmacılar üzerinden yaptığın anlaşmaların kirliliğini gözler önüne serdi.

Suriye’nin İdlib bölgesinde dün yapılan saldırı sonucu şu ana kadar resmi rakamlarla 33 asker hayatını kaybetti. Olayın ardından Reuters'ta, Türkiye’nin, Suriyeli sığınmacılara karadan veya denizden Avrupa'ya geçişlerde engel olmayacağı yönünde bir haber yer aldı. AKP Sözcüsü Ömer Çelik de "Mülteci politikamız aynıdır ama ortada bir durum var, artık mültecileri tutabilecek durumda değiliz" şeklinde konuştu.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy da, Türkiye'nin sığınmacıların Avrupa'ya geçebilmeleri için sınır kapılarını açmasına ilişkin bir açıklama yaptı.

Aksoy açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"İdlip’te yaşanan ve yüz binlerce insanın yerlerinden edilmesine neden olan son gelişmeler, ülkemiz üzerindeki mevcut göç baskısını daha da artırmıştır. Bu gelişmeler, halkımız ve dünya kamuoyu tarafından takip edilmektedir, ülkemizdeki sığınmacılar ve göçmenleri de derinden etkilemektedir.

Nitekim gelişmelerden endişeye kapılan ülkemizdeki bazı sığınmacı ve göçmenler Batı sınırlarımıza doğru hareketlenmeye başlamışlardır. Durumun kötüleşmesi halinde bu risk artarak devam edecektir.

Dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülkemizin mülteciler ve sığınmacılara yönelik politikasında bir değişiklik yoktur."

HABERLERİN ARDINDAN SINIRLARDA HAREKETLİLİK

Haberler üzerine Türkiye'nin pek çok noktasında sığınmacılar sınıra doğru harekete geçti.

Sığınmacılar, İstanbul'da birçok noktadan minibüs ve taksilerle Edirne'ye gidiyor. İzmir’de de benzer hareketliliğin yaşandığı belirtiliyor.

Öte yandan Yunanistan'ın da sınır kontrollerini sıklaştırdığı haberleri geliyor. Reuters ajansının hükümet yetkililerine dayandırdığı haberinde, deniz ve kara sınırlarında kontrollerin sıklaştırıldığı aktarıldı.

BATI’YA TEHDİT

Suriye’deki savaşın başından itibaren sığınmacı politikası tartışılan Ankara’nın, kendisine destek vermesi için Batı’yı sığınmacı kartıyla sıkıştırmaya çalıştığı görülüyor. Ancak bu tablo, uluslararası hukukun kirli anlaşmalarla nasıl ayaklar altına alındığını da gösteriyor.

SIĞINMACILAR ESİR ALINDI

Bir ülke, sınırlarından kimin gireceğine karar verebiliyor ama engelleyici bir hukuki ceza söz konusu değilse de kimin ülkeden ayrılacağına karar veremiyor. Sığınmacılara sınırların kapatılması, uluslararası hukuka aykırılık teşkil ederken, sığınmacıların aslında ‘esir’ olarak tutulduğunu da açıklıyor.

‘GERİ KABUL’ ANLAŞMASI

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasında 18 Mart 2016’da imzalanan anlaşmayla, Yunan adalarına çıkan sığınmacıların, iltica başvurularının kabul edilmemesi durumunda Türkiye’ye iadeleri öngörüldü. Karşılığında da AB, Türkiye’deki sığınmacılar için mali yardımda bulunmayı ve Suriyeli sığınmacıları yasal yollardan kabul etmeyi taahhüt etti. Bu kapsamda Türkiye’ye her yıl bir buçuk milyar euro göndermeye başlayan AB, Türkiye’yi tatmin etmedi.

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mart 2019’da yaptığı konuşmada, Türkiye’deki 4 milyon Suriyeli için bugüne kadar 37 milyar dolar harcandığını belirtirken, "AB gereken yardımı yapmamıştır ama hazinemize de yük olmadı" demişti.