Saray Rejimi'nin gölgesi altında 24 Temmuz: Bayram değil, mücadele günü!

24 Temmuz Basın Bayramı, bir süredir olduğu gibi 2019 Türkiyesi'nde de 'bayram' olarak değil mücadele günü olarak geçiriliyor. Saray Rejimi'nin gölgesi altında gazetecilik mesleği sansür, hapis, işsizlik ve güvencesiz çalışma gibi sorunlarla boğuşuyor.



24-07-2019 12:09

İleri Haber

Bugün basında ‘sansürün kaldırılışı’nın 111. yıl dönümü.

111 yıl önce sansürün kaldırılması dolayısıyla ‘24 Temmuz Basın Bayramı’ olarak kutlanmaya başlayan bu gün, ne yazık ki günümüzde ‘bayram’ olma niteliğini yitireli çok oldu. 17 yıllık AKP iktidarı döneminde OHAL rejimi, sansür ve yüksek dozajlı saldırılarla basın özgürlüğü ağır yaralar aldı.

Bugün Türkiye’de 134 gazeteci tutsak edilirken, yüzlercesi yargı ve 10 bini aşkın gazeteci de işsizlik ya da güvencesiz çalışmanın kıskacında.

TUTUKLU GAZETECİLER

1. Abdulkadir Turay- Dicle Haber Ajansı (DİHA) muhabiri
2. Abdullah Kaya – Dicle Haber Ajansı (DİHA) muhabiri
3. Abdullah Kılıç – Meydan Gazetesi köşe yazarı
4. Abdullah Özyurt- Zaman Gazetesi muhabiri
5. Abdulvahap İş- Serbest gazeteci
6. Ahmet Altan
7. Ahmet Feyzullah Özyurt
8. Ahmet Memiş – Haberdar İnternet Sitesi haber müdürü
9. Ahmet Metin Sekizkardeş- Zaman Gazetesi, Gazeteci-yazar
10. Ahmet Uzan – Sabah Egeli Gazetesi haber müdürü
11. Ahmet Yavaş- TRT (Erzurum)
12. Alaattin Akkaşoğlu – Akis Bölge Gazetesi (Kütahya)
13. Alaattin Kaya – Zaman Gazetesi imtiyaz sahibi
14. Ali Ahmet Böken- TRT Haber koordinatörü
15. Ali Akkuş – Zaman Gazetesi yöneticisi
16. Ali Aşikar – Azadiya Welat Gazetesi çalışanı
17. Ali Ünal- Zaman Gazetesi köşe yazarı
18. Arafat Dayan- Demokratik Ulus Gazetesi eski yazı işleri müdürü
19. Aslı Ceren Aslan – Özgür Gelecek Gazetesi yazı işleri müdürü
20. Ayşe Nazlı Ilıcak- Yarına Bakış Gazetesi yazarı
21. Ayşenur Parıldak- Zaman Gazetesi eski muhabiri
22. Aytekin Gezici- Gazeteci-Yazar
23. Aziz İstegün- Zaman Gazetesi Diyarbakır Bölge Temsilcisi
24. Bayram Kaya – Zaman Gazetesi muhabiri
25. Bedri Adanır- Aram Yayınları imtiyaz sahibi
26. Beytullah Özdemir- Zaman Gazetesi Düzce temsilcisi
27. Burçin Dokgöz – Çorum eski Zaman Gazetesi ve Cihan muhabiri
28. Cebrail Parıltı- Anadolu Ajansı (AA) Derik muhabiri
29. Cemal Azmi Kalyoncu – Gazeteci ve Yazarlar Vakfı
30. Cuma Ulus – Miilet Gazetesi yayın koordinatörü
31. Cüneyt Seza Özkan – Samanyolu TV haber yayın yönetmeni
32. Diren Keser – TV10 Mersin temsilcisi
33. Doğan Baran – Odak Dergisi yazı işleri müdürü
34. Emin Demir- Serbest Gazeteci
35. Emre Soncan- Zaman Gazetesi eski savunma muhabiri
36. Ercan Gün- Fox TV Haber Editörü
37. Erdal Süsem- Eylül Dergisi Editörü, Hükümlü
38. Erdal Şen- Meydan gazetesi eski yazı işleri müdürü
39. Erol Yüksel- TRT Haber Dairesi başkan yardımcısı
40. Erol Zavar- Odak Dergisi Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü, Hükümlü
41. Ersin Demirci – Eski Cihan Haber Ajansı ve Zaman Gazetesi Bölge Müdürü
42. Ersin Şanlı- TRT yurt haberleri müdürü
43. Fahri Öztoprak – Zaman Gazetesi Erzurum muhabiri
44. Faruk Akkan- Cihan Haber Ajansı genel müdürü
45. Ferhat Çiftçi- Azadiya Welat Gazetesi Gaziantep Temsilcisi, Hükümlü
46. Fethi Altun – Zaman Gazetesi ve Cihan muhabiri
47. Fevzi Yazıcı- Zaman Gazetesi görsel yönetmeni
48. Gökçe Fırat Çulhaoğlu – Türksolu Gazetesi yazarı
49. Gurbet Çakar- Hevi Kadın Dergisi, Hükümlü
50. Gültekin Avcı- Bugün köşe yazarı
51. Güray Öz – Cumhuriyet Gazetesi eski okur temsilcisi
52. Habip Güler – Zaman Gazetesi muhabiri
53. Hakan Aksel- TRT yapımcı-yönetmen
54. Hakan Kara – Cumhuriyet Gazetesi eski haber müdürü
55. Hakan Taşdelen- Zaman Gazetesi, Gazeteci-yazar
56. Halil İbrahim Mert- TRT (Erzurum)
57. Hamit Dilbahar- Azadiya Welat Gazetesi yazarı, Hükümlü
58. Hamza Günerigök- TRT spikeri
59. Hanım Büşra Erdal – Zaman Gazetesi muhabiri
60. Harun Çümen – Zaman Gazetesi eski sorumlu yazıişleri müdürü
61. Hasan Hüseyin Örs – TRT çalışanı
62. Hasan Taşar – TRT eski Ankara muhabiri
63. Haşim Söylemez- Aksiyon Dergisi eski yazarı
64. Hatice Duman- Atılım Gazetesi Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü, Hükümlü
65. Hidayet Karaca- Samanyolu Yayın Grubu Başkanı
66. Hüseyin Aydın – Cihan Haber Ajansı muhabiri
67. Hüseyin Aykol – Özgür Gündem Gazetesi eski eş genel yayın yönetmeni
68. İbrahim Halil Öztürkeri – TRT çalışanı
69. İbrahim Varlık – Cihan Haber Ajansı muhabiri
70. İdris Okur – Cihan Haber Ajansı muhabiri
71. İdris Sayılgan – DİHA muhabiri
72. İdris Yılmaz – gazeteyasam.com sitesi genel yayın yönetmeni
73. İsmail Avcı- Zaman Gazetesi Diyarbakır muhabiri
74. İsmail Çoban – Azadiya Welat Gazetesi eski yazıişleri müdürü
75. İsmail Ersan – AA Yalova temsilcisi
76. Kamuran Sunbat- DİHA Çukurova eski Muhabiri, Hükümlü
77. Kazım Canlan – Cihan Haber Ajansı Ankara direktörü
78. Kemal Sancılı – Özgür Gündem Gazetesi imtiyaz sahibi
79. Kenan Karavil- Radyo Dünya genel yayın yönetmeni,Hükümlü
80. Kibriye Evren – Jinnews Haber Ajansı editörü
81. Mehmet Ali Ay
82. Mehmet Baransu- Taraf Gazetesi Yazarı
83. Mehmet Güleş- Diha muhabiri
84. Mehmet Kuru- Zaman Gazetesi Eskişehir muhabiri
85. Mehmet Sıddık Damar – Diha muhabiri
86. Meltem Oktay- Dicle Haber Ajansı muhabiri
87. Miktat Algül- Mezitli FM genel yayın koordinatörü,Hükümlü
88. Muhammet Said Kuloğlu
89. Muhsin Pilgir – Zaman Gazetesi ve Cihan Haber Ajansı muhabiri
90. Murat Çapan – Nokta Dergisi sorumlu yazıişleri müdürü
91. Murat Dağdeviren- Demokrat Gebze Gazetesi sahibi
92. Musa Ayan – Cihan Haber Ajansı muhabiri
93. Musa Kart – Cumhuriyet Gazetesi eski karikatüristi
94. Mustafa Erkan Acar – Bugün Gazetesi haber müdürü
95. Mustafa Gök- Ekmek ve Adalet Dergisi Ankara Temsilcisi, Hükümlü
96. Mustafa Gökkılıç – Habertürk – Radikal Gazetesi muhabiri
97. Mustafa Kemal Güngör – Cumhuriyet Gazetesi eski avukatı
98. Mustafa Ünal- Zaman Gazetesi eski Ankara Temsilcisi
99. Mustafa Yayla – Gazeteci
100. Mutlu Çölgeçen- Millet gazetesi yazı işleri koordinatörü
101. Mutlu Özay – Cihan Haber Ajansı muhabiri
102. Mümtazer Türköne- Zaman Gazetesi köşe yazarı
103. Nadir Yücel – Çorum Yıldız Gazetesi genel yayın yönetmeni
104. Nedim Türfent- Dicle Haber Ajansı (DİHA) Muhabiri
105. Nuh Gönültaş – Bugün Gazetesi eski köşe yazarı
106. Nuri Durna- TRT (Erzurum)
107. Nuri Yeşil- Azadiya Welat Gazetesi Dersim Temsilcisi, Hükümlü
108. Nurullah Kaya- Zaman Gazetesi Gaziantep bölge temsilcisi
109. Oğuz Usluer – Habertürk TV eski haber koordinatörü
110. Osman Yakut- Zaman Gazetesi Antalya muhabiri
111. Ömer Oruç – Cihan Haber Ajansı muhabiri
112. Önder Çelik – Cumhuriyet Vakfı yönetim kurulu eski üyesi
113. Özcan Keser – TRT muhabiri
114. Özden Kınık – TRT çalışanı
115. Sait Gürkan Tuzlu – Cihan Haber Ajansı muhabiri
116. Sami Tunca- Mücadele Birliği Dergisi yazı işleri müdürü, Hükümlü
117. Serkan Aydemir- Bitlis Aktüel gazetesi muhabiri
118. Sertan Önal – Halkın Günlüğü Gazetesi muhabiri
119. Seyit Kılıç – TRT Haber muhabiri
120. Seyithan Akyüz- Azadiya Welat Gazetesi Adana, Hükümlü
121. Şeref Yılmaz- Irmak TV yönetim kurulu başkan yardımcı
122. Turgut Usul – TRT Haber muhabiri
123. Ufuk Şanlı- Vatan Gazetesi eski yazarı
124. Uğur Akgül – Dicle Haber Ajansı (DİHA) muhabiri
125. Uğur Yılmaz – Gazeteci
126. Ünal Tanık- RotaHaber internet sitesi genel yayın yönetmeni
127. Vahit Yazgan- Zaman Gazetesi İzmir Bölge Temsilcisi
128. Yakup Çetin – Zaman Gazetesi muhabiri
129. Yalçın Güler- TRT (Erzurum)
130. Yener Dönmez- Habervaktim sitesi kurucusu
131. Yetkin Yıldız – Aktif Haber int. sitesi genel yayın yönetmeni
132. Yılmaz Kahraman- Özgür Halk Dergisi Editörü, Hükümlü
133. Yunus Emre İper – Cumhuriyet Gazetesi muhasebe çalışanı
134. Ziya Ataman- Dicle Haber Ajansı (DİHA) stajyer muhabiri

Saray Rejimi tüm bu saldırılarla birlikte medyanın büyük çoğunluğunu da ele geçirmiş durumda. Gazetecilik meslek örgütleri de 2019’un 24 Temmuzunda basın ve gazetecilik mesleğinin üzerindeki baskılara dikkat çekti.

TGS: ‘BASIN BAYRAMI’ DEMEK ZÜL

Türkiye Gazeteciler Sendikası’ndan (TGS) 24 Temmuz’a ilişkin yapılan açıklamada “Türkiye bugün böyle bir baskı dönemini yaşıyorken ‘basın bayramı’ demek de o günü kutlamak da zül.” denildi.

Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Sansürün kaldırılışının 111. yıldönümünde sansüre daha fazla maruz kaldığımız bir dönemden geçiyoruz.
Osmanlı’nın son döneminde, gazeteler sansür memurlarının kontrolünden geçtikten sonra yayımlanıyordu. 24 Temmuz 1908 tarihinde İkinci Meşrutiyet’in ilânından sonra bu uygulamaya son verildi. Türkiye basın tarihinde bu olay ‘sansürün kaldırılması’ olarak adlandırıldı ve Basın Bayramı olarak kutlandı.

111 yıl sonra bugün:

-134 gazeteci cezaevinde

- Türkiye, Dünya basın özgürlüğü sıralamasında 157. sırada

- 10 bini aşkın işsiz gazeteci var

- Yüzlerce basın kartı iptal edilmiş durumda

- Medyanın yüzde 95’i iktidar kontrolünde

- İnternet gazetecileri güvencesiz

- Yerel gazeteler resmi ilân kıskacında

- Medya çalışanlarının çoğu sendikasız, toplu sözleşmesiz

Türkiye bugün böyle bir baskı dönemini yaşıyorken ‘basın bayramı’ demek de o günü kutlamak da zül.

Unutulmamalı ki hükümet/patron sansürü kaldırılınca, gazeteciler üzerindeki baskılar son bulunca, cezaevlerindeki meslektaşlarımız özgür kalınca, medya dördüncü kuvvet olarak işlevini yine yerine getirebilince kazanan tüm Türkiye olacaktır.

Bayram kutlayabildiğimiz günleri getirene kadar 24 Temmuz bizim için sadece tarihte bir gündür.

Gazeteciler haklarına, toplum haberine sahip çıktığında 24 Temmuz bayram olacaktır.”

II. MEŞRUTİYET’İN İLANI VE SANSÜRÜN KALDIRILIŞI

Abdülhamit tarafından kaldırılan 1876 Anayasası’nın yeniden yürürlüğe girmesinin ardından, 1876’da yine aynı padişah tarafından çıkarılmış olan “Sansür Kararnamesi” kaldırıldı. 32 yıl süren bu sansür uygulaması 24 Temmuz 1908 tarihinde son buldu. II. Meşrutiyet'in ilanıyla gazeteler kurumlarına gelen sansür ve denetim memurlarına karşı mücadele vererek yayım öncesi denetime izin vermedi, uygulamayı durdurdu. 25 Temmuz sabahı gazeteler farklı bir şekilde okurlara ulaştı. Karartılarak geçen yılların ardından gazeteler sansürsüz, denetimsiz ve özgür bir biçimde yurttaşlara ulaştırıldı.

Sansürün kaldırılışı ile Türkiye basın tarihinde önemli bir viraj alındı. Hür bir şekilde yayımlanan gazetelere yurttaşların ilgisi büyük oldu ve satışlar neredeyse ikiye katlandı. Bu, özgür basına duyulan özlemin de göstergesiydi. 24 Temmuz bir anlamda gerçek gazeteciliğin patlama yaptığı gün olarak kayda geçti. O günden itibaren sadece İstanbul'da 353 gazete ve dergi yayın hayatına başladı.

24 TEMMUZ TARİHİNİ KİM ÖNERDİ?

Sansürsüz basının coşkuyla karşılanmasının ardından gazeteci yazar Falih Rıfkı Atay sansürün kaldırıldığı gün olan 24 Temmuz’un ‘Basın Bayramı’ olması fikrini gündeme getirdi. Bu fikir kabul görerek Cumhuriyet Dönemi'nde 24 Temmuz tarihi "Türk Basınından Sansürün Kaldırılması ve Basın Bayramı" olarak ilan edildi.

DİSK BASIN İŞ: TÜRKİYE’DE BASIN VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ AYAKLAR ALTINDADIR

DİSK Basın İş tarafından yapılan açıklamada da Türkiye’de basın özgürlüğünün ayaklar altında olduğu ifade edildi. Geçtiğimiz günlerde tutuklanan gazeteci Hüseyin Aykol, cezaevinde bulunan eski Cumhuriyet çalışanları ve yaptığı belgesel nedeniyle 4 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılan Ertuğrul Mavioğlu’nun hatırlatıldığı açıklamada, yüzlerce gazeteci hakkında da açılmış sayısız dava olduğu vurgulandı.

Açıklamanın tamamı şöyle:

“Sansürün kaldırılışının yıldönümü nedeniyle yine birçok açıklama yapılacak. DİSK Basın İş olarak sözümüz kısa ve net: Türkiye’de basın ve ifade özgürlüğü ayaklar altındadır!

67 yaşındaki gazeteci Hüseyin Aykol, geçtiğimiz günlerde hapishaneye gönderildi. Üstelik hakkında yaşı kadar açılmış başka davalar var.

Cumhuriyet gazetesinin eski 6 çalışanı, kumpas bir dava nedeniyle, ama esas önemlisi iktidarın da kabul ettiği ağır bir skandal nedeniyle halen hapiste. Meclis, onları ve aynı durumdaki insanları hapishaneden çıkarmak için yapılacak basit bir düzenlemeyi yapmadan tatile çıktı!

Onlarca meslektaşımız halen cezaevlerinde tutuluyor. Arkadaşımız Ertuğrul Mavioğlu, yaptığı bir belgesel nedeniyle 4 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Yüzlerce meslektaşımız hakkında sayısız dava var.

Sansür, otosansür devam ediyor. İş, iktidar partisinin bir hizbine mikrofon uzatmanın bile işten atılma nedeni sayılmasına kadar vardı.

Koşulsuz ve tam biat isteniyor. Uluslararası yayın organlarında çalışan meslektaşlarımız hedef haline getiriliyor. Sivil iktidar eliyle ‘andıç’lar hazırlanıyor.

Sadece gazeteciler değil, siyasetçiler, akademisyenler, kadınlar, işçiler, aydınlar ağır baskı altında. İktidar baskısını artırmak için yeni cezaevleri inşa ediyor. Sadece basın ve ifade özgürlüğü değil, demokrasi ayaklar altında.

Tüm bu baskılara rağmen gazetecilerin onurlu direnişi şimdiden tarihe geçti.

Basın ve ifade özgürlüğü için, demokrasi için mücadelemiz sürecek,

Hep birlikte kazanacağız.”

TGC: GAZETECİLERİN CEZAEVİNDE OLMADIĞI BİR TÜRKİYE İSTİYORUZ

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) tarafından yapılan açıklamada ise Türkiye’de gazeteciliğin tarihin en güç döneminden geçtiği vurgulandı. Açıklamada, “24 Temmuz’un 1971 yılından bu yana Basın Bayramı olarak kutlanılmasından vazgeçilmiştir. Gazetecilerin düşünceleri ve haberleri nedeniyle hedef gösterilmediği, işten atılmadığı, gözaltına alınmadığı, tutuklanmadığı bir Türkiye’de 24 Temmuz’u bayram olarak yaşamayı diliyoruz” denildi. 

TGC’den yapılan açıklama şöyle:

“24 Temmuz’da gazetecilik mesleği tarihin en güç döneminden geçerken, gazeteciler işsizlik, sansür, oto sansür, davalar ve gözaltılarla baskı altında tutulmaya devam ediyor.

Gazetecilerin görevlerini özgürce yapmalarına müdahale edilerek halkın haber alma hakkı engelleniyor. Bugüne kadar 10 bini bulan işsiz gazeteci sayısına her gün yenileri ekleniyor.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından hiçbir gerekçe açıklanmadan Basın Kartı, Sürekli Basın kartı verilmeyen meslektaşlarımızın sayısı her gün artıyor. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın açıklamasına göre bu sayı 2018 yılı sonunda bin 954’ü bulmuş durumda.

Basın Kartları Komisyonu’nun oluşturulmasıyla ilgili olarak meslek örgütleriyle hiçbir bilgi paylaşılmıyor.

Basın İş Kanunu’na göre çalıştırılan gazetecilerin dört katı kadar hukuksuz çalıştırılan gazeteci bulunuyor. Basın özgürlüğü endeksinde 157. sıradaki Türkiye, en fazla profesyonel gazetecinin hapiste olduğu ülkeler arasında yer alıyor. Çalışabilen gazetecilere de iktidarın taleplerine uygun ‘tek tip haber yazmaları, tek tip gazeteci’ olmaları dayatılıyor.

24 Temmuz Osmanlı İmparatorluğunda İkinci Meşrutiyetle (1908) birlikte basından sansürün ilk kez kaldırılışını simgeliyor. O gün gazeteciler, yayıncılar olağanüstü bir dayanışma göstererek gazetelerine, matbaalarına görevlerini yapmaya gelen sansür memurlarını içeriye almıyorlar. Ertesi gün ilk kez gazeteler sansürsüz yayınlanıyor. Bu nedenle 24 Temmuz, meslek örgütlerince 1971’e kadar basın bayramı olarak kutlanıyor.

Ancak 1971 darbesinden sonra TGC yönetimi gazetecilere ve yayıncılara yönelik sıkıyönetim sansürü ve ağır baskılar karşısında 24 Temmuz’u bayram olmaktan çıkarıyor “Geleneksel Gazeteciler Günü ve Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü” olarak kabul ve ilan ediyor.

Şeffaflık ve basın özgürlüğü çağdaş demokrasilerin olmazsa olmazıdır. Çok sesli çağdaş bir toplum olabilmenin yolu, basın ve düşünceyi ifade özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılmasından geçiyor. İktidar ve muhalefetin basın ve düşünceyi ifade özgürlüğünü geliştirecek, toplumsal barışı ve kardeşliği oluşturacak bir tutum belirlemesine büyük ihtiyaç duyuluyor.

Bu zor koşullarda fedakarca çalışmayı sürdüren meslektaşlarımızla 24 Temmuz Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü’nde dayanışma içinde olduğumuzu duyuruyoruz. Gazetecilerin düşünceleri ve haberleri nedeniyle hedef gösterilmediği, işten atılmadığı, gözaltına alınmadığı, tutuklanmadığı bir Türkiye istiyoruz.”