Sakarya'da saldırıya uğrayan Kürt işçilerin iddianamesinde 'ırkçılık' yok sayıldı

Sakarya'da geçen yıl saldırıya uğrayan Kürt işçilerinin soruşturmasında, saldırının ırkçı yönü iddianamenin dışında bırakıldı.



27-03-2021 11:53

Çalışmak için geldikleri Sakarya'nın Kocaali ilçesinde ırkçı saldırıya uğrayan ve ölümüne dövülen Kürt işçilerin soruşturması tamamlandı. İddianameyi tamamlayan savcı,  “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçundan takipsizlik kararı vererek 3 sayfalık iddianameyi “kasten yaralama” üzerine tuttu. Avukat Kemal Erdem, saldırının ırkçı yönünün kapatılmak istediğini söyledi.

Mezopotamya Ajansı'ndan Ahmet Kanbal'ın haberine göre, Mardin’in Mazıdağı ilçesinden Sakarya’nın Kocaali ilçesinde çalışmak için geçen yıl giden tarım işçilerin 4 Eylül’de Kürt oldukları için uğradıkları saldırının soruşturması tamamlandı. Kocaali Cumhuriyet Başsavcılığı'nın hazırladığı iddianame, Kocaali Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

SAVCI 3 SAYFALIK İDDİANAME HAZIRLADI

Savcının  “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçundan başlattığı soruşturmada takipsizlik kararı verilirken, “kasten yaralama”, “tehdit” ve “hakaret” suçundan ceza istedi. 3 sayfalık iddianamenin bir buçuk sayfasında mağdur, müşteki ve sanıkların isimleri ile bilgilerine yer verilirken, diğer sayfasında ise savcının değerlendirmesi yer aldı. İddianamede 7 kişi mağdur olarak, diğer işçiler ise müşteki olarak yer aldı. 

İddianamede 4 saldırgandan Hasan Cebecioğlu, Hüseyin Cebecioğlu ve Kenan Cebecioğlu’nun “kasten yaralama”, “tehdit” ve “hakaret”, Kadir Cebecioğlu’nun ise “kasten yaralama” suçlaması ile cezalandırılması istendi. Buna göre, saldırganlar, “tehdit” suçundan 6 aya kadar hapis cezası ve adli para cezası, “hakaret” suçundan 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezası veya adli para cezası, “kasten yaralama” suçundan ise 4 aydan 1 yıla kadar cezasıyla cezalandırılabilecek.

Savcılığın değerlendirmesi kısmında yaşanan olay anlatılırken saldırganların işçilere dönük kullandığı “Sizi yakarım, burası benim memleketim, siz burayı Mardin mi sandınız”, “Öldüreceğim onu, yakacağım", "Size bir saat veriyorum, ya buradan çıkar gidersiniz, ya da evi sizle beraber yakarım" ve "Sizin cesetlerinizi bu ocağın altına gömeceğim ve hiç kimsenin haberi olmayacak" ifadelerine yer verildi.

UZLAŞMA SAĞLANAMADI

İddianamede, şüphelilerin üzerine atılı suçları işlediklerine dair, kovuşturmaya yeterli şüphe bulunduğunu ancak “suçun uzlaştırmaya tabi olduğu” gerekçesi ile uzlaştırıcı görevlendirildiğini ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirtildi.

'SALDIRININ IRKÇI YÖNÜ GİZLENİYOR'

Mardin Barosu adına saldırıya uğrayan işçilerin avukatlığını yapacak olan avukat Kemal Erdem, saldırının ırkçı bir saldırı olduğunu söyleyerek, savcılığın tüm delillere rağmen nefret suçları yönünden dosyayı soruşturmaktan kaçındığını vurguladı. İddianamede yer verilen ve saldırganların kullandığı “Sizi yakarım, burası benim memleketim, siz burayı Mardin mi sandınız” ifadelerinin tek başına “Nefret suçu”, “Ayrımcılık” ile “Halkı kin ve Düşmanlığa Tahrik” suçlaması yönünden ele alınması gerektiğini kaydeden Erdem, hazırlanan 3 sayfalık iddianameyle soruşturmanın eksik bırakıldığını söyledi. Dosyanın, olayın yaşandığı andan itibaren kapatılmak istendiğini ifade eden Erdem, “Mevsimlik tarım işçileri uzun zamandan bu yana gittikleri her yerde benzer saldırıya maruz kaldığını biliyoruz. Bu saldırıların ırkçı yönü her dönem olduğu gibi bir kez daha gizlenmek istenmiştir. Bu iddianamenin eksik olacağı henüz soruşturma aşamasında iken ortaya çıkmış, bu nedenle itirazlarımızı yaptık. Ancak buna rağmen itirazlarımız dikkate alınmadı. Biz dava aşamasında taleplerimiz ile birlikte bu saldırının her boyutunu ortaya koymaya çalışacağız”  dedi.

NE OLMUŞTU?

Sakarya'nın Kocaali ilçesine, Mardin'e bağlı Mazıdağı ilçesinden, mevsimlik tarım işlerinde çalışmak için gelen Kürt işçiler, civar köylerde yaşayan bir grup tarafından 4 Eylül 2020’de ölümüne saldırıya uğramış, işçiler aileleriyle birlikte saldırıya uğradıkları köyden can havliyle çıkarak, Mardin’e dönmüştü. Mardin’e dönen işçilerin köyü bir süre askerlerce giriş çıkışa kapatılarak, işçilerin kimseyle görüşmesine izin verilmemişti.