Prof. Dr. Mustafa Özer: Baz etkisi göz ardı edilirse büyüme sadece yüzde 1,5

2020 yılının ilk çeyreğindeki büyüme rakamlarını İleri'ye değerlendiren Prof. Dr. Mustafa Özer, baz etkisi göz ardı edildiğinde büyümenin sadece yüzde 1,5 olduğunu söyledi.



30-05-2020 11:00

İleri Haber

Anadolu Üniversitesi İktisat Bölümü’nde öğretim üyesi olan Prof. Dr. Mustafa Özer, Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) dün açıkladığı 2020 yılının ilk çeyreğindeki büyüme rakamlarını İleri Haber’e değerlendirdi. Baz etkisi göz ardı edildiğinde büyümenin sadece yüzde 1,5 olduğunu söyleyen Özer, ikinci çeyrekten sonra büyük bir yoksullaşma sürecinin söz konusu olacağını ifade etti.

Salgın nedeniyle durgunluğun etkilerinin tam olarak hissedilmediği 2020 yılının ilk çeyreğinde (ocak-şubat-mart) Türkiye ekonomisi yüzde 4,5 büyüdü. Uzmanlar ise yüzde 5-6 arası bir büyüme bekliyordu. 

‘BAZ ETKİSİ GÖZ ARDI EDİLİRSE BÜYÜME SADECE %1.5’

Prof. Dr. Mustafa Özer, ‘’Bu yüzde 4,5 büyüme oranını iyi anlamak gerek. Öncelikle, burada geçen yıldan gelen olumlu baz etkisi var. Olumlu baz etkisi nedir diye soracak olursak, 2019 yılının ilk üç ayında Türkiye ekonomisi %2,9 oranında daralmıştı. İşte bu daralma nedeniyle, birinci çeyrekte büyüme oranı yüksek çıktı. Baz etkisini göz ardı ederseniz büyüme sadece %1,5, yani ekonomi, 2018 yılı ilk çeyreğine göre sadece %1,5 büyüdü’’ dedi.

‘YATIRIM HARCAMALARINDA 7 ÇEYREK ÜST ÜSTE DARALMA YAŞANIYOR’

Bu rakamların daha yeni tip koronavirüs (Covid-19) etkisini göstermediğini ve pandeminin büyüme üzerindeki etkisinin esas ikinci çeyrekten sonra görüleceğini ifade eden Mustafa Özer, ‘’Çünkü bizde ilk görülme tarihi 11 Mart’tı. Ama en önemlisi ise gerçek büyüme kaynağı oluşturan, yatırım harcamalarında 7 çeyrek üst üste daralma yaşanıyor. Burada esas dikkat edilmesi gerek gelişme, makine-teçhizat yatırımlarının artmaması’’ dedi ve ekledi: Çünkü gerçek yatırım bu yatırımlardaki artışı ifade eder. İnşaat sektöründe daralma devam ediyor. Nihayet, dış ticaret dengesi de alarm vermeye başladı…

‘’2019’un birinci çeyreğinde ekonomi yüzde 2,9 daraldığı için dolayısıyla biz de büyüme oranını ölçerken bu yılın ilk çeyreği ile bir önceki yılın ilk çeyreği arasındaki farkı baz alıyoruz’’ diyen Özer, ‘’Dolayısıyla o baz oranı yüksek çıkmış oluyor. Önce 2018 ile 2019 arasında kaydedilen büyümeyi almak, daha sonra 2019 ile bu yılı ele almak gerekiyor. Bu durumda asıl büyümenin yüzde 1.45 olduğu ortaya çıkıyor’’ şeklinde konuştu.

‘İKİNCİ ÇEYREKTEN SONRA BÜYÜK BİR YOKSULLAŞMA TEHLİKESİ SÖZ KONUSU’

Büyümenin gerçek kaynağının makine teçhizat yatırımında görüldüğünü ifade eden Mustafa Özer şunları söyledi:

‘’Çeyreklerde büyüme daralıyor ve en büyük tehlikelisi bu. Bunun yanı sıra net ihracatın katkısı da düşüyor. İkinci çeyrekten sonra büyük bir yoksullaşma tehlikesi söz konusu. Emekçi sınıfın üzerine bir karabulut gibi çökecek. Emekçilere işsizlik yoksulluk olarak dönecek bunlar. Salgının etkilerini esas olarak ikinci çeyrekten itibaren göreceğiz.‘’

Anadolu Üniversitesi İktisat Bölümü’nde öğretim üyesi Prof. Dr. Mustafa Özer, Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) dün açıkladığı 2020 yılının ilk çeyreğindeki büyüme rakamlarını İleri Haber’e değerlendirdi.

Salgın nedeniyle durgunluğun etkilerinin tam olarak hissedilmediği 2020 yılının ilk çeyreğinde (ocak-şubat-mart) Türkiye ekonomisi yüzde 4,5 büyüdü. Uzmanlar ise yüzde 5-6 arası bir büyüme bekliyordu. 

‘BAZ ETKİSİ GÖZ ARDI EDİLİRSE BÜYÜME SADECE %1,5’

Prof. Dr. Mustafa Özer, ‘’Bu yüzde 4,5 büyüme oranını iyi anlamak gerek. Öncelikle, burada geçen yıldan gelen olumlu baz etkisi var. Olumlu baz etkisi nedir diye soracak olursak, 2019 yılının ilk üç ayında Türkiye ekonomisi %2,9 oranında daralmıştı. İşte bu daralma nedeniyle, birinci çeyrekte büyüme oranı yüksek çıktı. Baz etkisini göz ardı ederseniz büyüme sadece %1,5, yani ekonomi, 2018 yılı ilk çeyreğine göre sadece %1,5 büyüdü’’ dedi.

‘YATIRIM HARCAMALARINDA 7 ÇEYREK ÜST ÜSTE DARALMA YAŞANIYOR’

Bu rakamların daha yeni tip koronavirüs (Covid-19) etkisini göstermediğini ve pandeminin büyüme üzerindeki etkisinin esas ikinci çeyrekten sonra görüleceğini ifade eden Mustafa Özer, ‘’Çünkü bizde ilk görülme tarihi 11 Mart’tı. Ama en önemlisi ise gerçek büyüme kaynağı oluşturan, yatırım harcamalarında 7 çeyrek üst üste daralma yaşanıyor. Burada esas dikkat edilmesi gerek gelişme, makine-teçhizat yatırımlarının artmaması’’ dedi ve ekledi: Çünkü gerçek yatırım bu yatırımlardaki artışı ifade eder. İnşaat sektöründe daralma devam ediyor. Nihayet, dış ticaret dengesi de alarm vermeye başladı…

‘’2019’un birinci çeyreğinde ekonomi yüzde 2,9 daraldığı için dolayısıyla biz de büyüme oranını ölçerken bu yılın ilk çeyreği ile bir önceki yılın ilk çeyreği arasındaki farkı baz alıyoruz’’ diyen Özer, ‘’Dolayısıyla o baz oranı yüksek çıkmış oluyor. Önce 2018 ile 2019 arasında kaydedilen büyümeyi almak, daha sonra 2019 ile bu yılı ele almak gerekiyor. Bu durumda asıl büyümenin yüzde 1,45 olduğu ortaya çıkıyor’’ şeklinde konuştu.

‘İKİNCİ ÇEYREKTEN SONRA BÜYÜK BİR YOKSULLAŞMA TEHLİKESİ SÖZ KONUSU’

Büyümenin gerçek kaynağının makine teçhizat yatırımında görüldüğünü ifade eden Mustafa Özer şunları söyledi:

‘’Çeyreklerde büyüme daralıyor ve en büyük tehlikelisi bu. Bunun yanı sıra net ihracatın katkısı da düşüyor. İkinci çeyrekten sonra büyük bir yoksullaşma tehlikesi söz konusu. Emekçi sınıfın üzerine bir karabulut gibi çökecek. Emekçilere işsizlik yoksulluk olarak dönecek bunlar. Salgının etkilerini esas olarak ikinci çeyrekten itibaren göreceğiz.‘’