Phineas Gage vakası

“Kazadan önce, okulda eğitim görmemiş olmasına rağmen, dengeli bir zihne sahipti ve onu kurnaz, akıllı bir iş adamı, çok enerjik ve işini uygulamada ısrarcı olarak tanıyanlar tarafından küçümseniyordu. Kaza sonucunda zihni köklü bir değişime uğradı ve arkadaşlarıyla etrafındaki diğer kişilere göre o artık “Gage” değildi.”



29-03-2021 00:45

Yazar: Olivia Guy-Evans

Çeviren: Muhammed Eroğul

1823 yılında dünyaya gelen Phineas Gage, Amerikalı bir demiryolu inşaat ustasıydı. Gage, 13 Eylül 1848 tarihinde, 25 yaşındayken ABD’nin Vermont eyaletindeki Cavendish istasyonunda çalışmaktaydı. Bu istasyonda öncülük ettiği bir ekiple beraber Rutland ve Burlington demiryolu hattının temeli için kayaları patlatıyordu.

Bu işlem, barutu bir deliğe doldurmak için demir bir sıkıştırma çubuğu kullanılarak yapılıyordu. Gage, aynı işi yaptığı sırada barut infilak etti ve kullandığı demir çubuk delikten fırlayıp yüzünün sol alt kısmından yukarıya doğru girdi.

Yaklaşık 109 santimetre uzunluğu ve 3 santimetre çapı olan demir çubuk Gage’in sol yanağını delip, sol gözünün arkasından geçip beyninin sol tarafına girerek kafatasından fırladı ve Gage’in yaklaşık 24 santimetre uzağına fırladı.

Kazadan sonra Gage, demir çubuğun gücünün etkisiyle yerinden sıçradı ve kollarıyla bacaklarında biraz kasılma hissetti. Fakat birkaç dakika sonra yakındaki ufak bir aracın yardımıyla kendi başına ayağa kalkabilip, konuşup, yürüyebildi ve böylelikle şehre doğru yol aldı.

Gage’in durumunu inceleyen Dr. Edward H. Williams adındaki bir doktor, Gage’in beynindeki titreşimlerin çok farklı olduğunu ve başının tepesinin ters çevrilmiş bir huni gibi göründüğünü söyledi.

Williams, Gage’in yaşadığı kazayı çevredekilere anlattığını ve onun “kandırıldığını” düşünerek başlangıçta bu olaya inanmadığını iddia etti. Görünen o ki başını öne doğru eğen Gage, "Bu kadarı işini görür." diyerek Williams'ı selamlamıştı.

Williams, Gage’in kustuğunu ve bunun, beyninin bir kısmının kafatasının üstündeki delikten yere düşmesine neden olduğunu hatırladı.

KAZADAN SONRA NE OLDU?

Dr. John Martyn Harlow kısa bir süre sonra Gage’in kazasını devraldı. Harlow (1848), Gage’in tamamen bilinçli olduğunu ve Harlow’u ilk görüşte hatırladığını fakat kanamadan dolayı yorgun düştüğünü fark etti.

Olaydan birkaç gün sonra Harlow, Gage’in zar zor konuştuğunu fakat arkadaşlarının isimlerini hatırlayabildiğini gözlemledi ve sonrasında ise kanama durmuştu. Gage, daha sonra 23 Eylül’den 3 Ekim’e kadar yarı komada kaldı fakat 7 Ekim’de yataktan çıkıp yürüyebilecek duruma gelmişti.

11 Ekim’de Harlow, Gage’in zihinsel fonksiyonlarının gelişmeye başladığını iddia etti. Gage, kazadan beri ne kadar zaman geçtiğini hatırlayabiliyordu ve kazanın nasıl gerçekleştiğini açık bir şekilde anlatabiliyordu.

Kazadan dört yıl sonra, Gage, Şili’ye taşındı ve atların bakımını yaptığı ve at arabası sürücüsü olduğu bir işte çalışmaya başladı. 1860 yılında annesinin ve kız kardeşinin yaşadığı yer olan San Francisco, California’ya taşındı. İkisi de hastaydı ve Harlow, hastalıklarının ne olduğunu bilmiyordu.

21 Mayıs 1861 yılında, kazadan on iki yıl sonra Gage tekrarlayan bir dizi epileptik konvülsiyon geçirdikten sonra vefat etti. Gage’in ölümünden yedi yıl sonra, bedeni mezarından çıkartıldı, üstelik kafatası ve demir çubuk Harlow’a verildi. Günümüzde ikisi de hâlâ Harvard Tıp Fakültesi’nde sergilenmektedir.

GAGE’İN KİŞİLİĞİ NASIL DEĞİŞTİ?

Harlow’un notlarına göre Gage tamamen iyileşmişti ve ustabaşı olarak önceki işine geri dönecek kadar kendini iyi hissediyordu.

Ancak Gage’i kazadan önce “verimli ve yetenekli” olarak gören işverenleri, karakterindeki önemli değişikliklerden dolayı onu tekrar işe alamayacağını söylediler. Marlow, Gage’i şöyle tanımlıyordu:

“Tabiri caizse, Gage’in zihinsel fonksiyonları ve hayvani eğilimleri arasındaki denge yok olmuş gibi görünüyor. Huzursuz, saygısız, zaman zaman en kaba küfürleri eden (önceden hiç yapmazdı), arkadaşlarına karşı çok az saygı gösteren, arzularıyla çeliştiğinde kısıtlanma veya tavsiye alma konusunda sabırsız, bazen kararlı bir şekilde inatçı ancak kaprisli ve kararsız, gelecekteki işlerinin planlamalarında çok dengesiz davranan birine dönüştü. Zihinsel kapasitesi ve dışavurumuyla adeta güçlü bir adamın hayvani arzularına sahip.” (Harlow, 1868)

“Kazadan önce, okulda eğitim görmemiş olmasına rağmen, dengeli bir zihne sahipti ve onu kurnaz, akıllı bir iş adamı, çok enerjik ve işini uygulamada ısrarcı olarak tanıyanlar tarafından küçümseniyordu. Kaza sonucunda zihni köklü bir değişime uğradı ve arkadaşlarıyla etrafındaki diğer kişilere göre o artık “Gage” değildi.” (Harlow, 1868)

Harlow’un raporlarına göre, Gage’in kişiliğinin, yaşadığı kazadan dolayı değiştiği söylenebilir. Raporlar; kazanın, Gage’in uygunsuz davranışlarda bulunacağı anlamına gelen “sosyal kısıtlama” kaybına yol açtığını gösteriyor.

BEYİN HASARI

Gage, 1861 yılında öldüğünde kafatası yıllar sonra Harlow tarafından kurtarılana kadar bedenine otopsi yapılmadı. Önemli derecede kişilik değişimine sebep olan beyin hasarının, beynin sol lobunu etkilediği varsayıldı.

1994 yılında, beyin hasarını incelemek için bilgisayar tabanlı karmaşık yöntemler, beynin diğer kısımlarının etkilenip etkilenmediğini araştırmak için kullanılmaya başlandı.

Beyin görüntüleme tekniği kullanılan, Gage’in kafatasının replika modeli

 

Damasio ve çalışma arkadaşları, (1994) replika bir model üzerinde demir çubuğun giriş ve çıkış noktasını tam olarak belirlemek için Gage’in kafatasının ölçülerini ve beyin görüntüleme tekniği kullandı.

Demir çubuğun neden olduğu hasarın hem sol hem de sağ ön korteksleri kapsadığı sonucuna ulaşıldı. Sol ve sağ korteksler duyguların işlenmesiyle ve mantıklı kararlar vermekle sorumludur. Bundan dolayı, Gage’in bu kısımlarda eksiklik yaşadığı varsayılabilir.

Gage’in kafatasının CAT taraması

Ratiu ve çalışma arkadaşlarının yürüttüğü bir sonraki çalışma (2004) Gage’in kazasını ve demir çubuğun beynine girip çıktığı yerin konumunu üzerinde oldu. Damasio ve çalışma arkadaşlarının (1994) model üzerinde yaptığı çalışmanın aksine, Ratiu ve çalışma arkadaşları Gage’in gerçek kafatasını kullandı.

Ratiu ve çalışma arkadaşları (2004) bilgisayar tomografi taramalarını (CAT) kullanarak kafatasının üç boyutlu hâlini üretti ve beyin hasarının boyutunun yalnızca sol ön lobla sınırlı olduğunu ve sağ loba uzanmadığı sonucuna vardı.

Gage’in kafatasının CAT ve MRI canlandırması

Daha yakın bir tarihte, Van Horn ve çalışma arkadaşları (2012) Gage’in kafatasının manyetik rezonans görüntüleme (MRI) taramasının yanı sıra CAT taramasını da kullandı. Veriler, 25-36 yaşlarındaki, Gage’in yaşına benzer erkek adaylardan toplandı.

Sonuçlar, demir çubuğun sadece sol loba zarar verdiğini sonuçlandırdığını gösterdiği için Ratiu ve çalışma arkadaşları (2004) destekliyordu.

Ancak; Van Horn, araştırmayı biraz daha ileri bir seviyeye taşıdı ve Gage’in yaralanması nedeniyle hasar gören olası beyaz ve gri madde seviyelerini araştırdı. Beyaz madde beynin derinliklerindedir ve duygusal işlevler için gerekli olan, beyin çevresinde hayati bağlantılar sağlar. Beyindeki gri madde ise dikkat, hafıza ve düşünce dâhil olmak üzere birçok yüksek öğrenim alanı için gereklidir.

Van Horn’un yürüttüğü araştırma, Gage’in beyaz maddesinin %11’ini ve gri maddesinin de %4’ünü kaybettiğini gösteriyor. Beyaz madde kendini yenileyebilmektedir ve bu da Gage’in iyileşme sebebini açıklamaktadır.

Van Horn ve çalışma arkadaşları, (2012) çalışmalarında Gage’in beyaz madde hasarını Alzheimer hastalığı gibi nörojenaratif hastalıkların neden olduğu hasarla karşılaştırdı.

Bu durum, beyaz maddedeki değişimlerin Alzheimer hastalığı ile ilişkili olduğunu gösteren diğer çalışmalar tarafından da desteklenmektedir. (Nasrabady, Rizvi, Goldman & Brickman, 2018; Kao, Chou, Chen & Yang, 2019).

Gage’in kişiliğindeki belirgin değişimin, erken başlangıçlı Alzheimerin bir sonucu olmuş olabileceği söylenebilir. Ancak Gage’i tedavi eden Dr. Harlow, aylar hatta yıllar sonra Alzheimer hastalığının semptomlarının ortaya çıkma ihtimalinin arttığı zamanı incelemek yerine Gage’in kazadan hemen sonraki davranışlarını incelemişti. Gage gerçekten böyle bir şey yaşadı mı, emin değiliz.

SONUÇ

Kazanın etkilerinin boyutunu kesin olarak bilemeyeceğimiz için aslında Gage’in sahip olduğu beyin hasarını araştıran hiçbir çalışmanın bir dayanağı yoktur. Birtakım beyin dokularının zarar gördüğünü biliyoruz fakat Gage’in kazadan sonra maruz kaldığı herhangi bir enfeksiyon daha fazla beyin dokusuna zarar vermiş olabilir.

Ayrıca, demir çubuğun Gage’in kafasına tam olarak girdiği konumu belirleyemeyiz. Beyin yapısı kişiden kişiye değişiklik gösterdiği için, araştırmacılar Gage’in beyninin hangi kısımlarının zarar gördüğünü kesin olarak bilemez.

PHINEAS GAGE’İN ETKİSİ

Gage vakası sinirbilim alanı için önemli bir örnektir. Kazadan sonraki davranışsal değişimleri beynin işlevinin bölgeselleştirilmesi açısından önemli bir kanıttır, yani beynin belirli bölgelerinin belirli fonksiyonlarla ilişkili olduğu anlamına gelir.

Nörologlar, günümüzde beynin ön korteksinin işlevi hakkında ilerleme kat etmişlerdir. Ön korteksin dil, karar verme, zekâ ve mantık işlevleriyle ilişkili olduğunu kabul ederler. Gage vakası, ön lobun direkt olarak kişilikle ilişkili olduğunu öneren kanıtlardan ilki olmuştur.

Beyin lezyonlarının kişide kalıcı eksikliklere sebep olduğuna inanılıyordu. Ancak Gage’in, yarasına rağmen, iyileştiği ve normal bir hayat geçirdiği kanıtlandı. Malcolm Macmillan adında bir psikolog, Gage’in kaybettiği yeteneklerini yeniden öğrenmiş olabileceğini öne sürdü.

Ön lobları zarar gören insanlar işlerini tamamlamada sıkıntı yaşama, kolayca dikkatlerinin dağılması ve planlamada sorun yaşama eğilimindedirler. Ön lobundaki hasara rağmen, Gage at arabası sürücüsü olarak çalıştı ki bu da onun odaklanmasını ve bir rutine sahip olmasının yanı sıra rotasını ve çoklu görevlerini bilmesini sağlıyordu.

Macmillan (2002), Gage’in ön lobundan aldığı hasarın kendisini bir şekilde yenilediğini ve kaybettiği işlevlerini geri getirdiğini söylüyor. Beynin bu şekildeki değişim kabiliyetine beyin plastisitesi denmektedir.

Gage’in hikayesi zamanla tekrar tekrar anlatıldı ve bu bazen Gage’in kişiliğindeki değişimlerin çok fazla abartılmasına yol açtı. Bazı popüler raporlar, kazadan önce onun çok çalışkan, nazik biri olduğunu ve sonrasında agresif, yalancı ve bir işe tutunamayan, beş parasız ölen, sarhoş biri olarak tanımlıyorlardı.

Hatta bazıları Gage'in kazadan sonra bir psikopata dönüştüğünü söyleyecek kadar ileri gitti ki bunun hiçbir doğruluğu yok.

O sıralarda Gage ile temas hâlinde olan insanlardan gelen gerçek bilgilere göre, çok aşırı bir kişilik değişiminin olmadığı ve Gage’in bazı araştırmaların bize göstermeye çalıştığının aksine, çok daha işlevsel biri hâline geldiği düşünülüyor.

 

Kaynak: SimplyPsychology