Pervin Buldan: 'Demokrasi Buluşmaları' 8 Temmuz'da başlıyor

'Demokrasi Buluşmaları'nın 8 Temmuz'da başlayacağını duyuran Pervin Buldan, “Şimdi de yurttaşlar, aydınlar, gazeteciler, kadınlar, çevreciler ve inanç kesimleriyle bir araya gelerek iktidarın baskılarını anlatacağız” dedi.



06-07-2020 12:23

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Genel Başkanı Pervin Buldan, 8 Temmuz’da ‘Demokrasi Buluşmaları’na başlayacaklarını açıklayarak “Demokrasi güçleriyle ‘demokrasi’ konusunda da birlikte hareket etmekte son derece ısrarlı ve kararlıyız. 31 Mart ve 23 Haziran, demokrasi ittifakının neler başarabileceğini ortaya koydu. Şimdi bu ittifakı daha da büyütme ve genişletme zamanı” dedi.

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, iktidarın baskılarına karşı Edirne ve Hakkâri’den başlatılan “Demokrasi Yürüyüşü”nün ardından, eylemliliğin ikinci planlaması kapsamında 8 Temmuz günü “Demokrasi Buluşmaları”na başlayacaklarını açıkladı.

Cumhuriyet’ten İlayda Kaya’ya konuşan Buldan, adaletsizliğe, hukuksuzluğa ve baskıya karşı gerçekleştirilen yürüyüşün kamuoyunda ses getirdiğini ifade etti. Buldan, “Şimdi de yurttaşlar, aydınlar, gazeteciler, kadınlar, çevreciler ve inanç kesimleriyle bir araya gelerek iktidarın baskılarını anlatacağız” dedi.

Buldan şunları söyledi: 

'İNSANLAR İKTİDARDAN DUYDUĞU RAHATSIZLIĞI YANSITTI'

“HDP’nin yürüyüşü; sözü ve itirazı olan, değişim isteyen herkesi cesaretlendirdi ve umutlandırdı. Barolar yürüyor, emekçiler, işçiler, kadınlar süreklilik arz eden demokratik eylemlilik içerisindedir. Edirne’den, Hakkâri’ye gittiğimiz her ziyaretimizde insanlar bu iktidardan duyduğu rahatsızlığı yansıttı. Bu iktidardan kurtulmak istediğini açıkça ortaya koydu. Korku siyasetiyle, yargı gücüyle toplumu sürekli sindirmeye çalışıyorlar. Gittiğimiz her yerde değişim umudunu gördük ve kamuoyunda ses getirdi.

Hükümetin, yürüyüşümüze karşı müdahaleci bir tutum içerisinde olacağını zaten başından itibaren öngörüyorduk. Sadece HDP değil toplumun tüm kesimleri AKP’nin hedefinde. Demokratik her eylem yasaklanmakta, müdahale edilmektedir. O yüzden bu sürece darbe süreci diyoruz. Erdoğan, 15 Temmuz gecesi halkı sokağa çağırdı. Tabii ki darbeye karşı çıkmak demokratik bir tutumdur. Ancak, iktidarın darbeyi aratmayan politikalarına karşı çıkmak da aynı şekilde demokratik bir tutum ve haktır. Bu hakkı kullanmamız yürüyüşümüz boyunca engellenmeye çalışıldı. Her yerde karşımıza polis-asker ordusunu yığdılar. Tweet atanların ve gerçekleri yazan gazetecilerin tutuklanması iktidarın siyaseten bittiğinin göstergesi. Onun için de kendilerine karşı olan herşeyi engelliyorlar. Bizim engellenmemiz de tam bunu ifade ediyor.

'İTTİFAKI DAHA DA BÜYÜTME ZAMANI'

Bunun ikinci ayağında 8 Temmuz’da “Demokrasi Buluşmaları”na başlıyoruz. Halklarımızla, işçilerle, aydınlarla, gazetecilerle, kadınlarla, ekolojistlerle, inanç kesimleriyle, gençlerle buluşmalar gerçekleştireceğiz. Toplumun her kesimine yaşananları anlatacağız ve konuşacağız. Her bir buluşmamız demokrasiye ve topluma nefes aldıracaktır. Biz gençler ve kadınlarla bu baskıyı aşacağız. Demokrasi ittifakıyla bunu başaracağız. Demokrasi güçleriyle ‘demokrasi’ konusunda da birlikte hareket etmekte son derece ısrarlı ve kararlıyız. 31 Mart ve 23 Haziran, demokrasi ittifakının neler başarabileceğini ortaya koydu. Şimdi bu ittifakı daha da büyütme ve genişletme zamanı.

'DEMOKRATİK YOLLARDAN SİYASET YAPMAYA DEVAM EDECEĞİZ'

Şimdiye kadar HDP’li 46 belediyeye kayyum atandı. AKP, seçimle kazanamadığı belediyeleri kayyum atayarak sandığın iradesine darbe vurdu. Yine Güven ve Farisoğulları’nın milletvekilliğinin düşürülmesinin ardından yaptığımız başvuru reddedildi. Anayasa Mahkemesi’nin oybirliğiyle aldığı karar siyasidir. Meclis kürsüsünün arkasındaki duvarda “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” diye yazar. Bu yazının bir anlamı kaldı mı? Millet egemenliği halktan alınıp Saray’a bağımlı, taraflı, yanlı, siyasallaşmış yargının tekeline bırakılıyor. Parlamento da buna alet oluyor. Demokrasi adına çok üzücü bir durum gerçekten. Bu karar, Türkiye siyasi tarihine kara bir leke olarak geçmiştir. Biz demokratik yollardan siyaset yapmaya devam edeceğiz.”