Özgür kadını yaratmak

  ‘’Öncü’’ sıfatını hak eden kadınların fikirleriyle, kişilikleriyle ve hikayeleriyle tanıştırıyor bizi kitap: Fatma Aliye, Selma Rıza, Hayriye Ben-Ayad, Şeref, Hatice Zinnur, Nuriye hanımlar ve George Sand, Marc Hélys, Marcelle Tinayre, Grace Ellison ‘’madamlar’’... Bu hayranlık uyandırıcı kadınlar arasındaki arkadaşlığın yer yer romana benzer hikayesi...



08-03-2020 00:05

Zilan Yıldırım

19. yüzyıl ve erken 20. yüzyılın doğu kültürünün, kadın özgürlüğü ve kadının kendini yaratma yolculuğunun sancılı dönemleridir. Bu dönemde Avrupa kadınının kapitalizm, patriyarka ve kilise gibi baskılara karşı, kadının hak arayışı birçok tarih kitabında, makalelerde incelenmiş ve üzerine çokça tartışılmış, tartışmalar hatta tüketilmiş ve ilerleme anahtarı olarak kullanılmıştır. Ancak bir orta doğu ülkesi olan Osmanlı’da bu konuya dair yeterli belgenin ve bilginin günümüze gelemediğini, gelecek olsa dahi yeterince kadının uzun süreler yalnızca düşündüğü, bu düşüncelerini kağıda aktaramadığı bu nedenle de kaynakların ve tartışmaların ve tabi ki bu özgürlük arayışı tarihinin günümüze aktarımının yetersiz olduğunu düşünmekteyim. Bu konuda; Senem Timuroğlu’nun  Kanatlanmış Kadınlar kitabı gibi kaynakların da çok elzem olduğunu düşünüyorum.

Senem Timuroğlu, 1976 yılında doğmuş, Mimar Sinan Üniversitesi’nde Türk Dili ve Edebiyatı okumuş, Paris Doğu Dilleri ve Kültürleri Enstitüsü’nde karşılaştırmalı edebiyat ve Bilkent Üniversitesi’nde Türk edebiyatı üzerine tezler yazmıştır. Halihazır da çeşitli yayınevlerinde editörlük, çevirmenlik yapmakta, aynı zamanda üniversite de Türk Dili ve Edebiyatı dersleri de vermektedir. Eseri Kanatlanmış Kadınlar ise Paris Sorbonne Üniversitesi’nde savunduğu, ‘’19. ve erken 20. yüzyıl Osmanlı ve Fransız Kadın Yazarların Yapıtlarına Feminist Translasyonel Bir Bakış’’ tezinin kitaplaştırılmış halidir.

Kitabın içeriği tezinin başlığından da anlaşılacağı üzere dönemin Osmanlı ve Avrupa -ki burada Fransız kadını üzerinde daha çok durulmuştur- kadın yazarlarının eserlerinin ve tabi ki eserlerine yön verecek hayatlarının karşılaştırmalı incelemesidir.  Kitapta Osmanlı’nın ileri gelen ailelerinin ‘’harem’’lerin den çıkmış, hemcinslerinden daha gelişkin eğitim alma arzusu içinde ki kadınların; kendi hayatlarına, eserlerini ve tabi kişiliklerini de yarattıkları dış dünyalarına yer verilmiştir. Özgürlük arayışlarında varış noktaları olduğunu düşündükleri Avrupa’ya yaptıkları yolculuklarla aslında Avrupalı kadınlar için de yaşam savaşının ne anlama geldiğine tanık olmuşlardır. Ayrıca Avrupa’lı kadınlarda; o sürekli egzotik havalar katılan, saklı oluşuyla romantize edilen doğu ‘’harem’’ anlayışını, yaptıkları gezilerle yerinde incelemeleri anlatılmış ve iki farklı kültürün birbirlerine bakışı kadın gözünden yorumlanışı kitabın kaynağını oluşturmuştur.

Kitap ilk kadın romancı ve kadın filozof olarak kabul edilen Fatma Aliye ile başlamaktadır. Yaşıtlarının çok ilerisinde bilgi ve beceriye sahip Fatma Aliye, hemcinslerine o dönemde verilen yetersiz eğitime karşın  Fransızcasını ilerletmiş ve çeşitli filozofların eserlerini okuyarak  dönemin edebiyat camiasına sesini duyurmuştur. ‘’Bir kadın’’ imzalı yayınladığı çevirisi ile dikkatleri üstüne çeken ve çokça ağır eleştiriye ve yalanlamaya maruz bırakılan Fatma Aliye kendisine destek veren Ahmet Mithat’a da yalnız başına girdiği edebiyat denemesi hakkında şunları yazar: ‘’ (...) alem-i edebiyat denilen baloya bende domino (maskeli kıyafet) olarak gitmeye özendim. Önce yoldaş sonra yol düşüncesiyle baloya bir kavalye ile girilmek hatıra geldiyse de balonun ismi (edeb balosu) olduğundan öyle bir yere yalnız olarak gitmekten hiçbir çekince ve korku olmaz zannettim. Düşünemedim ki bir baloda erbab-ı edeb ve haysiyet bulunduğu gibi bir takım serseri ve bayağı, alçakça kimseler de bulunacaktır.’’  Daha sonralarda Fatma Aliye çevresinde ki birçok kadına ilham olacak , Avrupa’da ki eğitimsiz dindar kadın ve Osmanlı’da ki duygusal ve realiteden uzak kadın profillerini yıkacak çokça adım atacaktır.

Kitabın sonraki kısımlarında II. Abdülhamit döneminde ‘’haremden kaçan’’ ve Avrupalı kadınlarla bağlantı kuran Osmanlı kadınları bahsedilmektedir. Burada Selma Rıza, Hayriye Ben-Ayad ve Şeref Hanım gibi isimlerin Avrupa’ya gitmekte ki sebeplerine ve arayışlarına değinilmiş, bu süreçte geçirdikleri değişimler anlatılmıştır.

Son kısımlara doğru dönemin ünlü yazarlarından Pierre Loti ve eseri Les Désenchantées’ te bahsi geçen özgürlüğü arayan üç kadın anlatılır. Tüm Avrupa ve Osmanlı’da günümüze kadar tartışılan, kendini yaratmak isteyen ve Avrupa’ya kaçarak hayallerinin peşinden giden kadınların hayat öyküleri, arayışlarının sebepleri ve yollarının gidişatı üzerine toplanabilen tüm kanıtlarla açıklık getirmeye çalışmıştır  yazar. Oldukça verimli bir eser olan Kanatlanmış Kadınlar; Türkiyeli kadınların feminizm ve kadının kurtuluş mücadelesinin tarihini anlamak bakımından kaynak niteliğinde olduğu bilimsel nitelikli değerde bir yapıttır.

KÜNYE: Kanatlanmış Kadınlar; Osmanlı ve Avrupalı Kadın Yazarların Dostluğu, Senem Timuroğlu, İletişim Yayınları, 284 sayfa.