Özgür Gündem davasında üç beraat

KHK ile kapatılan Özgür Gündem davasında mahkeme, Necmiye Alpay ve Bilge Aykut’un tüm suçlardan beraatine karar verirken, Aslı Erdoğan’ın da devletin birliğini ve bütünlüğünü bozma ve örgüt üyeliği suçlarından beraatine karar verdi



14-02-2020 13:57

Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Özgür Gündem gazetesinin yayın danışma kurulu üyeleri Yazar Aslı Erdoğan, Dilci-Yazar Necmiye Alpay, gazetenin o dönemki Eş Genel Yayın Yönetmeni Eren Keskin ve İmtiyaz Sahibi Kemal Sancılı’nın da aralarında bulunduğu dokuz gazetecinin yargılandığı davanın 15'inci duruşması bugün İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.

T24'te yer alan habere göre, kararını açıklayan mahkeme heyeti Necmiye Alpay ve Bilge Aykut’un tüm suçlardan beraatine karar verdi. Aslı Erdoğan’ın devletin birliğini ve bütünlüğünü bozma ve örgüt üyeliği suçlarından beaatine, propaganda suçu yönünden de Basın Kanunundaki 4 aylık sürenin aşılması nedeniyle düşme kararı verildi. Haklarında yakalama emri bulunan ve henüz ifadesi alınmamış olan Filiz Koçali ve Ragıp Zarakolu’nun dosyalarının ayrılmasına; Zana Kaya, İnan Kızılkaya, Kemal Sancılı ve Eren Keskin yönünden de süre talep edildiği için dosyanın ayrılmasına karar verildi.

Savcı mütalaasında Aslı Erdoğan ve Zana Kaya’ya “propaganda” suçundan, Eren Keskin, İnan Kızılkaya ve Kemal Sancılı’ya “örgüt üyeliği” suçundan ceza verilmesini,  Bilge Aykut ve Necmiye Alpay’ın beraatini, Ragıp Zarakolu ve Filiz Koçali’nin dosyalarının ayrılmasını talep etmişti.

'DEVLETİN KAFASI KARIŞIK'

Duruşmada savunması için söz alan Eren Keskin, mütalaaya katılmadığını, örgüt üyesi değil hak savunucusu olduğunu ifade etti. Keskin sözlerine şu şekilde devam etti:

"Ömrümde bir kere bile elime silah almadım. Kürt sorunu, Ermeni sorunu ve Kıbrıs meselesinde resmi ideolojiden farklı düşünüyorum. Bunun bedelini defalarca ödedim. Ben her zaman aynı yerdeyim ama devletin kafası karışık. Barış sürecinde dava açılmıyordu, ben de sanık değildim. Ancak devletin politikası değil, ben bölücü, suçlu oldum. Bizim durumumuz Türkiye’nin imza attığı insan hakları sözleşmesine aykırı. Yargıtay, örgüt üyeliği için bazı şartlar arıyor. Örneğin iradesini örgüte teslim etmek diyor. Ben bugüne kadar irademi kimseye teslim etmedim. Ben örgüt üyesi değilim, insan hakları savunucusuyum. Düşüncelerim nedeniyle kimseye hesap vermek zorunda değilim"

BASIN VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ VURGUSU

Mütalaaya ilişkin beyanda bulunan Necmiye Alpay, davanın önyargı ve ön cezayla geldiğini belirterek şunları söyledi: "Bu davada beraat kararı bize verilen cezaları ortadan kaldırmıyor. Savcılık mütalaasındaki beraat gerekçesinde basın ve ifade özgürlüğünü yeterince ve açıkça dile getirmemiştir. Korkmadan düşünüp, yazıp çizebileceğimiz bir ortam yaratılmalıdır. Bu amaçla beraat kararı ve beraat gerekçelerinin özgürlük ilkesine dayandırılması gerektiğini düşünüyorum."

Savunması içi söz alan Kemal Sancılı da şunları ifade etti: "Ben 70 yaşında bir insanım. İradesini babasına bile teslim etmeyen bir insanım. Basın kanununda imtiyaz sahibinin yapılan haberlerden sorumlu tutulmayacağı açıkça yazıyor ama ben bu dava nedeniyle 2 yıl cezaevinde kaldım. Beraatimi istiyorum"

Savunmasında, basının yönetenler için değil yönetilenler için olduğunu kaydeden İnan Kızılkaya, "Gazetecilik gerçeğin tarafında olmaktır. Resmî söylemin gerçeğin örtülmesi üzerine kurulduğunu bildiğinden sahadaki olguyu, veriyi farklı veçheleriyle teyit ettirdikten sonra sayfalarına taşır. İktidarın istediği tarzda habercilik anlayışını benimsemediğim için cezalandırılmamın istenmesi her şeyden önce bir mesleğin kriminalize edilmesidir. Çatışma ve şiddet ortamında yapılan gazeteciliği yargının konusu yapmak büyük bir haksızlıktır.Gazeteleri kapatmak ve gazetecileri cezalandırmak, bir ülkenin geleceğini de karanlığa gömmektir. Gazetecilik yargılanamaz" dedi.

Zana Kaya da, gazeteciliğin haber yapma hakkında sahip olduğunu belirterek, "Amaç propaganda değil, toplumun gerçeği öğrenmesidir. Ben bir tek gazetecilik örgütü mensubuyum. Basının iktidarı denetleme görevi vardır. Bu konuda siyasi yargılamaya gidilmemeli. Beraat talep ediyorum" ifadelerini kullandıç

Kemal Sancılı, Zana Kaya, İnan Kızılkaya ve Eren Keskin’in avukatı Özcan Kılıç, esasa ilişkin beyanda bulunmak için süre talebinde bulundu.

Necmiye Alpay’ın avukatı Adil Demirci de Alpay'ın beraatini talep ederek, gerekçenin basın özgürlüğüne dayandırılmasını istedi.

Savunmaların ardından kararını açıklayan mahkeme, Necmiye Alpay ve Bilge Aykut’un tüm suçlardan beraatine karar verdi. Aslı Erdoğan’ın devletin birliğini ve bütünlüğünü bozma ve örgüt üyeliği suçlarından beaatine, propaganda suçu yönünden de Basın Kanunundaki 4 aylık sürenin aşılması nedeniyle düşme kararı verildi. Haklarında yakalama emri bulunan ve henüz ifadesi alınmamış olan Filiz Koçali ve Ragıp Zarakolu’nun dosyalarının ayrılmasına; Zana Kaya, İnan Kızılkaya, Kemal Sancılı ve Eren Keskin yönünden de süre talep edildiği için dosyanın ayrılmasına karar verildi.

MÜTALAADA NE TALEP EDİLDİ?

Savcı, Aslı Erdoğan için 'terör örgütü propagandası yapmak' suçundan 1 yıl 10 aydan 9 yıl 3 aya kadar, Eren Keskin için ise "Terör örgütü üyeliği" suçlamasıyla 7 yıl 6 aydan 15 yıla kadar hapis cezası istedi. Necmiye Alpay ile Bilge Aykut hakkında ise mahkumiyetlerine yetecek nitelikte kesin ve inandırıcı delil elde edilememesi gerekçesiyle beraatlerine karar verilmesi talep edildi.

ZARAKOLU VE KOÇALİ'NİN DOSYASININ AYRILMASI İSTENDİ

Gazetenin İmtiyaz Sahibi Kemal Sancılı ve İnan Kızılkaya hakkında, “örgüt üyeliği” suçundan Bilir Kaya hakkında ise “örgüt propagandası” suçundan ceza isteyen savcılık, ifadesi alınmayan Ragıp Zarakolu ile Filiz Koçali’nin dosyalarının ayrılmasını talep etti. Savcılık, tüm sanıklar için istenen “Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak” suçunun, unsurları oluşmadığı gerekçesiyle bu suçtan ceza verilmemesini istedi.

Aslı Erdoğan ise  2016 yılında Özgür Gündem gazetesine yönelik yapılan soruşturmada silahlı terör örgütü üyeliği ve halkı kışkırtmak iddiasıyla tutuklandı. Bir süre sonra “devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozma” yönündeki suçlamalardan delil yetersizliği sebebiyle tahliyesine karar verilen Erdoğan, “terör örgütü üyeliği” suçlaması ile tutukluğu devam etmişti. Aslı Erdoğan, 135 gün süren tutukluluğunun ardından 29 Aralık 2016 tarihinde tahliye edilmişti.

İDDİANAMEDE NE VAR?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Özgür Gündem gazetesi yöneticileri ve çalışanlarından Kemal Sancılı, Aslı Erdoğan, İnan Kızılkaya, Bilir Kaya, Ayşe Necmiye Alpay, Emire Eren Keskin, Filiz Koçali, Ragıp Zarakolu ve Bilge Akut’un, “Silahlı terör örgütüne üye olmak”, “Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak” ve “Terör örgütü propagandası yapmak” suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve 6,5 yıldan 17,5 yıla kadar hapis cezasına çarptırılmaları talep ediliyordu.