Özgür Gündem davasında Fincancı, Önderoğlu ve Nesin bir kez daha yargılandı

İstinaf Mahkemesi’nin beraat kararını bozmasının ardından Şebnem Korur Fincancı, Erol Önderoğlu ve Ahmet Nesin bir kez daha hakim karşısına çıktı.



30-09-2021 13:42

Ersan Kınık - @ErsanKinik

Özgür Gündem gazetesi ile dayanışma amacıyla nöbetçi genel yayın yönetmenliği yapan Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi Başkanı Şebnem Korur Fincancı, Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu ve gazeteci Ahmet Nesin’in yargılanıp beraat ettiği, ancak beraat kararı İstinaf Mahkemesi tarafından bozulan ve tekrar yargılamaları başlanan davanın 2. duruşması bugün İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Tanık olarak dinlenecek olan İnan Kızılkaya'nın yeni tip koronavirüs (Covid-19) temaslısı olduğu için gelemediği duruşmada yargılanan Önderoğlu ve Fincancı hazır bulundu. Önderoğlu ve Fincancı önceki savunmalarını tekrarlarken, sanık Ahmet Nesin ise yurt dışında olduğu için duruşmaya gelemedi. Avukatlar dosyadaki eksik hususların giderilmesini talep etti. Duruşma 1 Şubat 2021 tarihine ertelendi. Ahmet Nesin'in savunmasının alınması için Fransa’ya tebligat gönderilmesine karar verilen duruşmada, İnan Kızılkaya'nın da duruşmaya gelmesi için de tebligat gönderilmesine karar verildi.

Duruşma öncesi Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı önünde basın açıklaması yapıldı. Basın açıklamasına CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, HDP İstanbul Milletvekili Musa Piroğlu, TTB Genel Sekreteri Vedat Bulut, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Başkanı Gökhan Durmuş, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik, Barış Akademisyenleri, Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), İnsan Hakları Derneği (İHD), Eğitim-Sen, İstanbul Tabip Odası, Ankara Tabip Odası, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), RSF temsilcileri de katıldı.

‘GAZETECİLERİN KATLEDİLMESİ SORUŞTURULMADI AMA ONLARIN YANINDA OLMAK SORUŞTURMA KONUSU OLDU’

Açıklamada ilk olarak TTB Merkez Konseyi Başkanı Şebnem Korur Fincancı söz aldı. 5 yıldır gidip gelen bir davanın içinde olduklarını belirten Fincancı, yargılandıkları davayı Kafka’nın davasına benzeterek şu ifadeleri kullandı:

“Ne için mücadele ediyoruz? sözümüzü kurmak için, insan olmak için, insanlık mücadele ediyoruz ve bu mücadeleden de vazgeçmiyoruz. Vazgeçmediğimizin kanıtı bizimle burada olan yol arkadaşlarımızdır. Bu ülkede Özgür Gündem gazetesinin yakılması, bombalanması, gazetecilerin faili belli cinayetlerle katledilmesi soruşturulmadı ama onların yanında olmak soruşturma konusu oldu hatta tutuklama nedeni sayıldı hatta bir kısmımız içinde cezaevinde yatma nedeni oldu. İnsan özgür olana kadar, biz haklarımız için sözümüzü daha güçlü kurana kadar mücadeleye devam edeceğiz.”

‘KENDİMİ BU HUKUKİ ZEMİNDEN KAYMIŞ DOSYADA SANIK OLARAK GÖRMÜYORUM’

Fincancı’nın ardından RSF Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu söz aldı. Davanın durumu ile ilgili hatırlatmalarda bulunan Önderlioğlu, en temel ve meşru haklarını kullanarak bir gazete ile dayanışma içinde bulunduklarını ve bu yüzden yargılandıklarını tekrarlayarak şu sözleri kaydetti:

“Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2020 yılı Ekim ayında yaptığı konuşmasından 1 hafta sonra bizim beraat kararlarımız istinafta bozuldu. Dolayısıyla bizim 5 yıllık sanıklıktan sonra bu mahkemeden tekrar ikinci bir beraat kararının çıkmasını beklememiz oldukça zor. Türkiye’de yargı bağımsızlığı ile ilgili mesele dikkate alındığı zaman bir ceza dosyasına bir Cumhurbaşkanının müdahale edebileceği düşüncesi varken, bugün bir beraat kararı beklemek kolay bir şey değil. Dolayısıyla ben kendimi bu hukuki zeminden kaymış dosyada sanık olarak görmüyorum.”

‘İNSANLIĞIN TEKRAR DOĞACAĞINA İNANCIMIZ VAR’

TTB Genel Sekreteri Prof. Dr. Vedat Bulut ise şunları söyledi:

“Bizler bir önceki duruşmada güneşli bir havada buradaydık. Onlarca sonbahar yaşadık, onlarca yaz yaşadık. Ne yazık ki Türkiye’de bu tip davalar devam etti ama biz yılmadık ve yılmayacağız. Biz çok iyi biliyoruz ki Türkiye’nin üzerine karanlık bir kere çökerse bir daha kalkmayacak. Bu karanlığı bu aşamada yırtmamız gerekiyor. Geçtiğimiz toplantında güneşin sofrasında dostların arasındaydık, şimdi de hiç fark etmez yine dostların arasındayız. Arkamızdaki mermer binadan insanlığın fışkıracağına, insanlığın tekrar doğacağına inancımız var. İstanbul’da hakimler var demek istiyoruz.

‘KABUL EDİLEMEZ BİR DAVA İLE KARŞI KARŞIYAYIZ’

Son olarak TİHV Genel Sekreteri Coşkun Üsterci söz aldı. Özgür Gündem davasının, sadece basın üzerinde bir siyasal sopa değil aynı zamanda insan hakları savunucuları üzerinde bir sopa olduğunu belirten Üsterci, şu sözleri kaydetti:

“Bugün yargılamalara konu olan sevgili arkadaşlarımız evrensel insan hakları normlarında nitelenen bütün özelliklere sahip katıksız insan hakları savunucularıdır. Yargısal tacize maruz kalan bir basın kuruluşuyla dayanışma içinde bulundular ve insan hakları savunucusu olmanın gereklerini yerine getirdiler. Dolayısıyla kabul edilemez bir dava ile karşı karşıyayız.”