Özak Tekstil’de sendikalı işçiler baskı altında: Pandemiyi fırsata çevirdiler

Urfa’daki Özak Tekstil’de DİSK Tekstil Sendikası’na üye işçilere dönük baskılar sürüyor. Konuya ilişkin açıklama yapan DİSK Tekstil Bölge Temsilcisi Mehmet Türkmen, “Özak işçilerinin, gerçek bir işçi sendikası çatısı altında örgütlenmeye başlaması Özak Tekstil yönetimini rahatsız etti” dedi.



23-08-2020 21:25

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Tekstil İşçileri Sendikası Bölge Temsilcisi Mehmet Türkmen, Urfa’daki Özak Tekstil yönetiminin sendikalı işçilere yaptığı baskılara karşı Genel-İş Urfa şubesinde bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Türkmen, işçilerin yılın başından beri yönetimin baskılarına maruz kaldığını belirterek, Özak işçilerinin, fabrikadaki bu kölelik düzenine ve patron iş birlikçisi sendikal anlayışa karşı birlik olup gerçek bir işçi sendikası çatısı altında örgütlenmeye başlaması Özak Tekstil yönetimini rahatsız etti” dedi.

Türkmen’in yaptığı basın açıklamasında başlıca şu ifadelere yer verildi:

Özak Tekstil işçileri ağır çalışma koşullarına, hak gasplarına, güvencesizliğe, asgari ücretle sefalet ve kölelik koşullarında çalıştırılmaya karşı; İnsanca çalışma koşulları, insanca bir yaşam ve iş güvencesi için bu yılın başında sendikamızda örgütlenmeye başladılar.

İşçilerden gizli patronla sözleşme imzalayan, tazminatsız işten atma da dahil işçilere yapılan bütün haksızlıklar karşısında işverenle birlikte hareket eden, işçilerin taleplerini savunmak yerine patron işbirlikçiliği yapan fabrikadaki mevcut yetkili sendikadan toplu halde istifa eden Özak Tekstil işçileri, yasalarla güvence altına alınmış olan sendika seçme özgürlüklerini kullanarak sendikamız DİSK/Tekstil’e üye oldular. Ancak, Özak işçilerinin, fabrikadaki bu kölelik düzenine ve patron işbirlikçisi sendikal anlayışa karşı birlik olup gerçek bir işçi sendikası çatısı altına örgütlenmeye başlaması Özak Tekstil yönetimini rahatsız etti.

700 civarında işçinin çalıştığı fabrikada 460 işçi sendikamıza üye oldu. Pandemiden önce işçilerin sendikamızda örgütlenmesine engel olmak için işten atma girişimi de dahil her türlü baskı yöntemine başvuran Özak yönetiminin bütün girişimleri sendikamızın ve işçilerin örgütlü tutumu ve direnişi sayaesinde boşa çıkarıldı. Ancak, toplumun ve milyonlarca işçinin sağlığını, yaşamını ve işini-ekmeğini tehdit eden pandemi koşullarını fırsata çeviren Özak Tekstil yönetimi, fabrikanın kapalı kaldığı iki aylık süreçte, üretimin tekrar başladığı 1 Hazirana kadar ve sonrasında, DİSK/Tekstil üyesi işçileri işe başlatmama tehdidiyle ve baskıyla sendikamızdan istifa ederek diğer sendikaya üye olmaya zorladılar. İşçileri sendikamızdan istifa ettirmek için yapılan bu baskı ve tehditler hala devam ediyor.  

Özak işçileri, normal çalıştıkları dönemde tam ücret, yani asgari ücret aldıklarında dahi yarı aç-yarı tok, sefalet içinde yaşamını ancak sürdürebiliyorlar. Pandemiden dolayı işçilerin çalışmadıkları dönemde İş-Kur’dan aldıkları, asgari ücretin yarısıyla ve daha da azıyla, kelimenin tam anlamıyla açlığa mahkum edilmelerini ve yaşadıkları çaresizliği fırsata çevirecek ve bunu işçilerin sendikalaşma hakkını ve sendika seçme özgürlüğünü engellemek için bir tehdit aracına dönüştürecek kadar insani değerlerden uzak bir anlayışla hareket eden Özak Tekstil yönetimi, işçilerin hak ve özgürlüklerine hiçbir şekilde saygı duymadığı gibi, yasalara karşı suç işlemeye de pervasızca devam ediyor.

Özak Tekstil’de, yasal ve demokratik haklarını kullanarak sendikamız DİSK/Tesktil’e üye olduğu için haksızlığa uğrayan her bir üyemizin haklarını korumak ve uğradıkları haksızlığın hesabını sormak için sonuna kadar mücadele edeceğimizden kimsenin kuşkusu olmasın.

Özak Tekstil yönetimine ve onlarla birlikte hareket eden, fabrika müdürleriyle birlikte işçileri tehdit ve baskıyla üye yaparak yeniden yetki almaya çalışan diğer sendika yöneticilerine sesleniyoruz:

Eğer işçilerin özgür iradesine, kararlarına, tercihlerine ve yasal haklarına birazcık saygınız varsa; eğer, baskı, zor ve tehdide başvurmadan işçileri ikna edebileceğinize inanıyorsanız ve kendinize güveniyorsanız, gelin Özak Tekstil’de referandum yapalım. Bütün Özak işçilerini toplayalım ve önlerine sandık koyalım. Gizli oy, açık sayım ilkesiyle demokratik bir oylama yapalım. İşçilerin sendika seçme hakkının demokratik bir şekilde belirlenmesini sağlayalım. Ve bu oylamanın/referandumun sonucunda işçiler neye, hangi sendikaya karar verirse herkes bu karar saygı göstersin.

Özak Tekstil’de kölelik düzeni son bulana kadar mücadelemiz devam edecek.