Oyak Çimento Fabrikası’nda kaza geçiren işçiye organize kötülük

Çimento işçisi Ömer Türkoğlu, çalıştığı fabrikada geçirdiği iş kazasının ardından mobbinge maruz kaldı, işten çıkarıldı ve darp edildi.



03-06-2021 02:15

Mehmet Fırat Özgür-@zgr_frt

Adana’da Oyak Çimento Fabrikaları’nda işçi olarak çalışan Ömer Türkoğlu, gece vardiyasında iş kazası geçirdi. Kazanın ardından, amirlerinin tehditleri sebebiyle işten çıkarılma endişesi içinde yalnızca “düştüm” dedi. Ancak kazada üzerine düştüğü eli iyileşmediği gibi, daha da kötü bir hal aldı.

Bu süreçte işten çıkarılma endişesiyle çalışmaya devam eden Türkoğlu, iki hafta sonra yeniden doktora gitti. Çekilen röntgenlerde skafoid kemiğinde kırık meydana geldiği tespit edilerek alçıya alındı. Türkoğlu, yaşadığı bu kazanın ardından dedesinin ve babasının çalışıp emekli olduğu, kendisinin ise 10 yıl boyunca çalıştığı Oyak Çimento Fabrikası’nda başına gelenleri İleri Haber’e anlattı.

‘İŞ KAZASI RAPORU ALMAYIN, KOVULURSUNUZ’

İş kazalarının ardından fabrika amirlerinin sürekli işçileri, rapor yazıldığı takdirde işten çıkarılacakları tehdidiyle korkuttuğunu söyleyen Türkoğlu, “7 Nisan 2019 Tarihinde 5.6 çimento değirmeninde saat 00:50'de tek vardiya çalıştığım ve sürekli arıza çıktığından, yetişmek zorunda kaldığım için merdivenden inerken sağ el bileğimin üzerine sert bir şekilde düştüm. Düşmemin ardından elimde travma meydana geldi ve revire gittim. Durumu amirlerime de bildirdim. Amirler bize sürekli ‘iş kazası yazdırmayın, rapor almayın, iş yerinde yükselemezsiniz ve işten çıkışa sebebiyet verir’ dediği için ve kaza geçirdiğim gün de aynı şeyi söylediği için korktuğumdan iş kazası yazdırmadım. Teknisyenim tek vardiyayı bu şekilde tutamayacağım için kaza geçirdiğim saatten iki saat sonra gündüz gelmesi gereken arkadaşı gece yanıma getirdi. Rapor almadım ve bu şekilde çalışmaya devam ettim, iki haftalık süre içerisinde elimde şişlik, morarma ve his kaybı yaşadım” dedi.

Ağrılarının artması üzerine tekrar hastaneye giden Türkoğlu, burada kemiğinde kırık olduğunu öğrendi. Doktorun el bileğinde skafoid kemiğinin kırık olduğu teşhisinin ardından hemen alçıya alındı. Ameliyat için ise salgının etkisini azaltmasını bekleyecekti. Türkoğlu, bu süreçte de çalışmaya devam etti.

 

BASKI, TEHDİT, HAKARET...

O süre zarfında amirlerinin kendisine sürekli hakaretler ettiğini ve mobbing uyguladığını belirten Türkoğlu, “Amirim, performansımın iyi olmadığını söyleyerek üst yönetimlere sürekli şikayette bulundu. Elimi kullanamadığımdan bölüm değişikliği istedim fakat bunu reddettiler” dedi.

Bir süre sonra durumunu bilen teknisyenlerin kendisini daha hafif işin olduğu bölüme almasından sonra, Türkoğlu burada çalıştığı sırada Mersin Üniversitesi El Cerrahi bölümünde kemik nakli ve platin ameliyatı olup “ağır iş yapamaz raporu” aldı. Türkoğlu, ağır iş yapamadığı için geçtiği yeni bölümde, amirlerin ve teknisyenlerin kendisine uyguladığı baskıyı şöyle anlattı:

“Çalıştığım süre içerisinde ağır iş yapamadığım için yeni gelen teknisyenler sürekli olarak psikolojik baskı, tehdit, hakaret ve sinkaf uyguladılar. Bu yüzden psikolojim ileri derecede bozuldu ve tedavi görmeye başladım”

Ameliyat olduktan sonra tekrar işine dönmek istediğinde kabul edilmediğini söyleyen Türkoğlu, amirleri ağır iş yapamayacağı için işe devam etmeyeceğini söyleyince, farklı bir alanda işine devam etme talebini fabrika müdürüne iletti. Fabrika müdürü, Türkoğlu’nun bu talebini kabul etti. Bunun ardından çalışmaya devam eden Türkoğlu, “Amirler ve teknisyenlerin baskıları ve hakaretleri burada da sürdü. ‘Elin ağrıyorsa ayağın da mı yok? Yapamıyorsan ....git’ gibi ifadelerle beni işten çıkmam için zorlamaya çalıştılar" diye konuştu. 

AĞIR İŞLER YÜZÜNDEN ELİ İYİLEŞEMEDİ

‘Ağır iş yapamaz raporu’ bulunmasına rağmen kendisine sürekli ağır iş yaptırılan Türkoğlu, 8 Mart 2021 tarihinde bir iş kazası daha geçirdi. Türkoğlu, “Değirmen çıkış elevatörü (dikey aktarma-taşıma sistemi) enerji kestiği için ve yanımda kimse olmadığı için elevatör kapağını açmak zorunda kaldım, açarken ameliyat olduğum sağ el bileğimde zorlama ve çarpma oldu, şiddetli ağrım olduğu için revir doktorundan hastaneye sevk etmesini istedim. Adana Şehir Hastanesi acil bölümüne gittim, orada yapılan tetkikler sonucu zorlamadan ve çarpmadan dolayı, doku zedelenmesi olduğu belirtilerek elim tekrar alçıya alındı. Sağ bileğimdeki skafoid kemiği, iş yerinde ağır iş yaptığımdan dolayı iyileşmemiş” şeklinde konuştu.

‘İŞ KAZASI YAZDIRDIN, SEN KAYBETTİN’

Hastanede, elindeki zedelenmenin neden olduğu sorulduğunda bu kez iş kazası olduğunu söyleyen Türkoğlu, kendisine iki ay izin verildiğini ve hastanede adli rapor tutulduğunu belirterek şunları söyledi:

“Raporun fotoğrafını fabrika yönetimine gönderdim. Ertesi gün beni aceleyle fabrikaya çağırdılar. Defalarca arayıp ‘Acil gelmelisin, Ankara’dan İnsan Kaynakları müdürü geldi, seninle görüşmek istiyor’ dediler. O esnada eşimle birlikte Mersin’e doktorumun yanına gidiyordum. Doktorumun yanından ayrıldıktan sonra fabrikaya gittim.

Ankara’dan geldiği söylenen müdür bana, ‘Biz iş kazası yaşayan işçilerimizi helikopterle hastaneye götürüyoruz. Çok ilgili davranıyoruz. Neden senin kazanda böyle bir şey olmadı?’ diyerek beni yalancı çıkarmaya çalıştı. Ben de revir kaydımın olduğunu söyledim. “10 yıldır çalışıyorum, neden yalan söyleyeyim?” diye sordum. Müdür de bana ‘Senin niyetin belli, istediğini yapmakta özgürsün’ dedi ve odadan çıktı."

SENDİKA TEMSİLCİLERİ OYAK’IN EMRİYLE İŞÇİYİ DARP ETTİ

"Odadan çıktıktan sonra Adana’daki fabrika yönetiminden biri bana, 'Yapacak bir şey yok, iş kazası yazdırdın, sen kaybettin' dedi.

Tam o sırada eşim aradı ve telefonun ışıkları yandı. Bunu gören fabrikanın insan kaynakları müdürü  hızla ayağa kalkıp “Ses kaydı alıyor, tutun” diye bağırdı. O sırada odada bulunan TÜRK-İŞ’e bağlı Çimse-İş Sendikası temsilcileri, sakat elimi çevirerek beni tuttu ve telefonumu almaya çalıştı. Ses kaydı almadığımı, eşimle konuştuğumu söyledim ancak bana inanmadılar. Bir şekilde odadan kaçtım ve doğruca Köprübaşı Karakolu’na gittim."

POLİS, ŞİKAYETÇİ OLMAMASI İÇİN İŞÇİYİ İKNA ETTİ

Köprübaşı Karakolu’ndaki polislerin, fabrika yönetimi ve çalışanlarını aynı yerde yemek yediği için tanıdığını söyleyen Türkoğlu, “Polislere Oyak’tan geldiğimi ve şikayette bulunmak istediğimi söyledim. Ancak beni saatlerce orada beklettiler. Bekleyiş sırasında fabrika yönetimi eşimi arayarak, ‘Siz şikayetçi olmayın, biz tüm haklarınızı vereceğiz’ dedi. Daha sonra polis bizi çağırdı. Polis bize, ‘Şimdi sen Oyak’a dava açarsan takipsizlik verilir. Takipsizlik verilirse onlar da sana dava açarlar’ dedi. Bizi şikayetçi olmamamız için ikna ettiler.” ifadeleriyle polislerin tutumunu dile getirdi.

FABRİKA YÖNETİMİ ŞİKAYETÇİ OLDU

Polis ve fabrika yönetiminin Türkoğlu ailesini şikayetten vazgeçirmesinin ertesi günü fabrika yönetimi şikayetçi oldu. Fabrika yönetiminin şikayetini, Kod 29 ile işten çıkarıldıktan sonra iş mahkemesine gelen dosyada gören Türkoğlu, “Fabrika benim hakkımda yalan yanlış beyanlarda bulunmuş. Çalışanlara hakaret ettiğimi, ses kaydı aldığımı, telefonda amirleri tehdit ettiğimi söylemişler. Ben burada 10 yıldır çalışıyordum. Neden bu zamana kadar bir sorun çıkmadı da iş kazasından sonra böyle şeylerle benden şikayetçi oldular? Benim dedem ve babam bu fabrikadan emekli oldu. Biz buraya yıllarımızın emeğini verdik. Bugün niye böyle bir şey yapalım? Oyak’ın benden şikayetçi olduğunu öğrenince Köprübaşı Karakolu’na giderek polislere tepki gösterdim. Bunun ardından polisler ifademi aldı” dedi.

Konuyla ilgili duruşma eylül ayında görülecek.