Oya Ersoy: Projeyi durduramazsak Kaz Dağları diye bir şey kalmayacak

Kaz Dağları'ndaki doğa talanı ve katliamına karşı tepkiler sürüyor. Bugün 'Büyük Su ve Vicdan Nöbeti'ne katılan HDP İstanbul Milletvekili Oya Ersoy, "Sorun sadece ağaç kesiminden ibaret de değil; maden işletilmeye başlandığında hava, su, toprak zehirlenecek. Kaz dağlarında sağlıklı bir yaşam mümkün olmayacak” dedi. Ersoy, mücadelenin büyütülmesi için çağrı yaptı.



05-08-2019 22:33

Ezgi Zeynep Önder

HDP İstanbul Milletvekili Oya Ersoy, 200 bine yakın ağacın katledildiği Kaz Dağları’ndaki maden arama faaliyetiyle ilgili, “Şu ana kadar 195 bin ağaç kesilmiş, daha da kesilmeye devam ediyor. Sorun sadece ağaç kesiminden ibaret de değil; maden işletilmeye başlandığında hava, su, toprak zehirlenecek. Kaz Dağları’nda sağlıklı bir yaşam mümkün olmayacak” dedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili ve Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Çevre Komisyonu üyesi Oya Ersoy, bugün Kaz Dağları’ndaki ‘Büyük Su ve Vicdan Nöbeti’ne katıldı. Burada açıklamalarda bulunan Ersoy, 11 gündür nöbet tutan Çanakkalelilere ve doğa savunucularına teşekkür etti.

‘TALAN TÜM ÇIPLAKLIĞIYLA AÇIĞA ÇIKTI’

“Bugün her yerden; Edirne, Tekirdağ, İstanbul, İzmit, Bursa, Balıkesir, Muğla, Antalya, Adana gibi çeşitli illerden katılan kadın, erkek, yaşlı genç on binlerce insanla birlikte maden sahasına girildi. Talan tüm çıplaklığıyla açığa çıktı” diyen Ersoy, görülen katliamın projenin onda biri bile olmadığını belirtti.

Ersoy, projenin sonuçlarına ilişkin, Şu ana kadar 195 bin ağaç kesilmiş, daha da kesilmeye devam ediyor. Sorun sadece ağaç kesiminden ibaret de değil; maden işletilmeye başlandığında hava, su, toprak zehirlenecek. Kaz dağlarında sağlıklı bir yaşam mümkün olmayacak” ifadelerini kullandı.

‘DİRENİŞ TÜM ÜLKEYE YAYILMALI’

Ersoy, bundan sonra yapılması gerekenlerle ilgili ise şunları söyledi:

“Esasında bugün itibariyle işin kolay kısmını geride bıraktık. Bundan sonra ise yol haritamızı belirlemek zorundayız. Çünkü bu projeyi durduramazsak Kaz Dağları diye bir şey kalmayacak. Kaz Dağları, siyanür dağına dönecek. Bundan sonra yapacaklarımızı burada direniş alanında bulunanlar ile birlikte tartışıp, ortak bir yol belirlemeliyiz. Ancak bu yeterli değil. Bu direniş tüm ülkeye yayılmalı.

‘MUTLAKA DURDURMALIYIZ’

Kirazlı Balaban mevkiindeki maden sahası aslında ‘sarı öküz’. Kaz Dağları-Çanakkale bölgesinde toplam 43 maden ruhsatı verilmiş durumda. Bu madenlerin 30’u altın madeni, yani siyanürle ayrıştırma yapılacak madenler!

Bu projeyi bundan dolayı mutlaka durdurmalıyız. Buradaki direniş daha da büyümeli. Şu an Balaban'da yaklaşık 200 çadır var. Çadır sayısı 2000'e ulaşmalı.”

‘BU MEMLEKET BİZİM’

Ülke genelindeki çevre mücadelelerinin birleştirilmesi gerektiğini de belirten Ersoy, “Kaz Dağları’ndan Hasankeyf’e, Salda Gölü’nden Munzur Dağları’na kadar doğanın talanına karşı yürütülen mücadeleler birleşmeli. Çünkü bu memleket bizim.” dedi.