Otizmli öğrencileri göndermek seçim vaadi çıktı, AKP'li vekil 'münferit' dedi

Aksaray'daki bir okulda otizmli öğrenci ve ailelerin yuhalanması sonrası Meclis komisyonu incelemelerde bulundu. Otizmli öğrencilerin okuldan gönderilmesinin, muhtarın seçim vaadi olduğu anlaşıldı.



13-11-2019 11:05

Meclis Otizm Komisyonu, öğrencilerin yuhalandığı Aksaray’da inceleme yaptı. Komisyon Üyesi, CHP’li Çetin Arık, ''Aileler, 'otizmli öğrencilerin okuldan gönderilmesinin' muhtarın seçim vaadi olduğunu söylüyor'' derken, AKP'li Bahar Ayvazoğlu ise yaşananları 'münferit' olarak değerlendirdi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Down Sendromu, Otizm ve Diğer Gelişim Bozukluklarını Araştırma Komisyonu, Otizmli çocukların yuhalandığı Aksaray’daki Mehmetçik İlkokulu’nda incelemelerde bulundu.

42’si özel eğitim öğrencisi olmak üzere toplam 334 öğrencinin eğitim gördüğü Mehmetçik İlkokulu’nda, otizmli bireylerin çocuklara zarar verdiğini iddia eden öğrenci velileri, özel eğitim sınıfının kapatılması için okul önünde eylem başlatmış, otizmli bireyleri ve ailelerini okul çıkışında yuhalamıştı. Türkiye’yi ayağa kaldıran olay sonrası Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) inceleme başlattı, okula müfettiş görevlendirdi. Okul müdürü açığa alınırken, yerine yeni müdür görevlendirildi. Aksaray Valiliği de özel eğitim öğrencilerinin okula devam edeceğini, konu hakkında inceleme başlatıldığını duyurdu.

KOMİSYON ÜYELERİ, ÖĞRENCİ VELİLERİYLE GÖRÜŞTÜ

Gazete Duvar'dan Müzeyyen Yüce'nin haberine göre, TBMM Down Sendromu, Otizm ve Diğer Gelişim Bozukluklarını Araştırma Komisyonu da konuyu araştırmak üzere dün Aksaray’daydı. Önce Valilik ve belediye ziyareti yapan komisyon üyeleri, daha sonra okulda incelemelerde bulundu, öğrenci velileri ile görüştü. Yapılan görüşmeler ve inceleme neticesinde rapor hazırlayacak olan komisyon üyelerinden CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık, yaptıklara görüşmelere dayanarak olaya ilişkin değerlendirmelerini anlattı.

'BANA OY VERİN OTİZMLİ ÇOCUKLARI OKULDAN GÖNDEREYİM'

Özel eğitim sınıfında öğrenim gören çocukların veliler tarafından ayrımcılığa ve dışlanmaya maruz kaldıklarının altını çizen Arık şunları söyledi:

''Otizmli bireyleri okulda istemeyen aileler ve otizmli çocukların velileri ile birebir görüşmeler yaptık. Yapılan görüşmelerde olayın sorumluları muhtar, okul aile birliği başkanı ve okul idaresi olduğu görülüyor. Bir yıl öncesinden “bu çocukları istemiyoruz” diye imza toplanmaya başlanmış. Seçim de araya girince muhtar, ben hallederim, demiş. Okul idaresi de bu duruma çanak tutmuş. Aileler, ‘otizmli öğrencilerin okuldan gönderilmesinin’ muhtarın seçim vaadi olduğunu söylüyor. “Bana oy verin otizmli çocukları okuldan göndereyim” diyerek aileleri organize ediyor. Oradaki velilerde “bu çocukları burada istemiyoruz” diye eylem yapıyor. İnsanlık dışı bir olay'' ifadelerine yer verdi.

'MUHTARIN YAPTIĞI AYRIMCILIK VE NEFRET SUÇU'

Olayda sorumluluğu olay kişiler hakkında derhal inceleme başlatılması ve görevden el çektirilmesi gerektiğini ifade eden Arık, “Eğitim hakkı, Anayasal bir haktır, engellenemez. Ayrıca kaynaştırma sınıfları Milli Eğitim Bakanlığı’nın bir uygulaması. Kimsenin bunu engelleme hakkı yok. Bir muhtarın bu durumu bir seçim vaadi olarak kullandığını düşünüyor, kahroluyorum. Bu muhtar hala daha görevine devam ediyor. Derhal görevden alınmalı. Muhtarın yaptığı ayrımcılık ve nefret suçu. Aileleri kışkırttığı söylenen müdür yardımcısı da hala görevde. Görevden alınan müdür yerine bir müdüre hanım görevlendirilmiş. Başarılı olduğu belirtiliyor, ilgiyle yaklaşıyor” ifadelerine yer verdi.

'ÇOCUKLAR TECRİT EDİLMİŞLER'

Özel eğitim öğrencilerinin aylardır okul içinde tecrit edildiğini, giriş çıkış kapılarının dahi farklı olduğuna dikkat çeken Çetin Arık, çocuklardan ziyade ailelerin kaynaştırma eğitimine ihtiyaçları olduğu işaret ederek şunları söyledi:

“Okulda çocukların giriş çıkışları ayrı, tecrit edilmişler. Bir veli, özel eğitim öğrencisi için “benim çocuğumu camdan atarsa ne olacak” diyor. Otizmin ne olduğunu bilmiyor çünkü bu veli. Otizmi daha çok anlatmak, insanları bilinçlendirmek, farkındalığı artırmak lazım. O aileleri kaynaştırmak lazım. O kadar ayrıştırılmışlar ki aileler, ‘onlar’ ve ‘bunlar’ olmuşlar” dedi.

'NİTELİKLİ EĞİTİM ALSALAR BU ÇOCUKLAR HAYATA TUTUNACAKLAR'

Özel eğitim öğrencilerinin ücretli öğretmenler tarafından eğitim almasının da sorun olduğunu belirten Arık, “Bu çocuklara orada eğitim verilmiyor. 1 ay eğitim alarak bu çocuklara eğitim vermeye çalışıyorlar. Emeklerine sağlık öğretmenlerimizin ama olmaz. Okulda gezerken bir derse girdik psikoloji mezunu öğretmen matematik dersi veriyordu. Bu çocuklara bu şekilde eğitim verilmez. Bu sorunların hepsinin çözülmesi lazım. Nitelikli eğitim almaları lazım. Nitelikli eğitim alsalar bu çocuklar hayata tutunacaklar. Çocuklar okula ‘aynı şartlar’ altında devam ediyor” dedi.

AKP'Lİ VEKİL 'MÜNFERİT' DEDİ

Komisyon üyelerinden AKP Trabzon Milletvekili Bahar Ayvazoğlu, birkaç işgüzarın olayı bu noktaya taşıdığına öne sürdü. Ayvazoğlu, “Tarafları dinleme şansını yakaladık. Birkaç işgüzarın ortaya attığı söylentiyle olay buralara kadar gelmiş. Bazı velilere söz konusu okulun tamamen otizmli çocuklara tahsis edileceği ve diğer çocukların başka okullara nakledileceği gibi gerçeklikten tamamen uzak bilgi verilince veliler gerilmiş. Çocuklarının evlerine yakın olan bu okulda okumasını istediklerinden tepki vermişler. Her münferit olayda olduğu gibi bu olayda da ailelerin bir kısmındaki bilgi eksikliğinin de tetiklediği yetkililerden bilgi almadan ani refleks vermeleri ve sosyal medya üzerinden de yayılması sonucu olay buralara kadar geldi” dedi.

'OLAY TİTİZLİKLE İNCELENMİŞL VE GEREKEN ADIMLAR ATILMIŞTIR'

Komisyon olarak nerede bir eksiklik ve aksaklık varsa tespit ve çözüm noktasında ciddiyetle yaklaştıklarını dile getiren Ayvazoğlu, şunları söyledi:

“Umuyorum ki bu münferit olayın tüm toplumu derinden üzen müsebbipleri de istemeden bile olsa sebebiyet verdikleri durum nedeni ile gereken insanlık dersini almışlardır. Aksaray Valimiz, Aksaray Milli Eğitim Müdürümüz olayı titizlikle incelemiş ve gereken adımları atmıştır. Çocuklarımızın hepsi çok özeldir ve kimsenin çocuğunun başka bir çocuğa üstünlüğü söz konusu değildir. Atmamız gereken adımların başında, bu zihinsel dönüşüm ve farkındalığın toplumun tüm katmanlarına yayılması ve bir arada yaşama kültürüne erişilmesidir.”