Ortaklaştığımız Hikâyeler – Dullara Yas Yakışır

Ortaklaştığımız Hikâyeler – Dullara Yas Yakışır

Hepimizin bildiği, yaşadığı ve hissettiği duyguları taşıyor Erendiz Atasü’nün hikâyeleri. Yakın bir zaman öncesinden şimdiki zamana akıp giden kadınların hikâyeleri.

Doğa Uğurel

1980’ler Türkiye’de kadın hareketinin ivme kazandığı bir dönem. Şiddete, dayağa, cinsel tacize karşı kampanyalar yürütülmeye ve kadınlar örgütlenmeye başlıyor. Dönem, kadın hareketi tarihinde ciddi bir öneme sahip. Erendiz Atasü’nün 1980’li yıllarda yazdığı Dullara Yas Yakışır kitabındaki kadınlara ve kadınlığa dair kaleme aldığı oldukça gerçekçi ve cesur hikâyeler aynı zamanda bu mücadelenin önemli bir parçası ve edebiyata yansıması olarak değerlendirilebilir.

İlk kez 1983 yılında basılan Dullara Yas Yakışır, Can Yayınları’ndan Eylül 2022’de tekrar okuyucu ile buluştu. Aşka Dair, Yalnızlığa Dair, Ve Kadınlara Dair, Çocukluğumu İstiyorum, Çocukluğumu Verin Bana ve kapağına da ismini veren Dullara Yas Yakışır başlıklı 5 bölüm altında farklı hikâyeleri deneme, anlatı ve oyun (monolog) formatlarında okuyoruz eserde. Her yaştan ve toplumun her kesiminden kadın hikâyeleri görüyoruz. Öykülerin hepsi 80’li yıllarda yazılmış ve toplumun içinde sıkışan, toplumsal normların içinde hapsolan ve geleneksellikleri aşamamış kadınların hikâyelerinden oluşurken Atasü bu hikâyelerde bizlere ve kadınlara bir pencere açmayı ihmal etmiyor.

Tüm öykülere değinmeyeceğim ancak sanırım en sevdiğim hikâyelerden biri İnci, Satı, Erhan ve Durmuş oldu. İnci evin hanımı Satı ise evin hizmetçisidir. Hikâyenin başında ikisinin birlikte yüklüğe yorganları yerleştirmeye çalıştığını görürüz. İki kadın el ele vermiş ve bir işi bitirmeye çalışırken İnci’nin kocası Erhan gelir ve her zamanki o her şeyi ben bilirim tavrı ile zaten yerleşmiş yorganların aslında nasıl yerleşeceğini söyler. Kendisini her zaman kocasına beğendirmeye çalışan, ondan bir güzel söz duymaya hasret İnci, kocasını dinler ve yorganları geri indirip onun dediği gibi yerleştirirler ama sonuç fiyasko… Tüm yorganlar düşer ve tekrar tekrar yorganları kaldırmak için iki kadın çalışmaya ve yorulmaya devam eder. İnci’nin yalnızlığına, kocasından beklediği ilgiye İnci’nin iç sesi ile tanık oluruz ama Satı’nın söylediğine göre İnci yine şanslıdır çünkü kocasından kendisi gibi dayak yemez… Hikâyenin sonuna doğru İnci eve boya ustası çağırır. Satı ile boya ustası Durmuş’un arasında bir etkileşim olur ilk başta bundan hoşlanmayan İnci ise en sonunda kabul eder bu duruma ses çıkarmaz. Dışarıdan bakıldığında birbirinden farklı görünen iki kadın… Aynı yalnızlık ve mutsuzluk içerisindeki iki kadının birbirini anlaması ve sessiz anlaşması üzerine…

“Ne olurdu sanki, Satı kocasından yediği dayaklarının arasına doğal ve güzel bir serpiştiriverseydi… Durmuş’un birbirinin aynı fırça vuruşlarına heyecan verici bir şeyler katılsaydı… Yaşam hep yalnızca zorunluluk, tekdüzelik ve zorbalık olmasaydı… İnci ani bir kararla kalktı.”

Kitaba adını veren Dullara Yas Yakışır, 30 sayfalık uzun bir öykü. Solcu üç kadının Fikriye Abla, Nermin ve anlatıcının hikâyesi… Geçmişin izleri, yalnızlık, vazgeçiş ve yeni başlangıçlar… Adana’da varlıklı bir aileye gelin giden ama adeta kendisini bir hapishanede bulan Fikriye Abla her şeyden vazgeçip aşkının peşinden yoksulluğa, yokluğa ama mücadeleye gider. Hapishane yılları, bekleyişler, hayal kırıklıkları en büyük aşkının sonradan Nermin’e âşık olmasıyla sonlanır. Nermin de Fikriye Abla’nın bulamadığı aşkı bulamaz. İkisi arasında bir küslük yaratmaz bu durum. Anlatıcının da katıldığı üçünün bir içki sofrasında dertleştiği öykü, Fikriye Abla’nın hastalığının ağır basması ve ölümüyle biter.

“Yaşanılan onca duygu nereye kayboluyordu? İçimizde saklanıyordu onlar, görünmeyen organlarımız gibi… Öylesine bize ait ve unutulmuş… Sonunda organlarımız bize ihanet ediyor, yaşamımız ve anılarımızda etmiyor.”

Kadın hareketinde ve mücadelesinde yazdığı kadın hikâyeleri ile önemli bir yere sahip olan Erendiz Atasü bu kitabında toplumun bir röntgenini çekiyor. Toplumun içinde sıkışmış, kendine yer edinmek için mücadele eden kadınların hikâyelerini okurken bir yandan da toplumsal normlara karşı gelişlerini de görmek mümkün. Yasak aşka ses çıkarmayan İnci, varlıklı bir adamın eşi olmaktan vazgeçen Fikriye Abla ve dahası…

Kadın mücadelemiz güçlenerek büyüyor ve hikâyelerimiz ortaklaşmaya devam ediyor.


KÜNYE: Dullara Yas Yakışır, Erendiz Atasü, Can Yayınları, 216 sayfa.

DAHA FAZLA