Ordu'da kurulmak istenen taş ocağına halktan tepki 

Ordu’nun Ulubey ilçesinde yer alan Eymür köyünde yapılması planlanan taş ocağı için bilirkişi incelemesi yapıldı. Taş ocağı istemediklerini belirten halk, taş ocağının köyün doğasını bozacağını ve yaşam alanlarına zarar vereceğini söyledi. 



10-06-2021 00:47

Altınordu Belediyesinin Ordu’nun Ulubey ilçesinde yer alan Eymür köyünde yapmak istediği taş ocağına karşın açılan dava için Bilirkişi Heyeti incelemesi yapıldı. Ordu Çevre Derneği ile birlikte hareket eden Eymür halkı, taş ocağı projesinin “yürütmeyi durdurma” ve “iptal” istemli davası neticesinde Bilirkişi Heyeti incelemesi yapıldı ve ÇED dosyasında çelişkiler ortaya çıktı. 

Taş ocağına karşı olan Eymürlüler ‘taş ocağı istemiyoruz’ pankartlarıyla heyeti karşıladı.  

Ordu Çevre Derneği Denetleme Kurulu Başkanı Avukat Haluk Türkmen, projenin su kaynaklarına ve tarım arazilerine zarar vereceğini söyledi.  

OÇD Başkanı Ertuğrul Gazi, projenin kopyala yapıştır biçiminde hazırlandığını vurgulayarak, Rüzgar Enerjisi Santrali tribününden söz eden bölümlerin olduğunu söyledi. 

Mahallenin muhtarı Ferhat Pala ise mahallenin 1939 depreminde kaydığını ve heyelan bölgesinde böyle bir ocağın yapılmasının mahalleyi yok edeceğini söyledi.  

Hazırlandıktan sonra mahkemeye sunulacak olan bilirkişi raporu hakkında konuşan Avukat Türkmen, raporun Eymür halkının lehine olacağına inandığını belirtti. 

Taş ocağına karşı olan mahallelilerden, Sevim Pala, “Taş ocağını istemiyoruz. Hizmete karşı değiliz. Ancak bu hizmet değil. Halkın istemediği hizmet olmaz. Ektiğimizi, diktiğimizi yiyemeyiz. Çalışma başlarsa burada yaşayamayız” dedi. 

Bir başka mahalleli olan Hüsne Aktürk, halkın görüşü alınmadan böyle bir ocağın yapılmak istemesine tepki göstererek, “Devlet halka hizmet yapmalı. Halka zarar veren hizmeti istemiyoruz. Hayvanlarımızı burada otlatıyoruz. Suyumuzun kaynağı burada. Çalışma olursa suyumuzu nereden alacağız. Halka sormadan iş yapılmaz” dedi.  

Songül Pala adlı yurttaş ise “Sebzelerimiz, meyvelerimiz, fındığımız toz içinde kalacak. Çamaşırlarımızı bile asamayacağız. Biz nereye gideceğiz. Taş ocağı bizi mağdur edecek, istemiyoruz” derken, Tuğçe Pala da “Bizim geleceğimiz burada. Taş ocağı mahalleden göç etmemize neden olacak. Taş ocağı bize zarar verecek. Çocuklarımıza sağlıklı bir doğa bırakmak istiyoruz. Taş ocağı buna engel olacak. Tarıma zarar verecek, su kaynağımız yok olacak. İstemiyoruz.” ifadelerini kullandı. 

Evrensel’de yer alan habere göre, proje dosyasında ÇED’in 5 yıllık, çalışma süresinin 63 yıl planlandığı yazılı olmasına karşın Altınordu Belediyesi adına konuşan görevlinin çalışma süresinin 3 yıllık ve yüzeydeki taşların alınmasıyla sınırlı olduğunu söylemesine Avukat Haluk Türkmen proje dosyasında böyle yazmıyor diyerek müdahale etti. 

Ordu Çevre Derneği ve Eymür halkının açtığı davada şunlar vurgulanmıştı:

Yerleşim yerine (en yakın eve, evlere) kuş uçuşu 70 metrede iki, 90 metrede bir, 100 ve 110 metrede üç ve 120, 140 metrede üç ev bulunmaktadır. Bu hanelerin hemen yanında 30-40 metre mesafede üç hane daha bulunmaktadır. 

Ruhsat alanında halen kullanılmakta olan 8 adet su gözü bulunmaktadır. Bu su gözleri halen faal bir şekilde 210 haneye içme suyu olarak hizmet vermektedir. Bu içme suyu gözlerinin bir kısmı terfili olarak yaklaşık 85 haneye ve cazibeli olarak 125 haneye hitap etmektedir. Tüm bu su gözlerinin tamamen mevcut ruhsatlı alınan ocağın altında bulunmaktadır. 

Malzemeyi taşıma güzergahı tamamen mahallenin ortası ve evlerin kenarından geçmektedir. Ayrıca mahallenin sokak arası yolları bu tonajda yük taşıyan araçları kaldıramayacak durumdadır. 

Karadeniz Bölgesi’nde yaşayan yaban hayatlarının geneli burada bulunmaktadır. Yuvaları ve yatakları (avlanma sahaları) bu bölgededir. 

Ruhsat alanının etrafı vatandaşların tapulu arazisidir. Fındık, bu bahçelerinde düzgün bir arazi yapısı heyelan sebebiyle bulunmamaktadır. Bu alanlarda saatlik, günlük ve daha uzun süreli zamanlarda yer yer kaymalar (uçmalar) gözle dahi fark edilmektedir.