Onur Emre hakim karşısına çıktı: ‘Benim şahsımda İleri Haber ve muhalif gazetecilik yargılanıyor’

13 Temmuz'a ertelenen davanın ilk duruşmasında savunmasını yapan Onur Emre, "Gerçek gazeteciliği, halkın doğru habere ulaşma hakkını savunduğumuz için ve iktidarın, egemen olan güçlerin istediği biçimde haberler yapmadığımız için yargılanmamız, hukuk çerçevesinde değil, ancak siyasi saiklerle açıklanır" ifadelerini kullandı.



19-06-2020 14:34

İleri Haber

İleri Haber eski Genel Yayın Yönetmeni Onur Emre’nin yargılandığı dava 13 Temmuz’a ertelendi. Duruşmada savunmasını yapan Onur Emre, “Şu an benim şahsımda İleri Haber'in ve muhalif gazeteciliğin yargılandığı bu davanın ilk örneğiyle karşı karşıya değiliz” dedi.

İleri Haber'de 2014-2018 yılları arasında yer alan haberlerden eski Genel Yayın Yönetmeni ve köşe yazarlarından Onur Emre’ye ''zincirleme şekilde terör örgütü propagandası yapmak'' suçlamasıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu tarafından dava açıldı. Bugün, İstanbul Çağlayan Adliyesi 33. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ilk duruşmasında Onur Emre savunmasını yaptı.

‘HALKIN GERÇEK BİLGİYE ULAŞMA HAKKI AĞIR BİR BASKI VE TEHDİT ALTINDA’

Türkiye'de basın özgürlüğü ve gazetecilik mesleğine yönelik baskıları gündeme getirme sorumlulukları olduğunu vurgulayan Onur Emre, “Bugün Türkiye'nin içinde bulunduğu siyasi koşullardan hareketle şunları söyleyebiliriz” diyerek şöyle devam etti:

“Basın özgürlüğü, gazetecilik mesleği ve halkın gerçek bilgiye ulaşma hakkı ağır bir baskı ve tehdit altındadır. Ne gözleri görmeyenler, ne kulakları duymayanlar, bunlar dahi ‘biz basına yönelik bu baskıların farkında değiliz’ diyemezler.

Bir yanda, iktidara yakın durduğu için, iktidarın politikalarını halkı manipüle ederek egemen hale getirmeye çalıştığı için, halkın değil zenginlerin çıkarlarına hizmet eden, eşitsiz ve düşmanlaştırıcı biçimde sözde haberler yapan ve bunun karşılığında devletten milyarlarca dolar ihaleler alan medya patronları var. Ve bu medya patronlarının arkasına dizilmiş sözde gazeteciler, iktidarın boyunduruğuna girmiş yandaş medya var.

Diğer yanda ise her türlü baskıya ve engellemeye rağmen, gazeteciliğin evrensel meslek ilkelerini korumaya çalışan, gerçekleri nesnel biçimde, çarpıtmadan, sansürlemeden halka ulaştırmaya çalışan, demokratik değerleri, insan hak ve hürriyetlerini korumaya çalışan, üstelik bir kısmı bugün cezaevinde olan gazeteciler var. Ben kendimi gerçek ve dürüst gazetecilik yapmayı ilke edinmiş bu kesimin bir parçası olarak, devrimci-sosyalist bir gazeteci olarak konumlandırmayı hedef edindim..

‘BENİM ŞAHSIMDA İLERİ HABER VE MUHALİF GAZETECİLİK YARGILANIYOR’

Kendi şahsında İleri Haber ve muhalif gazeteciliğin yargılandığını belirten Onur Emre, bu davanın ilk örneğiyle karşı karşıya olunmadığını söyledi. Bazı verileri aktaran Onur Emre, Adalet Bakanlığı'nın verilerine göre Türkiye'de geçtiğimiz yedi yılda yaklaşık 13 bin gazeteci hakim karşısına çıkarıldı. Üyesi olduğum Türkiye Gazeteciler Sendikası'nın verilerine göre ise, 79 gazeteci halen cezaevlerinde hapsedilmiş durumda. Bununla birlikte; 12 bin gazeteci işsizlikle mücadele ediyor. Basın sektörünün yüzde 95'i AKP iktidarı tarafından ele geçirilmiş durumda ve bu yüzde 95'lik yandaş medyada ülkenin siyasetçilerine, hukukçularına, sanatçılarına, aydınlarına yönelik tehditler ve hedef gösteren yayınlar hız kesmeden yapılıyor. Bu sözde basın organlarının gerçekleştirdiği hiçbir fiil suç sayılmıyor. Aynı haberi yapmış olsak dahi, iktidara yakın basın organları suçlanmazken muhalif basın hapis ve para cezalarına çarptırılıyor” ifadelerini kullandı.

‘İLERİ HABER’İN BASIN ALANINDA ONURLU BİR YERİ VAR’

Buraya kadar söylediklerinin bile bu yargılamanın siyasi anlamını, eşitsizliğini ve hukuk dışılığını gözler önüne sermeye yettiğini vurgulayan Onur Emre, şöyle devam etti: 

“2012 yılından beri gazetecilik yapıyorum, geçtiğimiz bir buçuk yılda milletvekili danışmanı olarak çalışıyorum ve öte yandan, yine gazetecilik faaliyetlerime elimden geldiğince devam etmeye gayret ediyorum. Gazetecilik yaptığım geçtiğimiz sekiz yılın bir yılında İleri Haber'de çalıştım.

İleri Haber sitesi, sol-sosyalist bir dünya görüşüne sahip, işçiden ve emekçiden yana, her türlü ezen-ezilen ilişkisini reddeden, yoksulların, işçilerin, kadınların, gençlerin haklı sesini kamuoyuna ulaştırmaya çalışan bir haber portalıdır. İleri Haber'in bu kimliği ve yayın politikası benim dünya görüşümle uyumlu olduğu için bu sitede çalışmayı kabul ettim. Bugüne kadar da bu yayın politikasından bir adım geri atmadığı için İleri Haber'in basın alanında onurlu bir yeri olduğuna inanıyorum.

‘HUKUKİ DEĞİL, SİYASİ SAİKLERLE YARGILANIYORUZ’

İddianamede İleri Haber'i suçlamaya konu yapılan haberlerin tamamı basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gereken haberlerdir. Demokratik ve çağdaş bir ülkede, basının ve hakikatten yana gazeteciliğin misyonu, halkın doğru ve gerçek habere ulaşma hakkını savunmak, bunun için mücadele vermek, bu görevini ifa etmektir. Gazetecilik mesleği, doğası gereği muhaliftir, öyle olmalıdır. Gazeteciler, egemen olana, üstün olana, güçlü olana değil; zayıf ve ihtiyaç sahibi olana, haklı ve meşru olana yakın durmalıdır. Dolayısıyla, dünyada da Türkiye'de de gerçek ve dürüst gazeteciliğin tanımı; ‘eşitsizliği ayakta tutmaya çalışan, özgürlükleri gasp eden iktidarlara karşı durmak’ şeklinde özetlenebilir. Bu tanımdan hareketle, bir gazeteci ben ve İleri Haber sitemiz olarak, misyonumuzu ve siyasi görüşümüzü iktidarların ve patronların belirlemesine asla izin vermedik ve bundan elbette pişman değiliz. Gerçek gazeteciliği, halkın doğru habere ulaşma hakkını savunduğumuz için ve iktidarın, egemen olan güçlerin istediği biçimde haberler yapmadığımız için yargılanmamız, hukuk çerçevesinde değil, ancak siyasi saiklerle açıklanır.

‘MİLYONLARCA EMEKÇİYE SALDIRI’

Bana ve benim şahsımda esas olarak İleri Haber'e açılan davalar, yaptığımız haberler dolayısıyla suçlu ilan edilmemiz, basın özgürlüğüne, gazetecilik mesleğine ve milyonlarca emekçiye yöneltilmiş bir saldırı, büyük bir haksızlık ve demokrasiye aykırı bir tutum olarak görülmelidir.”

‘YALAN VEYA UYDURMA HABER DEĞİL’

Savunmasının devamında, suçlama konusu yapılmış olanlar da dahil yaptıkları haberlerin hiçbirinin, yalan veya uydurma haberler olmadığını söyleyen Onur Emre, “Yandaş olanlar dahil, birçok haber sitesinde yer bulmuş, başka kaynaklardan alınmış ve kamuoyunun bir kesimi tarafından izlenen, önemsenen haberlerdir. Dolayısıyla basit ifadeyle her biri bir haberdir” dedi.

‘AKP’NİN KÜRT SORUNUNA DÖNÜK YAKLAŞIMININ DOĞRUDAN ETKİSİ VAR’

Onur Emre ayrıca, iddianamede yer verilen haberlerin suçlama konusu yapılmasının, AKP iktidarının Kürt sorununa dönük yaklaşımının da doğrudan etkisi altında olduğunu vurgularken, “İktidarın Kürt sorununda gerilimi düşürdüğü ve siyasi iklimin farklı olduğu zamanlarda yapılan kimi haberler o dönem araştırılmamış, soruşturulmamış, suçlama konusu yapılmamıştır. Üzerinden yıllar geçmiş ve AKP iktidarının Kürt sorununa karşı çözümsüzlüğü, saldırı politikalarını hayata geçirdiği bir tabloda suçlama konusu olarak karşımıza çıkarılmıştır. Hukuk, iktidar politikalarına ve siyasi atmosfere göre kullanılan bir sopaya dönüştürülmüştür. Siyasi iktidara yakın basın organları da, benim suç teşkil etmediğini düşündüğüm haberleri yapmış, örgüt yöneticileriyle röportajlar yayınlamış ancak bunlar kesinlikle yargı konusu yapılmamıştır. Muhalif basın söz konusu olduğunda ise bu haberler bir sindirme ve cezalandırma gerekçesine dönüştürülmeye çalışılmaktadır. Bu tablo açık seçik basına yönelik baskı ve tehdit demektir. Bu tablo açık seçik eşitsizliktir” ifadelerini kullandı.

Uluslararası gazetecilik ilkelerini göre, ayrımcılığı ve şiddeti propaganda etmeyen, insan hak ve hürriyetlerine aykırı olmayan her bilgi haber olarak değerlendirilebileceğini belirten Onur Emre, “İleri Haber'de çalıştığım bir yıl boyunca tüm diğer çalışan gazeteci arkadaşlarımla birlikte bu kurallara özen göstererek işimi yapmaya çalıştım. Görevimi başka birçok aksi örneğe karşın ilkeli ve dürüst biçimde yaptığım için yargılanmamı ve bilhassa İleri Haber'in yargılanmasını meşru görmüyorum. Ve bu davanın yok sayılması gerektiğini düşünüyorum” sözleriyle savunmasını tamamladı.

DAVA 13 TEMMUZ’A ERTELENDİ

Onur Emre’nin savunmasının ardından dava mahkeme tarafından 13 Temmuz’a ertelendi.