'Önce kriz nedeniyle asgari ücrette meydana gelen tahribat telafi edilmeli'

CHP Parti Sözcüsü Faik Öztrak, asgari ücret görüşmelerinin başladığını belirterek, "asgari ücret pazarlığına başlamadan önce bir defa asgari ücreti bu yeniden değerleme katsayısıyla artırarak, asgari ücret üzerinde 2019 yılında enflasyon, kriz nedeniyle meydana gelen tahribatı telafi etmek lazım. Ondan sonra pazarlığa başlamak lazım." dedi.



02-12-2019 17:15

CHP Sözcüsü ve Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak gündemdeki konulara ilişkin basın açıklamasında bulundu. Öztrak, belirlenecek asgari ücretle krizin meydana getirdiği tahribatı telafi etmek gerektiğini söyledi, değerleme katsayısı için vergi zamlarının esas alınması gerektiğine dikkat çekti.

'ASGARİ ÜCRET 2 BİN 578 LİRANIN ÜSTÜNDE OLMALI'

Ekonomiye dair açıklamalarında vergi zamlarına değinen Öztrak, "Devlet kendi aldığı vergilere yüzde 22,58 oranında zam yaptı. Niçin? Geçtiğimiz yıl uğradığı enflasyon kaybını telafi etmek için yaptı" diye konuştu. Asgari ücret belirlenirken de bu oranın esas alınması gerektiğine dikkat çeken Öztrak "Önce yüzde 22,5'lik kısmını koyacak onun üstüne de talebi artırmak için yüzde 5 kadar da ilave yapmalısınız. Bu da 2 bin 578'in biraz üstü oluyor" dedi.

'KRİZ NEDENİYLE OLUŞAN TAHRİBAT TELAFİ EDİLMELİ'

Bu seneki görüşmelerde 3 konfederasyonunun, birbirleriyle görüştükten sonra masaya oturmalarını önemsediklerini belirten Öztrak, asgari ücretteki zam oranı belirlenirlenirken kullanılması gereken değerleme katsayısını şöyle anlattı: "Biz CHP olarak bu konudaki düşüncelerimizi önce sayın Genel Başkanımız sonra bizler Türk-İş ziyaretimizde bir defa daha açıklamıştı. Devlet, kendi aldığı maktu belgelere, harçlara ve para cezalarına yüzde 22,58 oranında zam yaptı. Niçin? Geçtiğimiz yıl enflasyon nedeniyle uğradığı kaybı telafi etmek amacıyla yaptı. Dolayısıyla, bu oran 2019 yılındaki enflasyon kaybını telafi edecek oran, yani yeniden değerleme katsayısı. Bu nedenle asgari ücret pazarlığına başlamadan önce bir defa asgari ücreti bu yeniden değerleme katsayısıyla artırarak, asgari ücret üzerinde 2019 yılında enflasyon, kriz nedeniyle meydana gelen tahribatı telafi etmek lazım. Ondan sonra pazarlığa başlamak lazım. Aksi takdirde devletin alacağına ayrı, vereceğine ayrı enflasyon uygulaması gibi bir yaklaşımı kabul etmemiz mümkün olmaz."

Büyüme rakamları ve ekonominin diğer sorunları hakkında da konuşan Öztrak'ın açıklamlarından öne çıkanlar şöyle:

- "Ekonomik krizin son bir yılda 789 bin yurttaşımızı işinden ettiğini biliyoruz. İşsiz kalan her 100 kişiden 78'i en düşük maaş alan kesme mensup. Diğer taraftan bakınca bütçe açıklarının geldiği yer itibariyle bütçeyi desteklemek amacıyla harcanan kaynakların da sınırlandığını görüyoruz.

- "Krediye krediyle takla attırarak geldiğimiz noktada büyüme falan ortada yok. Bütün dünyanın kabul ettiği bir şey var. En kırılgan kesimlerin gelirlerini artırmanız lazım ki ekonomi canlansın."

BÜYÜME DEĞERLENDİRMESİ

- "Üçüncü çeyrekte yüzde 2 olan artışın üçüncü çeyrekte binde 4'e düştüğünü görüyoruz. Bu büyüme konusunda soru işaretlerine neden oluyor.

- "Büyümenin hem kalitesi hem de sürdürülebilirliği açısından önemli olan bir diğer husus, yatırımlar. Yatırım yapacaksınız ki iş imkanı verebilesiniz, ki milletin tenceresi dolsun. Bu yatırımda son beş çeyrektir daralıyor. "

- "Rakamlar, büyümenin istihdam yaratmadığını ortaya koyuyor. Bu büyüme işsizlere yaramıyor. Bu sadece İstanbul'ada parasını borsaya yatıran bir avuç yandaşa ve Londra'daki bir avuç insana yarıyor."

- "Albayrak, arkadaşına talimat verdi şunu 5 çıkar diye."

- "İş gücü ödemelerinin milli gelir içindeki payı yeni açıklanan rakamlara göre de düşmeye devam ediyor. Yani her yıl yaratılan pastadan çalışanlara daha az ödüyoruz."

- "Bir yıllık GSYH 734 milyar dolar olmuş. Bu rakam 2008 yılındaki GSYH'nın bile altında. Az gitmişiz uz gitmişiz Ak Parti döneminde 11 yıl geriye gitmişiz.Uyarıyoruz, artık aspirin tedavisinden vazgeçin. milletin derdine derman olacak tedbirleri alın."

'DELİ DUMRUL KÖPRÜSÜ DEYİN'

- "2020 bütçesinin görüşmeleri sona erdi. Şimdi artık genel Kurul'da tartışılacak. Ama çok ilginç bazı bakanlar için bu komisyon adeta günah çıkarma odasına dönüştürdü. Önce Sağlık Bakanı çıktı kamu hastanelerinin bütçe kaynaklarıyla yapılacağını söyledi. Bir de şehir hastanelerinin büyüklüğünden dolayı yönetim sıkıntısı yaşanabileceğini söyledi. Sonra Ulaştırma bakanı çıktı. Osmangazi Köprüsü'nde çok yüksek garanti parası verdik, kimse bunu ödeyemez, o yüzden bu parayı düştük diyor."

- "Derhal bu köprünün ismini değiştirin, buna deli dumrul köprüsü deyin. Geçenden 30, geçmeyenden döve döve 40 akçe."

- "Bir tarafta el kadar bebeğe tek taş yüzük takanlar, diğer tarafta ailesiyle birlikte canına kıyan vatandaşlar var. Milletimizi inim inim inliyor ama saray duymuyor."

KADIN CİNAYETLERİ

Öztrak'a kadın cinayetleri ile ilgili şu soru yöneltildi: "Eskişehir'den gelen kadın cinayeti. Adalet Bakanı'nın açıklaması var. Adalet bu sese kulağını kapatamaz" dedi. Bu açıklamayı nasıl değerlendirirsiniz?"

- "Defalarca 25 defa müracaat etmesine rağmen şiddete uğrayan bir kadının sesini duymayan bir devletle karşı karşıyayız. Yasa var. Hele en son öldürülen bu kadına sana zulmeden, şiddet uygulayan erkekle barış denmiş. Olacak iş mi. Bunun kanunen denmesi mümkün değil. Arkadaşlar burada bir zihniyet sorunu var. Kadınla erkeği eşit görmeyen bir zihniyet! Toplumu bu konuda yeniden eğitmek durumundayız. bu zihniyetle kadına şiddetle mücadele edilemez. Yasalar mevcut ama bunları uygulayacak zihniyet maalesef yönetimde yok."

'GENEL SEÇİMLERİ KAYBETME KORKUSU'

Millet ittifakı'nın belediyelerine kamu bankalarının kredi vermemesi hakkında soruyu da yanıtlayan Öztrak, "Kamu bankalarına muhalefet belediyelerine destek olmayın yönünde bir talimat verildiğini biliyoruz. Ama bizim büyükşehir belediyelerimiz de muhalefet belediyeleri olarak böyle bir ortamda milletin ihtiyaçlarına nasıl yanıt veririz diye önlem alıyorlar. Türkiye'de çok garip olaylar yaşanıyor. Adalet Ve kalkınma Partisi'nin Genel Başkanı İstanbul Belediyesi zor duruma düşsün diye yağmur yağmasın duasına çıkmış durumda. Yağmur yağmazsa görürsün diyor. Kim görecek? İstanbullu. Kendi bakanı döneminde İstanbul'un su sorununu 2071'e kadar çözdük bir beyanatları var. Açık söylüyorum, bu zihniyet önümüzdeki dönemde genel seçimleri kaybettirecektir. Şu anda gördüğümüz korku genel seçimleri kaybetme korkusudur" diye yanıt verdi.