Ölüm orucundaki Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek, duruşmasına çağrı yaptı

Silivri’de tutuklu bulunan ve 239 gündür ölüm orucunda olan Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek, 14 Şubat’taki duruşmalarına çağrı yaparak, ‘Sağlıktan öte; adalet ve özgürlük istiyorum’ dedi.



12-02-2020 13:59

Tutuklu bulunduğu Silivri 9 No’lu Kapalı Cezaevi’nde 199 gün sürdürdüğü açlık grevi eylemini ölüm orucuna çeviren ve eyleminin 239’uncu gününde olan Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek, eylemi ve sağlık durumuna ilişkin avukatları aracılığıyla mektup gönderdi.

Ölüm orucundaki Gökçek, 14 Şubat’taki duruşmalarına çağrı yaparak, ‘Sağlıktan öte; adalet ve özgürlük istiyorum’ dedi.

Gökçek’in 12 gün önce kaleme aldığı mektubu şöyle:

“Sevgili dostlar merhaba. Zorlu ve aynı zamanda direniş dolu bir süreçten geçiyoruz. Ocak ayını da bitirdik, 2020’den de bir ay geçti gitti. Bugün itibariyle de ölüm orucunda 227’nci gündeyim. Nasıl gidiyor diye soracak olursanız, ‘gayet iyi’ derim.

Sağlığımı merak ediyorsunuzdur, doğru zayıflıyorum, 46 kiloyum. Tabii ki normal insanlar gibi olamıyorum, daha çok dikkat edecek-dinlenecek bu durumun yaratacağı sorunların ortaya çıkmasını engellemeye çalışıyorum. Helin’i takip ediyorsunuzdur, kimi zaman onun yaşadığı gibi ayaklarımda yanma oluyor. Özellikle geceleri bu biraz uykusuzluk yaşamama sebep oluyor ama ciddi bir sorun yok şimdilik. Ayaktayım ve dikkat ediyorum kendime, bol bol dinleniyorum. Sizler için de sağlığımı olabildiğince kontrol altında tutmaya çalışıyorum. Diyorum ki beynimin içi sağlam olduktan sonra gerisi dert değil. Öyle ki ben ölüm orucundayım ve sağlıktan öte bir şeyler: ‘adalet ve özgürlük’ istiyorum!

Sevgili sanatçı, aydın, gazeteci, doktor, mühendis dostlarım, arkadaşlarım, büyüklerim, üstatlarım. Yoğun alakanızı, çabalarınızı takip ediyorum. Hepinize yürek dolusu teşekkür ediyorum. Kısa da olsa yazmak, yorgunluğunuza merhem olmak istedim, umarım olurum.

İnanın başaracağız, ben inanıyorum hem de çok inanıyorum. Bu umut ve inançla direniyorum ve sonuna kadar direneceğim. AKP faşizmine asla teslim olmayacağım. Yaşamımızı anlatacak bir kitap hazırlığındayız, ben anlatıyorum arkadaşlar yazıyor, yakında bitecek. Orada anlattıklarım, asıl olarak 2000 yılında üniversite ve aralıksız süren, halk sanatçılığına ve bugünlere uzanan devrimci faaliyetlerim.

20 yıl AKP’ye ve faşizme karşı mücadele etmişim. Onur duyarım bu 20 yıldan. Ne yaptıysam inşalar, halkım ve ülkem için yaptım. Ne benim ne Grup Yorum’un tarihine tek bir leke süremezler. Pir Sultan, Dadaloğlu, Mahsuni, Yılmaz Güney, Ruhi Su, Nazım Hikmet… Nicelerinden ne öğrendiysek onları hayata geçirdik. Bu onurlu tarihe asla ihanet etmedik. Sanat ve siyaset, hep iç içe ve bunu biz belirlemiyoruz. Gerçek bir sanatçı ülkesinin ve halkının yaşadıklarına sırt çevirmez hem sanatını yapar hem de onun için kavgaya girer, hem de en içine. Bunun için faşizm bizi suçlayamaz asla, yargılayamaz. Çok meşruyuz biz, güçlüyüz. Tarihin ve halkların karşısında ‘olması gerektiği yerde, olması gerektiği gibiyim’ diyorum. Bunları siz de bilin dedim, biliyorsunuz zaten ama ben yine de duyulsun istedim bir kez daha.

Uzattım mı? Bitireyim. Haydi diyorum, biraz daha yüklenelim biraz daha asılalım. 14 Şubat’ta ilk mahkememiz görülecek, tetikçi İstanbul 37’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde… Biz son sözümüzü baştan söyledik, içimiz rahat bizim. Bugün hukuka uygun olan tek şey, taleplerimizin karşılanmasıdır. Kimseden hak dilenmiyoruz, adaleti söke söke alacağız diyoruz.

Hepinizi mahkemeye bekliyorum, kalabalık bir şekilde. Ben mutlaka gelmeye çalışacağım, özel sağlık sorunum çıkmazsa o gün. Yüzlercenizi mahkeme salonunda görmek beni çok mutlu edecek.”

NE OLMUŞTU?

Grup Yorum üyeleri, tutuklu üyelerinin tahliye edilmesi, İçişleri Bakanlığı tarafından haklarında çıkarılan yakalama kararlarının kaldırılması, konser yasaklarının ve İdil Kültür Merkezi üzerindeki baskıların son bulması talebiyle önce açlık grevine başlamış, ardından eylemi ölüm orucuna dönüştürmüştü.

 Silivri 9 No’lu Kapalı Cezaevi’nde açlık grevi eylemini 199’uncu gününde ölüm orucuna çeviren İbrahim Gökçek’in eylemi 239’uncu gününde. Aynı taleple açlık grevinin 213’üncü gününde ölüm orucuna geçen Helin Bölek’in eylemi ise, 237’nci gününde.