Nükleer karşıtları yargılanıyor: ‘Hükümet karşı ses istemiyor’

Nükleer karşıtları yargılanıyor: ‘Hükümet karşı ses istemiyor’

NKP üyelerinin yargılandığı hukuksuz dava öncesi konuşan Avukat Sevim Küçük, “Hükümet ve sermaye hiç kimsenin sesinin çıkmasına fırsat vermek istemiyor, karşı ses istemiyor” dedi.

Ayşenur Önal

Japonya’da yaşanılan Fukuşima nükleer felaketinin yıl dönümünde Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde (NGS) basın açıklaması yapmak ve ölenleri anmak için havaya balon uçurmak isteyen Mersin Nükleer Karşıtı Platform (NKP) üyeleri güvenlik güçleri tarafından engellenmişti. Neden nükleere karşı olduklarını anlatmak isteyen NKP üyeleri eylemi yapamamalarına rağmen dava edildi. İlk duruşması 25 Ekim’de görülen dava 16 Kasım’a ertelendi.

Nükleer karşıtlarına karşı açılan bu hukuksuz dava öncesi konuşan nükleer karşıtı aktivisti Avukat Sevim Küçük, “Anayasamızda, uluslararası sözleşmelerde vatandaşın ve devletin, ‘Çevreyi koruma, geliştirme ve çevrenin kirlenmesini engelleme hakkı ve ödevi’ vardır. Bu bir sorumluluk aslında hem vatandaşa hem de devlete verilmiş bir sorumluluk aslında. Yani şimdi bu vatandaşlar çevrenin talan edilmesine, kirletilmesine, yok edilmesine yönelik herhangi bir görüşünü ileri sürmeye kalktığında dahi, aslında bunu yapmakla sorumlu olan devletin güvenlik güçleri tarafından engelleniyor. İşin içerisinde ciddi bir ironi ve çelişki var” ifadelerini kullandı.

‘ANAYASA VE ULUSLARARASI SÖZLEŞMELER YOK SAYILIYOR’

Nükleer karşıtı ya da çevre hakkı savunucusu olanların Anayasa’da ve uluslararası sözleşmelerde korunan haklarının engellendiğini kaydeden Küçük, “Burada illaki eylemde bulunmanıza gerek yok. Yaşanılan yalnızca bu değil. Bir arkadaşımız termik santrali için zeytin ağaçlarını kesen bir firmanın zeytin festivaline sponsor olmasına karşı protesto eden bilim insanı gözaltına alınıyor. Akşam gözaltına alındı, öğlene doğru serbest bırakıldı. Hükümet ve sermaye hiç kimsenin sesinin çıkmasına fırsat vermek istemiyor, karşı ses istemiyor” sözlerine yer verdi. Küçük, “Yarın mahkemede dava görülecek, biz de o mahkemede olacağız” şeklinde konuştu.

‘NÜKLEER KARŞITLARI DEĞİL, BU HUKUKSUZLUKLARA SEBEP OLANLAR YARGILANMALI’

Akkuyu NGS’nin ihale sürecinden inşasına kadar sık sık hak gaspları ile anıldığının altını çizen Küçük, “Başka hiçbir proje, ana konusu dışında bu kadar gündeme gelmiş midir, bilmiyorum. Biz de ısrarla bunlara vurgu yapıyoruz. 2-3 güne bir Akkuyu’da tüm hak ve özgürlükleri kısıtlayıcı haberler geliyor. Santralin ilk proje ihalesinden yapım sürecine kadar olaylı başladı ve o şekilde devam ediyor. Nükleer karşıtları değil, bu hukuksuzluklara sebep olanlar yargılanmalı” sözlerine yer verdi.

İşçilerin en insanı temel hak ve özgürlükler kısıtlandığını kaydeden Küçük, “Covid-19 sürecinde dahi işçilerin çalıştırılmaya devam ettirildiği yönünde, işçi ölümleri, işçilere yönelik şiddet ve işçilerin ücretlerinin ödenmemesine yönelik çok fazla haber gündeme geldi. Yani hiçbir hak ve özgürlük talebine tahammül edemiyorlar” şeklinde konuştu.

‘NÜKLEER SANTRALLER, DOĞA VE CANLI DÜŞMANIDIR’

İhalenin başından beri yeryüzünde hiçbir şekilde nükleere ihtiyaç bulunmadığını vurguladıklarını söyleyen Küçük, “Bir de şöyle bir handikap var: Türkiye’de nükleer enerji doğa dostu gibi gösterilmeye başlandı. ‘Daha farklı yerlere nükleer santral yapılabilir mi?’ konuşuluyor ve devlet bu konuşmalar sırasında bizden daha çevreci görünüyor. Bu da ayrı bir sıkıntı aslında. Nükleer enerji kesinlikle doğa dostu değildir, biz kesinlikle nükleer santral istemiyor. Nükleer santraller, doğa ve canlı düşmanıdır” sözlerine yer verdi.