Ne yapacağız bu kapitalizm belasını?

“Devrime Hazırlanmanın 50 Yolu” isimli kısımda reçete edilen birçok maddeye doğal bir itirazın yükseleceğini tahmin etmek mümkün. Zira okur da eline kalemi alsa; devrime giden 50 yola, 50 yol daha ekleyebilir. Neyse ki yazarla tartışılan, yazara itiraz edilen ve hatta yazarla kavga edilen kitapların sayısı gitgide azalırken, bu durumun kendisi özel olarak değerlidir.



14-10-2018 00:25

Şilan Geçgel

Sırrı Süreyya Önder'in 2007 yılında geniş kitlelerle buluşturduğu filmi Beynelmilel, 1982 yılında geçen komik olayları konu edinen bir film, izleyenler bilir.

Bir Güney kasabasında yaşayan halk, cuntanın bir silindir gibi insanların üstünden geçmesine alışmaya çalışır. Askeri yönetime ayak uydurmaya çalışan kasaba halkı ve bir müzik grubu üzerinden dönemin trajikomik olaylar yaşanırken, müzisyen baba Abuzer ve üniversiteye hazırlanan kızı Gülendam öyküsü bize ülkenin yakın döneminde yaşananlarına dair mizahi bir pencere açar.

Beynelmilel filminde baş karakter Gülendam’ın aşık olduğu üniversite öğrencisi Haydar, bir devrimcidir. Gülendam’ın Haydar’a ulaşmak için denediği çeşitli yollar, daha önce apolitik olan Gülendam’ın, Haydar’ın yardımıyla sosyalizmle tanıştırmasını da zorunlu kılar.

Haydar’ın kasabayı ziyarete gelecek olan cuntacılar için eylem arayışı ve hazırlıkları son sürat devam ederken;

“Cunta 3 ay sonra kendiliğinden gidecekse eylem yapmaya ne gerek var Haydar?”  diyen Gülendam’a sosyalizmi anlatmak için eline “Kadınlar ve Sosyalizm” kitabını tutuşturan Haydar, film boyunca gülerek, eğlenerek, anlatarak Gülendam’ı dönüştürmeye başlar…

Bazı durumlarda ‘çok ciddi meselelerin’ mizahi bir dille ele alınması; meseleyi hep daha kavratıcı, daha anlaşılır, daha tanıdık kılmaya sebep olabilir. Kitaplar yazılsa sayfalarca tutacak, muhtemelen hayalimizde kara-kalın ciltler canlanacak bazı meseleler öze inildiğinde daha verimli öğrenilebilir.

Ekonomik kriz, sendikal örgütlenme, işten çıkarma ve grev haberleriyle geçiyorken bugünlerimiz Yordam Kitap, geçtiğimiz ay “Kapitalizm Ölmeli” isimli kitabını çıkardı. Yazar Stephanie McMillan, kapitalizme giriş niyetine çizgili, eğlenceli, militan bir kitap yazmış.

Üstelik uzun yıllardır siyasi karikatürist olarak çalışan yazar, “Kapitalizm Ölmeli” isimli kitabını yazarken tek amacının devrim olduğunu daha kitabın giriş kısmında okurla açıklıkla paylaşıyor.

“Kapitalizm Ölmeli” dışında altı kitabı daha olan yazar McMillan, kendini antikapitalist ve antiemperyalist olarak tanımlıyor. Hayatını da bu konuda faaliyetler yapan çeşitli kuruluşlara vakfetmiş olduğu biliniyor.

Hepimize aşina gelen birçok tanımın yeniden ve karikatürize edilerek anlatımı sayesinde kitap, kapitalizm gibi sevimsiz bir konunun bile eğlenceli okunmasını ve daha anlaşılır kılınmasını sağlamış diyebiliriz. Kitabı okurken aklımıza sıklıkla Beynelmilel filminin gelmesi muhtemelen bu sebepten.

Sonuç kısmı da dahil olmak üzere toplam dört bölümden oluşan kitapta, önce bazı tanımların ve güncel değerlendirmelerin yapılıp, sonrasında esas konunun ele alındığı bir anlatım yoluna gidilmiş. Neredeyse her başlık ve anlatım için de ayrıca bir çizim kendine yer bulmuş sayfalarda.

İlk bölümde düşmanını tanı diyerek okura merhaba diyen McMillan’ın belki de okurun en çok dikkatini çekeceği ‘hepimiz orta sınıfız değil mi’ meselesine kinayeli bir giriş yapıyor.

‘Orta sınıf’ kavramının öne çıkarılması, burjuvazinin kapitalizmin doğasında var olan sınıfsal kutuplaşmayı (ve sınıfların varlığını) inkar etmek amacıyla gerçekleştirdiği ideolojik bir saldırıdır.” diyor McMillan ve ekliyor:  “Amaçları kendi sınıfsal egemenliklerini görünmezleştirerek pekiştirmektir. ‘Orta sınıf’ miti, sınıf mücadelesini ortadan kaldırır.”

Yine birinci bölümde kapitalizmin biçimleri, kapitalizmde sınıfların temel yapısı nedir gibi başlıklarda detaylara inerek okuru öncelikle tanımlara ‘doyuruyor’.  ‘Kimdir bu küçük burjuvazi ?’ derseniz, ona da yanıt var kitabımızda.

Kapitalizmin yapısı ele alınırken yazar, vurguyu ün temel noktaya yapıyor. Farklı krizlerin birbirine yakınlaştığı bir dönemi tasvir eder yazar, bu dönemleri şöyle sıralıyor; aşırı üretim krizi, mali istikrarsızlık ve ekolojik yıkım.

İkinci bölümde kapitalizmin kendiliğinden yenilip gitmeyeceğini, bir gücün (işçiler ve proletaryanın) kapitalizmi yenmek için adım atması gerekliliğinin altı çiziliyor. Tespitleri aşan bir tarzla ne yapmalı sorusu bu bölümde kendine hayat buluyor.

Antikapitalist mücadele için tekil bir çabanın işe yaramayacağını da paylaşan yazar McMillan; örgüt, örgütçülük, politik hat gibi meseleleri detaylandırarak okura bazı önermeler sunuyor.

Bazı kısımlarda yazar McMillan’ın ‘aceleci ve kestirme kalemi’ okuru huzursuz edebilir. İkinci seçeneğe müsaade etmeyen net ifadeler okura -çizilen ve önerilen çerçevenin dışına çıkmama- mesajı verebilir.

Özellikle ‘Devrime Hazırlanmanın 50 Yolu’ isimli kısımda reçete edilen birçok maddeye doğal bir itirazın yükseleceğini tahmin etmek mümkün. Zira okur da eline kalemi alsa, devrime giden 50 yola 50 yol daha ekleyebilir.

Neyse ki yazarla tartışılan, yazara itiraz edilen ve hatta yazarla kavga edilen kitapların sayısı gitgide azalırken, bu kavga etme halinin kendisi özel olarak değerlidir.

Yazar McMillan, kişisel hayatında da yürüttüğü bir arayışı, geniş bir okur kitlesiyle paylaşıyor. Okuru bir anlamda tartışma masasına davet ediyor.

Kapitalizm Ölmeli mi?  Evet.

Peki ama nasıl?

 

KÜNYE

Yordam Kitap - Kapitalizm Ölmeli - Stephanie McMillian -

240 sayfa - Çeviri: Deniz Eren İnan, Ali Mert