'Mülakatın bağımsız olması sağlanmalıdır'

Yargıçlar Sendikası mülakatlar üzerinden sürdürülen kadrolaşmaya tepki göstererek “Şeffaflığı tartışılır olan bir sınavla mesleğe kabul edilenler dönemin yargıç ve cumhuriyet savcısı damgasını yemekten asla kurtulamayacaklar” dedi.



05-08-2019 17:09

Yargıçlar Sendikası Hakimlik ve Savcılık Mülakat Sınavlarıyla ilgili yazılı açıklamada bulundu. Açıklamada mülakatların bağımsız olması gerektiği vurgusu yapılırken, “Ele geçirilen yargı kimseye fayda sağlamayacağı gibi her iktidar değiştiğinde başka başka siyasi görüşlerin ele geçirmesine açık bir hal alacak ve bu hal değişmeyecektir. Bağımsız ve tarafsız yargının inşasına sınavlardan başlanmalıdır” denildi.

Açıklamanın tamamı şu şekilde:

"Hâkimlik ve savcılık mülakat sınavları üzerine kamuoyu açıklamamızdır.

Bir kaç ay önce Adalet Bakanlığı tarafından “Yargı Reformu Stratejisi” başlıklı bir duyuru yapılmıştır. Bu duyuruda amaçlanan hedefin adalete erişim ve yargının bağımsızlığı ile şeffaflığının sağlanması olduğu açıklanmıştır. Görünüş itibari ile herkesimi memnun eden bir açıklamadır.

‘BİR KEZ DAHA SÖYLENİLEN VE YAPILAN ÖRTÜŞMEDİ’

Ancak ne yazık ki hâkimlik ve cumhuriyet savcılığı mesleğine giriş için yıllardan beri uygulanan mülakat sınavında bir kez daha söylenilen ile yapılanın örtüşmediği ortaya çıkmıştır.
Hakim ve cumhuriyet savcısı olabilmek için sınavlara giren binlerce kişi, daha mesleğe girerken adaletsizlikle, kayırmayla, taraftarlıkla, cemaat mensubiyeti olmakla bu sınavda başarılı sayılacağı bir ön bilgisi ile karşı karşıya kalmaktadır. Bu dahi bir hukuk devletinde asla ve asla olmaması gereken bir durumdur.

Adalet hepimizin oksijen kaynağıdır. Kaynağımızı bitirdiğimizde hukuk devleti olma hayali boşa çıkacak, yargı reformu söylemlerinin laf-ı güzaf olduğu bir kez daha anlaşılacaktır.

‘HESAP VERECEKLER’

Hâkimlik ve cumhuriyet savcılığı sınavlarında mülakat yapılmasının gerekli olduğu kabulümüzdür. Bu mülakatın, bağımsız, içerisinde sosyolog, psikolog, iletişim uzmanı, uygulamadan yargıç ve cumhuriyet savcısı ile hukuk fakültesi mezunu bir akademisyenin bulunduğu bir kurul tarafından kamera kaydı ile kayıt altına alınarak gerçekleştirilmesi, kazananın ve kaybedenin, nedenini bildiği ve sonucunu kabullendiği bir sınav şeklinde olması sağlanmalıdır.

Aksi halde bu şekilde mesleğe girişte şeffaflığı tartışılır olan bir sınavla mesleğe kabul edilenler dönemin yargıç ve cumhuriyet savcısı damgasını yemekten asla kurtulamayacaklar, verdikleri her karar da tartışılır olacaktır.

Unutulmasın ki sınavları yapanlar da adam kayırmacılıkla suçlanacak ve hesap vermekten kurtulamayacaklardır.

‘BAĞIMSIZ TARAFSIZ YARGI HAYAL DEĞİL’

Hâkimlerin statüsü hakkında Avrupa şartında genel hükümler kısmının 1.3 maddesinde; Seçimi, işe alınmayı, atamayı, mesleki ilerlemeyi veya bir hâkimin görevinin sona ermesini etkileyen her karar bakımından en azından yarısı hâkimler tarafından yargının en geniş şekilde katılımını sağlayacak şekilde seçilmiş olan hâkimlerden oluşan ve yürütmeye ve yasamaya karşı bağımsız bir otorite öngörmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti devleti de bu şartlara uyarak mesleğe alım da dâhil olmak üzere gereğini yerine getirmek zorundadır.

Bağımsız ve tarafsız yargı hayal değildir. Türkiye Cumhuriyeti yargısını özlenir olmaktan çıkarmak ve hukuk devletinde her kuralı ile sağlıklı işleyen bir yargıya kavuşturmak hepimizin ortak gayesi olmak zorundadır. Siyasi iktidarın dahi o yargıya ihtiyacı vardır. Ele geçirilen yargı kimseye fayda sağlamayacağı gibi her iktidar değiştiğinde başka başka siyasi görüşlerin ele geçirmesine açık bir hal alacak ve bu hal değişmeyecektir.

Yapmamız gereken söylediklerimiz ile yaptıklarımızın buluşmasına, örtüşmesine izin vermektir.

Bağımsız ve tarafsız yargının inşasına sınavlardan başlanması gerekliliğini, hukuk devleti olmanın sorumluluklarının yerine getirilmesini, aksi her uygulamanın adalet sistemimizi enkaza çevireceğini hatırlatıyoruz."