Mühendisler, kendilerine 'takozcu' diyen Bakan Kurum'a yanıt verdi: 'Kanal İstanbul'u gelin kamuoyu önünde tartışalım'

“Bakan Kurum`un sözleri kabul edilemez ve gerçeklerden uzaktır” diyen Yüzgeç, Kurum ve ÇED Raporu'nu hazırladığı söylenen 200'den fazla 'bilim insanı'nı kamuoyu önünde tartışmaya çağırdı.



05-04-2021 14:34

İleri Haber

Kanal İstanbul’a ilişkin Bakan Kurum’un “takozcu odalar” sözlerine İMO Başkanı Taner Yüzgeç tarafından verilen yanıtta, Bizim terazimizin ibresi her zaman bilim ve ülke yararını gösterir. Bizler haklı çıkmaktan usandık fakat iktidar sahipleri haksız ithamlarından usanmadılar” ifadeleri kullanıldı.

104 emekli amiralin ‘Montrö Sözleşmesi’ bildirisine ilişkin sosyal medya hesabından bir açıklama yapan Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, bildiriyi yayımlayan emekli askerlere tepki göstermiş ve Kanal İstanbul'u yapacaklarını, buna şimdi her zamankinden daha çok inandıklarını söylemişti.

Kurum, açıklamasında Kanal İstanbul’u “doğa ve toplum düşmanı” bir proje olarak nitelendirip karşı çıkan meslek odalarına ilişkin ise “Bugün, 'ya kanal ya İstanbul' diyenlerle, ÇED Raporu'nu okumadan televizyonlarda ahkam kesenlerle, Gezi sürecinde hadsizce hükümetimizden tüm dev projelerin durdurulmasını isteyenler, Türkiye'nin tüm projelerine itiraz eden takozcu odalar ve birliklerle, bu ülkedeki her hayra fren olmaya çalışan kör ve sağır muhalefet anlayışı, bundan 1 yıl önce Kanal İstanbul'a dair millet iradesini yok sayan açıklamalarıyla ortaya çıkan 126 emekli büyükelçinin sözleriyle, dün gece yarısı, Kanal İstanbul'u bahane edip, zihinlerindeki antidemokratik kalıntıları izhar eden darbeci bildiriye imza atan 103 emekli amiralin kullandığı ifadeler ne kadar da birbirlerine benzemektedir” ifadelerini kullanmıştı.

İNŞAAT MÜHENDİSLERİNDEN KURUM’A YANIT

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Başkanı Taner Yüzgeç, Kurum’un ithamlarına yanıt verdi. “Bakan Kurum`un sözleri kabul edilemez ve gerçeklerden uzaktır” diyen Yüzgeç, kendilerinin Anayasanın 135. Maddesi ve 6235 sayılı yasanın yüklediği misyon gereği, mesleğin halk yararına ve genel menfaatlerin gözetilerek yürütülmesi sorumluluğunu almış bir kurum olduğunu söyledi. Yüzgeç, “Toplum yararını gözetmek bizler için sadece mesleki-örgütsel değil aynı zamanda vicdani ve ahlaki bir sorumluluktur” ifadelerini kullandı.

‘BİZİM TERAZİMİZ HER ZAMAN BİLİM VE ÜLKE YARARINI GÖSTERİR’

Projeleri devliğine veya cüceliğine göre değil, faydasına veya zararına göre değerlendirdiklerinin altını çizen Yüzgeç, sözlerine şöyle devam etti:

Bizler bu projelerin doğaya, topluma, kentlere ve ülkeye katkısına bakarız. Verebileceği hasarları değerlendiririz. Bizim terazimizin ibresi her zaman bilim ve ülke yararını gösterir.  Bizler haklı çıkmaktan usandık fakat iktidar sahipleri haksız ithamlarından usanmadılar. Bizler, siyasetçilerin de doğru kararlar alması için çabalamaktayız. Gün gelip de, Sn. Cumhurbaşkanının ifade ettiği gibi "biz bu kente ihanet ettik" dememeleri için mücadele ediyoruz. Bizler Kamu Özel İşbirliği kapsamında yapılan "dev projelerin" sonucunda, dünyada başka örneği olmayan ve havayolu ulaşımından bile pahalı otoyolları konuşuyoruz. Yine gün gelip de bundan sonra "Kamu Özel İşbirliği Projeleri için Kanun çıkaracağız" denmemesi için uyarıyoruz.

Bizler, ülkenin önündeki en büyük sorunlardan biri olan Deprem konusunda somut adımlar atılmasını, kısıtlı olan kamu kaynaklarının doğru kullanılmasını ve İstanbul için depreme odaklanılmasını talep ediyorken, Kanal İstanbul projesinin konuşuluyor olmasından mesleğimiz adına hicap duyuyoruz.

BAKANA ÇAĞRI: 'KAMUOYU ÖNÜNDE TARTIŞALIM'

Açıklamasında Kanal İstanbul hakkındaki tespit ve değerlendirmelerini bir kez daha yineleyen Yüzgeç, “Sayın Bakan Kurum`u ve ÇED Raporunu hazırladığı söylenen 200’ün üzerindeki bilim insanını kamuoyu önünde tartışmaya çağırıyoruz. Bu tür projeler hamasetle değil, bilim ve tekniğin ışığında değerlendirilebilir” şeklinde konuştu.