Milletvekillerinin Saray'a sorduğu soruların yarısından fazlası yanıtsız kaldı

AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yetkilerinin artmasıyla, milletvekilleri soru önergelerinin büyük bir bölümünü Cumhurbaşkanlığı’na yöneltmeye başladı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın yanıtlaması istemiyle milletvekillerince verilen 6 bin 35 önergeden 3 bin 38 önergeye yanıt verilmedi.



21-03-2020 11:08

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçişle birlikte AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yetkilerinin artmasıyla, milletvekilleri soru önergelerinin büyük bir bölümünü Cumhurbaşkanlığı’na yöneltmeye başladı. Ancak Saray'a sorulan soru önergelerinin yarısından fazlası yanıtsız kaldı.

CHP Muğla Milletvekili Mürsel Alban, TBMM Başkanı Mustafa Şentop’un yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi. Önergede, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın yanıtlaması istemiyle kaç soru önergesi verildiği, bunlardan kaçının yanıtlandığı, kaçının yanıtlanmadığı hakkında bilgi istedi. Önergeye Şentop adına TBMM Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç yanıt verdi.

3 BİN 38 ÖNERGE YANITLANMADI

Yanıta göre 27. Yasama Döneminde Oktay’ın yanıtlaması istemiyle toplam 6 bin 35 soru önergesi verildi. Bu önergelerden 6 bin 13’ü yanıtlanması için gönderildi. Havale yazısı imzada olan 22 önerge bulunuyor. Önergelerden 828’i süresi içerisinde yanıtlandı. 2 bin 74’üne ise süresi geçtikten sonra yanıt verildi. Milletvekilleri tarafından Oktay’a yöneltilen 3 bin 38 önergeye ise yanıt verilmedi.

Bilgiç’in verdiği yanıtta, mart itibarıyla önergelerin büyük bir bölümünün süresi içinde yanıtlanmadığı da ortaya çıktı. Yanıtta şöyle denildi:

“12 Mart 2020 tarihi itibariyle Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’a yöneltilen soru önergelerinden 5 bin 112’si süresi içinde cevaplandırılmadığı için genel kâğıtlar listesinde ilan edilmiş olup bunların 2 bin 74’ü süresi geçtikten sonra cevaplandırılmıştır.”

Yanıtı değerlendiren CHP’li Alban şunları söyledi: “Siyasal iktidarların hesap verebilirlik, şeffaflık ilkesi AKP iktidarları tarafından yok edildi. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçerken ‘güçlü meclis, güçlü hükümet’ söyleminde bulunanlar, Meclis’in gücünü kırmışlardır. Güçlü bir yasama organının var olmaması için ellerinden geleni yapmaktadırlar.”