Mersin’de 3 sağlık emekçisini darp eden fail hala yakalanmadı: 'AKP’nin çıkardığı yasa kadük!'

Mersin’de hasta yakınları tarafından darp edilen 3 sağlık emekçisi yapılanı kabul etmeyen vatandaşlar “Artık yeter!” dedi. Sağlık Bakanlığının şiddeti kışkırtan sözlerine son vermesi çağrısı yapan Mersin Tabip Odası Başkanı Mehmet Antmen, “AKP’nin çıkardığı ‘Sağlıkta Şiddet Yasası’ kadük bir yasa. TTB’nin önerdiği maddeler dikkate alınmadan kadük bir yasa olarak çıkarılmıştır” dedi.



26-08-2021 14:28
Ayşenur Önal - Mersin

Mersin'in merkez Mezitli ilçesinde özel bir hastanede 24 gündür yoğun bakımda tedavi gören Covid-19 hastasının yaşamını yitirmesinin ardından hasta yakınları sağlık emekçilerine saldırmıştı. 24 Ağustos gecesi yaşanılan olayın ardından sağlık emekçileri şikayetçi olsa da hasta yakınları kaçtı ve hala yakalanamadı.

Günden güne artan sağlıkta şiddete tepki gösteren sağlık emekçileri olayın yaşandığı hastane önünde toplandı. Mersin Tabip Odası Başkanı Mehmet Antmen’in yaptığı açıklamaya; Türk Tabipler Birliği (TTB) ikinci Başkanı Dr. Ali İhsan Ökten, Mersin Eczacı Odası, Eğitim-Sen, VKD, İnsan Hakları Derneği (İHD), Türkiye İşçi Partisi (TİP) ve hastane çalışanları destek verdi. Sağlık alanının yıllardır kanayan yarasına acilen çözüm bekleyen emekçiler ve destekçiler, “Artık yeter” dedi.

Yaşanılan olayla ilgili basın açıklamasını okuyan Antmen, “Sağlıkta şiddete de göz yumanlara da artık yeter!” diyerek, “Pandeminin getirdiği ağır yük nedeniyle daha da görünür hale gelmektedir. Ülkedeki cezasızlıkla el ele yürüyen şiddet iklimi, saldırganların pervasızlığını daha da artırmaktadır” sözleriyle konuşmasına başladı.

‘SALDIRILARIN SEBEBİ, CEZALARIN ETKİSİZLİĞİ’

Olayı anlatan Antmen şu ifadelere yer verdi:

“Şu an açıklamayı yapmakta olduğumuz Ortadoğu Hastanesi’nde 24 Ağustos 2021 günü, Saat 19:30 civarında ölen bir hasta gerekçe gösterilerek bir uzman doktor arkadaşımıza ve iki hemşireye görevleri başında iken kalabalık bir grup tarafından saldırı yaşanmıştır. Bu saldırganların, hastaları hastaneye geldikleri andan itibaren çalışanlara tehditler savurdukları, hastaları öldükten sonra da bu tehditlerini fiziksel şiddet ve hakaret ile sürdürdükleri görülmüştür.

Mersin Tabip Odası ve Türk Tabipleri Birliği olarak bu saldırıların hız kesmeden devam edebilmesinde cezasızlığın etkisini yıllardır vurguluyoruz. Sağlıkta şiddet olaylarının böylesi yoğun yaşandığı tam da bu günlerde İzmir’deki genç bir meslektaşımızı boynundan jiletle yaralayan failin hapis cezası ise ‘neden en üst sınırdan ceza verildiği’ sorgulanarak istinaf mahkemesi tarafından bozulmuştur.

Son bir ayda basına yansımayan ancak meslek örgütümüzle paylaşılan daha onlarca sağlıkta şiddet vakası yaşanmış, sağlık emekçileri kendilerini güvende hissetmedikleri koşullarda çalışmak zorunda bırakılmışlardır. Sağlıkta şiddetle mücadele için gerçekçi bir yasal düzenleme yapılması bir yana, yargı yetersiz de olsa mevcut yasal düzenlemeyi dahi uygulayamamaktadır.”

‘TTB OLARAK TÜM UYARILARIMIZA İKTİDAR KULAK TIKADI’

17 Nisan 2012’nin Sağlıkta Şiddete Karşı Mücadele Günü ilan edildiğini hatırlatan Antmen, “O günden beri geçen dokuz yıl boyunca TTB olarak yaptığımız tüm uyarılara ve önerilere maalesef mevcut iktidar kulak tıkadı ve bizler görevimiz başında fiziksel ve sözel şiddete maruz kalmaya devam ettik. Şiddetin münferit olmadığını bilakis açık bir biçimde politik ve toplumsal bir olgu olduğunu ülkeyi yönetenler de gayet iyi biliyor. Bu nedenle bugün, sağlık ortamı da tıpkı toplumun tüm parçaları gibi bir şiddet sarmalındadır. Mevcut iktidar politikalarının sağlıkta şiddeti önlemek yerine şiddeti körükleyen, kışkırtan bir hal aldığını artık kabul etmelidir.

Sağlıkta şiddet olgusuna, sadece mevcut cezalarla çözüm bulabilmek imkansızdır. Sağlıkta şiddetin; sağlık çalışanlarının köleleştirilmesi için kendilerine uygulanan bir araç olduğu bilinmelidir. Kamusal alanda uzun süredir devam eden özelleştirmelerin ve hastaları ‘müşteri’ olarak görme anlayışının; sağlık çalışanlarının güvenli çalışma ortamlarının olmamasının, bulunduğumuz ekonomik ve siyasi ortamın; ülkemizde, yöneticiler düzeyinde dahi normalleştirilen şiddet ve nefret söylemlerinin; Türkiye’de adalete duyulan güvensizliğin etkilerini de görerek, bütünlüklü bir mücadele yapılmalıdır” dedi.

‘AKP’NİN ÇIKARDIĞI SAĞLIKTA ŞİDDET YASASI KADÜK BİR YASADIR’

AKP’nin çıkardığı ‘Sağlıkta Şiddet Yasası’nın kadük bir yasa olarak çıkarıldığını kaydeden Antmen, “TTB’nin önerdiği maddeler dikkate alınmadan kadük bir yasa olarak çıkarılmıştır. Yasanın çıkarılmasından bugüne kadar geçen sürede sağlık çalışanlarına yönelik saldırıların arttığını ve yasanın caydırıcı olmadığını görmekteyiz. Sağlık Bakanlığı ve tüm yetkililerin görevi; sağlıkta şiddet olaylarından sonra mesaj atmak değil, sağlıkta şiddeti önlemektir.

Covid-19 sürecinin yönetilememesi, salgın yerine algı yönetilmesi ise sağlık alanının durumunu şiddet de dahil olmak üzere daha da kötüleştirmiştir. Geldiğimiz noktada meslektaşlarımızı hem pandemi koşulları hem de giderek artan şiddet ortamında kaybediyoruz ve artık hiçbir arkadaşımızı kaybetmeye tahammülümüz kalmadığını bir kez daha vurguluyoruz.

‘SAĞLIK BAKANLIĞI SAĞLIKTA ŞİDDETİ KIŞKIRTAN SÖYLEMLERDEN VAZGEÇMELİ’

Sağlık Bakanlığı’nı sağlıkta şiddeti görmezden gelen, kışkırtan söylem ve politikalardan vazgeçmeye; etkin bir sağlıkta şiddet politikası için TTB ve sağlık emek örgütleriyle birlikte hareket etmeye; onların talep ve önerilerini dinlemeye davet eden Antmen, sözlerini şöyle sonlandırdı:

“Mersin Tabip Odası olarak saldırıya uğrayan arkadaşlarımıza ve Ortadoğu Hastanesi çalışanlarına bir kez daha geçmiş olsun diyor, sağlıkta şiddetin sona ermesi için her koşulda, bütün gücümüzle meslektaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğimizi kamuoyunun bilgilerine sunuyoruz.”