Memur-Sen İstanbul Sözlemesi'ni hedef aldı: Şiddetin sebebi İstanbul Sözleşmesi'ni savunanlar

Memur-Sen Kadınlar Komisyonu, İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunla ilgili hazırladığı raporunda, erkek şiddetinin artmasının sözleşmeyi savunanlardan kaynaklandığını ifade etti.



29-08-2020 11:36

Memur-Sen Kadınlar Komisyonu İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunla ilgili bir rapor hazırladı. Sözleşme’nin bilimsel dayanaklardan uzak ve “toplumsal cinsiyet ideolojisinin” etkisinde olduğu bildirilen raporda, erkek şiddetinin artmasının da sözleşmeyi savunanlardan kaynaklandığı ifade ediliyor.

‘EN BÜYÜK ENGEL SÖZLEŞMEYİ KOŞULSUZ SAVUNANLAR’

Memur-Sen Genel Merkezi'nde konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Kadın Komisyonu Başkanı Sıdıka Aydın “İstanbul Sözleşmesinin şiddetle mücadelede ön kabullerinden parametrelerine değin birçok hususta sorun çözmek yerine, yeni sorunların üretme potansiyelini belirtmemiz gerekiyor” dedi.

Sözleşmenin sağlıklı bir biçimde tartışılmasının önündeki en büyük engelin sözleşmeyi koşulsuz savunanlar olduğunu söyleyen Aydın, “En büyük engel Sözleşmeyi dogmalaştıran, tabulaştıran, sloganlaştıran kesimlerdir. Sözleşmeyi koşulsuz savunan ve bunu politik bir kimlik olarak öne çıkaranlar, sözleşme aleyhinde görüş bildirenleri şiddeti makul görmekle, itham etmektedir. Biz, tüm bu zaaflara rağmen, uluslararası bir sözleşmenin ülke gündeminde içerik itibarı ile tartışılmaya başlanmasını olumlu ve gerekli görüyoruz” ifadelerini kullandı.

‘SÖZLEŞME MARJİNAL GÖRÜŞLERİN ETKİSİNDE’

Sözleşme’nin din, gelenek, aile, cinsiyet gibi pek çok konuda marjinal görüşlerin etkisinde olduğu ve alternatif görüşleri baskılamak için kullanıldığının ifade edildiği raporda, 6284 sayılı Kanun’un ise insaflı bir sosyolojik okumaya dayanmadığı; ideoloji bakışın eseri olduğu için, toplumsal dokumuzla uyumsuz olduğu söyleniyor.

'EŞCİNSELLİĞİ OLAĞANLAŞTIRIYOR'

Memur-Sen'in raporunda sözleşmenin eşcinselliği 'olağanlaştırdığı' vurgulanırken, “Kadına şiddetle hiçbir ilişkisi olmadığı halde eşcinsellik, içeriğine yerleştirildiği Sözleşme’nin etki gücü sayesinde meşrulaşmakta ve dokunulmazlık kazanmaktadır. Bu durum, feminist ideoloji içerisinde yaygınlaştırılan eşcinselliğin planlı ve aşamalı olarak meşrulaştırılması ile ilgilidir” ifadeleri yer alıyor.