Meclis neden tatil edildi? | Erkan Baş: Skandal ve felaketlerin ortasında Saray yapma kararı almaktan korktular

TİP Genel Başkanı Erkan Baş, yaşanan felaketlerin ardından Meclis'in tatil edilmesinin gerekçesinin, Erdoğan’ın Ahlat Sarayı'nın görüşülmesinin gündem olması ve deprem ile sonrasında ortaya çıkan skandallarla çakışmasından duyulan rahatsızlık olduğunu ifade etti.



06-02-2020 08:06

İleri Haber

Meclis, Erdoğan’ın Ahlat Sarayı'nın görüşülmesinin arefesinde, Van Bahçesaray çığ felaketi ve Sabiha Gökçen’deki uçak kazası gerekçe gösterilerek çalışmalarını yarıda bıraktı. TİP Genel Başkanı Erkan Baş, AKP’nin bu karardaki ‘uyanıklığı’na vurgu yaparak “Deprem ve sonrasında ortaya çıkan skandallarla çakışmasından ve gündem olmasından rahatsızlık duyduklarını hissediyoruz” dedi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), Van Bahçesaray çığ felaketi ve Sabiha Gökçen’deki uçak kazası gerekçe gösterilerek tüm parti gruplarının ortak kararıyla çalışmalarını yarıda bıraktı. Meclis’te yarın AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ahlat’ta inşa ettireceği saray ile ilgili görüşmelerin yapılması bekleniyordu. 

AKP’LİLER AHLAT SARAYI’NI GÖRÜŞMEKTEN ÇEKİNDİ Mİ?

Bu kararın ardından çarpıcı bir noktaya dikkat çeken Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Erkan Baş, çalışmaların yarıda kalmasına rağmen geçen hafta yaşanan depremin ardından gündeme getirdiği Ahlat’taki Cumhurbaşkanlığı Sarayı ile ilgili kaçak inşaata yasal kılıf giydirme amaçlı kanun teklifinin halen Genel Kurul gündeminde olduğunu vurguladı.

“Geçen hafta, kamuoyu tepkisinin dinmesi için çalışmaları ağırdan alıp bu haftaya sarkıtmışlardı. Ancak şu anda da aynı kaygıyı taşıdıkları için başka örneklerde gördüğümüz gibi 'kararlılıkla' değil de deyim yerindeyse 'uyanıkça' hareket ettiklerini söyleyebiliriz” diyen Erkan Baş, şu çarpıcı ifadeleri kullandı:

“Tam bu yasayı aradan çıkarıp, kendilerince sorunu çözecekken deprem ve sonrasında ortaya çıkan skandallarla çakışmasından ve gündem olmasından rahatsızlık duyduklarını hissediyoruz. Geçen hafta, kamuoyu tepkisinin dinmesi için çalışmaları ağırdan alıp bu haftaya sarkıtmışlardı. Ancak şu anda da aynı kaygıyı taşıdıkları için başka örneklerde gördüğümüz gibi ‘kararlılıkla’ değil de deyim yerindeyse ‘uyanıkça’ hareket ettiklerini söyleyebiliriz.  

Öte yandan duruma göre yarın veya olmadı gelecek hafta ‘uygun’ zamanda aradan çıkartmak için gündemde tutuyorlar, yasa teklifini geri çekmiş değiller.

‘BÜYÜK BİR AYMAZLIK, BÜYÜK BİR YÜZSÜZLÜK’

Bu vesileyle bir kez daha vurgulamak istiyorum, bu büyük bir aymazlık, büyük bir yüzsüzlüktür. Anayasa Mahkemesi’nin aykırılık kararına rağmen devam eden inşaata yasal bir kılıf giydirmek için giriştikleri bu hamle, üstelik ülkede bunca acı yaşanırken atılacak böylesi bir adım kabul edilemez. Meclis aritmetiği ile bakıldığında birer ‘el kaldırma makinesi’ olarak işlev üstlenen çoğunluk nedeniyle engellenmesi çok zor. 

Biz tüm muhalefet milletvekillerinin kararlı bir karşı duruş göstermesi için elimizden geldiğince girişimlerde de bulunuyoruz ancak esas belirleyici olan halkımızın bu yüzsüzlüğü karşı göstereceği tavırdır. Herkesi öncelikle bu sadece Saray’ın çıkarlarına göre hareket etme anlayışını her yerde anlatmaya çağırıyorum, bunu bilmeyen kalmasın.  

‘İNSANLARIN YÜZÜNE BAKAMAYACAK HALE GELİRLER’

Eğer ille de biz bunu yapacağız diyorlarsa sokağa çıkamayacak, insanların yüzüne bakamayacak hale geleceklerini de bilmeliler.”