Mazlum Kobane: Kürt halkının tüm meşru hakları Suriye anayasasında muhafaza edilmeli

SDG Genel Komutanı Kobane, Suriye'nin gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. ''Halkımız korumasız değil'' diyen Kobane, ''Kürt halkının tüm meşru hakları Suriye anayasasında muhafaza edilmeli'' vurgusunda bulundu.



07-11-2019 11:32

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Kobane, gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Ateşkese rağmen Türkiye'nin saldırılarına devam ettiğini belirten Kobane, Suriye hükümetinin diplomatik rolünü oynamaya devam etmesi gerektiğini söyledi.

Suriye ordusuna katılım konusunda da değerlenirmelerde bulunan Mazlum Kobane, daha önce dile getirilen iki şartı yeniden hatırlatarak, ''İki şartımız var. Birincisi bu bölgenin Suriye anayasasında idari bölgelerden biri olarak kabul edilmesi, ikincisi de SDG'nin kurumsal olarak Suriye savunma sistemi içerisinde özerk bir statüye sahip olması. Biz Suriye savunma sisteminin bir parçası olmaya karşı değiliz ama SDG kendi özgünlüğünü korumalı. Kürt halkının tüm meşru hakları Suriye anayasasında muhafaza edilmeli.'' ifadelerini kullandı. 

''Tarihi ve hassas bir süreçteyiz'' diyen Kobane, Rojava'daki tüm partilerle görüşüldüğünü ve SDG ile birlikte hareket etmelerini istediklerini de belirtti. 

'HALKIMIZ KORUMASIZ DEĞİL'

Mazlum Kobane'nin verdiği Rudaw TV'ye verdiği röportajdan satır başları şöyle:

''Türkiye ile Rusya'nın anlaşması daha çok askeri konular üzerineydi. Suriye Demokratik Güçleri (SDG) şu anda resmi olarak 32 kilometrenin gerisinde fakat bu halkımızın korumasız kaldığı anlamına gelmiyor.

'SURİYE ORDUSU TÜRKİYE TARAFINDAN VURULDU'

Ateşkes başarılı değil ve tam anlamıyla gerçekleşmemiştir. Türk devleti saldırılarına devam ettiriyor, bu sabaha kadar bile devam ediyordu saldırılar. Güçlerimizi vuruyorlar, bombardımana devam ediyorlar. Hatta bizimle Türkiye'nin güçleri arasına çatışmalar yaşanmasın diye Suriye ordusu girmişti ancak Suriye ordusu bile vuruldu Türkiye tarafından.

'SURİYE'NİN DİPLOMATİK ROLÜNÜ OYNAMASI GEREKİR'

Amerikalılar kendi üstlerine Türkiye'nin ateşkeste uymadığına dair raporlar sunuyorlar. Şimdi Amerika'nın yapması gereken Türkiye'yi zorla durdurmaktır. Suriye hükümetinin Türkiye'ye zorla durdurabilecek askeri gücü yok. Suriye ordusu Rusya'nın garantisi ile bölgeye gelebildi. Suriye hükümetinin diplomatik ve siyasi rolünü oynaması gerekir askeri olarak Türklerin ordusu karşısında duramazlar.

'KÜRT HALKININ TÜM MEŞRU HAKLARI SURİYE ANAYASASINDA MUHAFAZA EDİLMELİ'

İki şartımız var. Birincisi bu bölgenin Suriye anayasasında idari bölgelerden biri olarak kabul edilmesi, ikincisi de SDG'nin kurumsal olarak Suriye savunma sistemi içerisinde özerk bir statüye sahip olması. Biz Suriye savunma sisteminin bir parçası olmaya karşı değiliz ama SDG kendi özgünlüğünü korumalı. Kürt halkının tüm meşru hakları Suriye anayasasında muhafaza edilmeli.

'TİL TEMİR STRATEJİK ÖNEME SAHİP BİR YER'

Til Temir stratejik bir yerde konumlanıyor, yolların kesiştiği bir yerde. Bizim için de stratejik öneme sahip bir yer. Orada hem Kürtler hem Araplar hem Hıristiyanları yaşıyor. Hatta bir Hristiyan kenti olarak biliniyor. ABD Türkiye anlaşmasını kapsamında değildir.

'TRUMP ERDOĞAN'A 'YAPMA' DESEYDİ, TÜRKİYE BUNU YAPAMAZDI'

Trump'ın tek bir kelimesi bu savaşı durdurmaya yeterdi. Hatta başlatmaması neden olurdu. Eğer Trump Erdoğan'a yapma deseydi Türkiye bunu yapamazdı; fakat Amerika, Türkiye ile ilişkilerini bozmak istemiyordu. Amerika'nın orada kalmasının sebebi petrol değildir. Herkes de biliyor ki Amerika'nın petrole ihtiyacı yok. Onların amacı oradaki petrolün IŞİD'in eline ya da Suriye hükümetinin eline geçmemesi. Amerikan askerlerinin burada kalmasının sebebi petrol değil ve petrol için kalmayacaklar. Biz hiçbir zaman Amerikan güçleri sonuna kadar burada kalsınlar demedik. Biz diyoruz ki Amerika dahil olsa buradaki uluslararası güçler bir Suriye sorununa çözüm bulununcaya kadar burada kalsınlar. ABD Derik gibi yerlerde yeni üsler kuracak.

'ROJAVA'DAKİ BÜTÜN PARTİLERLE GÖRÜŞTÜK'

Rojava'daki bütün partilerle görüştük, hepsinin görüşlerini aldık. Onların da SDG ile birlikte hareket etmesini istedik. Tarihi ve hassas bir süreçteyiz: Bu dönemde bütün Kürt siyasi partilerine çağrımız var. Bu süreci başarılı bir şekilde sürdürmemiz için. Güney Kürdistan'ın desteği bu süreçte olumluydu, iyiydi. Güney Kürdistan'daki halkımız SDG'nin yanında durdu, destek verdi. Türkiye'nin mallarını boykot ettiler. Bu destek bizim için çok değerliydi. Onlara teşekkür ediyoruz. Bu desteğin devam etmesi gerekiyor. Batı Kürdistan'ın güçlü olması Güney Kürdistan'ın güçlü olması demektir. Batı Kürdistan'ın sorunu sadece Batı Kürdistan ilgilendirmiyor bütün parçaları ilgilendiriyor.: Güney Kürdistan Yönetimi'nin de diplomatik alanda, siyasal alanda önemli bir gücü var. Güney Kürdistan Yönetimi Batı Kürdistan'a destek verdi Rojava'da birliğin sağlanması konusunda bazı partiler biliyoruz ki Güney Kürdistan Yönetimi'nin sözünü dinliyorlar. Bu konuda bir etki yapılabilir.

BAĞDADİ OPERASYONU

Bağdadi operasyonu ortak bir operasyondur, ne biz tek başımıza yapabilirdik ne de ABD tek başına yapabilirdi. Bizim güçlerimizi birleşmemiz gerekiyordu bu operasyonun başarılı olabilmesi için. Biz Bağdadi'nin nerede olduğunu biliyorduk, yerini belirlemiştik Türkiye'nin saldırısı Bağdadi operasyonunu erteletti. Amerikalıların bazı yerlerden çekilmemesi bu operasyonun gerekliliği nedeniyle oldu.Biz Bağdadi'nin İdlib'den önce nerede kaldığını biliyorduk, ona ulaşan arkadaşımız aracılığıyla eşyalarını almıştık, kimliğinin tespiti için.
Arkadaşımız daha sonra İdlib'e gitti ve Bağdadi'nin kanını getirdi ve operasyon büyük bir başarıyla sonuçlandı. Bu operasyonda görev alan arkadaşlarımıza teşekkür ettiler.''