Madencilerin yürüyüşüne saldırı: ‘Zemini sallantıda olan iktidarın mücadelenin büyümesinden duyduğu korku’

Soma ve Ermenek’te maden işçilerinin hakları için Ankara’ya yapmak istedikleri yürüyüşe polis ve jandarma saldırdı.



12-10-2020 20:00

Mehmet Fırat Özgür-@zgr_frt

Soma’da polisle karşı karşıya kalan maden işçileri, barikatların başında süren iki saatlik bekleyişin ardından yolu açtı ancak daha sonra bu jandarmayla karşı karşıya kaldı. İşçilerin jandarma önünde bekleyişi sürerken, Bağımsız Maden İşçileri Sendikası üyeleri ve işçilerden oluşan bir heyet Manisa Valiliği ile olan görüşmelerini sürdürüyor.

Ermenek’te ise jandarma engeliyle karşı karşıya kalan ve aralarında yaşlı ve çocukların da bulunduğu kitleye biber gazı ve plastik mermiyle saldırıy

Bağımsız Maden İş Sendikası Örgütlenme Uzmanları Başaran Aksu ve Kamil Kartal, Saldırıyı ve yürüyüşü İleri Haber’e değerlendirdi.

‘İKTİDAR PANİK İÇİNDE HER TÜRLÜ GELİŞMEYİ BOĞMAYA ÇALIŞIYOR’

 Yürüyüşe yapılan saldırının İçişleri Bakanlığının talimatlarıyla gerçekleştiğini belirten Aksu, tüm saldırılara rağmen yürüyüşü gerçekleştirdiklerini vurgulayarak şunları söyledi: 

“Şu anda özellikle salgın sürecinde memleketin her tarafında işçilerde bir hassasiyet var. Dolayısıyla bu yürüyüşün işçiler açısından daha yaygın bir hal almasından ve daha büyük olaylara neden olmasından korkuyorlar. Daha doğrusu iktidarın kendi zemininin sallantıda olmasının yarattığı bir panikle her tür gelişmeyi boğmaya çalışıyorlar. Bu kadar korkunç bir polis gücünün bugün Somayı işgal etmesinin nedeni genel bir tedirginliğin göstergesi”

ERMENEK’TE 17’NCİ YÜZ YILDAN KALMA SÖMÜRÜ DÜZENİ

Kamil Kartal ise Ermenek’te maden işçilerinin yürüyüşüne sebep olan hak ihlallerinin arka yüzünü anlattı. Kartal, Özbey ve Uyar ailesinin 17. yüzyıldan kalma bir sömürü sistemi oluşturduğunu ve dokunulmazlık zırhı olarak AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan ile çekilen fotoğrafları kullandığını belirterek, “Devletin hiçbir kurumu bu kişilere dokunmuyor. İki aile, Ermenek’i ciddi anlamda kıskaca almışlar. İşin ilginç tarafı sadece bu dönemdeki maden işçilerinin tazminatları değil. Bu maden işçilerinin yine bu madenlerde çalışan dedelerinin ve babalarının da bugüne kadar kıdem tazminatları ödenmemiş. Sanki Türkiye’den kopuk özerk bir bölge. Orada bu iki ailenin yaptığı hiçbir şeye devlet müdahale etmemiş bugüne kadar” dedi.