Libya Konferansı: 55 maddelik Sonuç Bildirgesi'nde neler var? Konferansa ilişkin kim, ne dedi?

Libya'da "kalıcı ateşkes" ve "siyasi sürecin başlatılması" iddiasıyla Almanya'nın başkenti Berlin'de düzenlenen Libya Konferansı'nın 55 maddelik Sonuç Bildirgesi yayımlandı. Konferansa katılan ülke temsilcileri de bildirgeye ilişkin değerlendirmelerde bulundu.



20-01-2020 15:52

İleri Haber

Almanya’nın başkenti Berlin’de dün Libya’daki sürece ilişkin toplanan konferansta taraflar, Birleşmiş Milletler (BM) gözetimi altında Libya'ya silah ambargosu uygulanması ve tüm tarafların buna uyması konusunda anlaştı.

4 saat süren konferansa, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, İngiltere Başbakanı Boris Johnson, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, İtalya Başbakanı Giuseppe Conte, Kongo Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Felix Tshisekedi, Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun, Birleşmiş Milletler'in (BM) Libya Temsilcisi Ghassan Salame ile Afrika Birliği ve Arap Ligi temsilcileri katıldı.

Çin'den Çin Komünist Partisi (ÇKP) Dışişleri Çalışma Komitesi Ofisi Başkanı Yang Cieçı'nın da katılım sağladığı konferansta Birleşik Arap Emirlikleri'ni (BAE) Dışişleri Bakanı Abdullah bin Zayid Al Nahyan temsil etti.

Libya'dan Trablus merkezli Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) Başbakanı Fayiz es-Serrac ve Tobruk merkezli Libya Ulusal Ordusu lideri Halife Hafter de konferans için Berlin'de bulundu.

55 MADDELİK SONUÇ BİLDİRGESİ

Konferansın Sonuç Bildirgesi'nde, "ateşkes", "silah ambargosu", "siyasi sürece dönüş", "güvenlik alanında reformlar", "ekonomik ve finansal reformlar" ile "uluslararası insani hukuk ve insan haklarına saygı" başlıkları altında toplam 55 madde sıralandı.

Konferansın sonuçları Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin de (BMGK) dikkatine sunulacak.

Sonuç Bildirgesi’nde öne çıkan konular şöyle:

Toprak bütünlüğü

Libya'nın egemenliği, bağımsızlığı, toprak bütünlüğü ve ulusal birliğine kuvvetle bağlı olunduğunun tekrar teyit edildiği vurgulanan bildirgede, "Sadece Libyalıların öncülük ettiği ve Libyalılara ait bir siyasi süreç çatışmayı sona erdirerek kalıcı barış getirebilir" ifadesi kullanıldı.

Bildirgede, Libya'daki çatışma, ülkedeki istikrarsızlık, dış müdahaleler, kurumsal bölünmeler, silahların yaygınlaşması ve yağma ekonomisinin; insan kaçakçıları, silahlı gruplar ve terör örgütleri için verimli bir ortam sağlayarak uluslararası barış ve güvenliğe tehdit olmaya devam ettiği belirtildi.

"Libya'da askeri çözüm mümkün değildir" vurgusu yapılan metinde, "Silahlı çatışmadan veya Libya'nın iç işlerine karışmaktan kaçınmayı taahhüt etmekte ve tüm uluslararası aktörleri de aynısını yapmaya teşvik etmekteyiz" ifadesine yer verildi.

Askeri faaliyetler

Metinde, "ateşkes" başlığı altında, 12 Ocak'tan bu yana şiddetin belirgin şekilde azalması ve 13 Ocak'ta Moskova'da ateşkes anlaşmasına gidecek süreci başlatmayı amaçlayan görüşmeler ve diğer uluslararası inisiyatiflerin memnuniyetle karşılandığı vurgulandı.

Çatışmaların sürekli bir şekilde sona erdirilmesi, gerilimin düşürülmesi ve kalıcı bir ateşkesin sağlanması amacıyla tüm ilgili taraflara daha fazla gayret sarf etme yönünde çağrıda bulunuldu.

BMGK kararlarına atıfta bulunulan metinde, Libya toprakları üzerindeki hava operasyonları dahil, tüm düşmanlıkların kapsamlı ve kalıcı bir şekilde sonlandırılması için güvenilir, doğrulanabilir, sıralı ve karşılıklı adımlar atılması çağrısı yapıldı. Bu adımlar arasında silahlı grupların ve milis kuvvetlerinin silahsızlandırılması ve topçu silahlarının ve hava araçları ile cephaneliklerinin geri çekilerek yeniden konuşlandırılması da sayıldı.

Libya'nın tamamında ateşkesin başlamasından itibaren tüm askeri faaliyetlere son verilmesi çağrısında bulunulan metinde, mahkum ve naaş değişimi gibi güven artırıcı tedbirlerin hayata geçirilmesi istendi.

BM Şartı ve uluslararası hukuka uygun olarak her şekilde Libya'daki terörizmle mücadele ihtiyacına dikkat çekilen metinde, IŞİD, El Kaide ve BM listesindeki kişiler için ilgili kararlara uyulması istendi.

Ateşkesi ihlal edenlere yaptırım

BM'ye ateşkesin uygulanmasını izlemek ve doğrulamak üzere derhal teknik komiteler oluşturarak taraflar arasındaki ateşkes müzakerelerini kolaylaştırma çağrısında bulunulan metinde, şöyle denildi:

"Ateşkes düzenlemelerini ihlal ettiği tespit edilen kişilere uygun yaptırımların uygulanması için BMGK'ye ve bu yaptırımları uygulaması için üye devletlere çağrıda bulunmaktayız.”

Silah ambargosu

Metnin "silah ambargosu" bölümünde, BM'nin 2011 yılında alınan ilgili kararlarının kesin surette ve tam anlamıyla uygulanması taahhüt edilerek "Tüm uluslararası aktörlere de aynısını yapmaları konusunda çağrıda bulunmaktayız" denildi.

Tüm aktörler, askeri imkan ve kabiliyeti finanse etmek, paralı asker görevlendirmek dahil, çatışmayı alevlendirecek, BMGK silah ambargosu veya ateşkes ile çelişecek her türlü eylemden kaçınmaya davet edildi.

Silah ambargosu veya ateşkesi ihlal ettiği öğrenilenlere BM yaptırımlarının uygulanması çağrısı yapıldı.

Kapsayıcı Libya hükümeti

"Siyasi sürece dönüş" bölümünde, faal bir Başkanlık Konseyi kurulması ve Temsilciler Meclisi tarafından onaylanan tek, birleşik, kapsayıcı ve etkili bir Libya hükümeti kurulması istendi.

Metinde, "BM Libya Destek Misyonu’nun (UNSMIL) himayesinde Libya'daki bütün tarafları Libyalıların başını çektiği ve sahiplendiği kapsayıcı siyasi süreci yeniden başlatmaya çağırıyoruz" ifadesi kullanıldı.

Tarafların bu sürece yapıcı katkıda bulunması ve geçiş sürecinin de "özgür, adil, kapsayıcı ve inanılır parlamento ve başkanlık seçimleriyle" sona erdirilmesi istendi. Seçimlerin de bağımsız ve etkin bir Ulusal Yüksek Seçim Konseyince örgütlenmesi çağrısı yapıldı.

Bildirgede bütün taraflara ülkede yürütme, yasama, yargı ve diğer devlet kurumlarının bütünlüğünün yeniden sağlanması ve bunlara saygı gösterilmesi için çağrıda bulunulurken, kamu refahının ve kaynaklarının ülkenin farklı coğrafyalarına adil ve saydam bir şekilde dağıtılması istendi.

Kuvvetin kullanımında devlet tekeli
Metinde, "güvenlik alanında reform” başlığı altında ise "kuvvetin meşru kullanımında devlet tekelinin yeniden sağlanması" çağrısında bulunuldu.

Merkezi, sivil otorite altında birleşik Libya ulusal güvenlik, polis ve asker güçlerinin teşkiline destek de ifade edildi.

Ulusal Petrol Şirketi

"Ekonomik ve mali reform" başlıklı bölümde de aralarında Libya Merkez Bankasının, Libya Yatırım Otoritesinin, Ulusal Petrol Şirketinin ve Teftiş Bürosunun da yer aldığı ülkenin egemen kurumlarının bütünlüğünün, birliğinin ve yasal yönetiminin korunmasının önemine dikkat çekildi.

BMGK'nin ilgili kararları gereği Ulusal Petrol Şirketinin Libya'nın tek bağımsız ve meşru petrol şirketi olduğunun teyit edildiği metinde, şunlar kaydedildi:

"Bütün tarafları onun tesislerinin güvenliğini garanti etmeyi sürdürmeye ve petrol tesislerine ve altyapısına yönelik düşmanlıklardan geri durmaya çağırıyoruz. Libya'nın petrol altyapısına zarar veren, Libya haklına ait olan enerji kaynaklarını Libya ham petrolünü ve türevlerini Ulusal Petrol Şirketini kontrolü dışında alıp satarak yasa dışı kullanan her girişimi reddediyoruz."

Metinde, petrol gelirlerinin saydam ve adil paylaşımı çağrısı da yer aldı.

Ülkede yeni, temsili, birleşik ve Libya'nın bütün topraklarında yetkisini kullanan bir ulusal uyum hükümetinin himayesinde bütün bölgelerde kalkınma ve yeniden inşayı destekleyecek bir mekanizma kurulmasının teşvik edileceği belirtilen metinde, Bingazi, Derne, Murzuk, Sabha, Sirte ve Trablus öncelikli alanlar olarak sıralandı.

Sivillere karşı güç kullananlar

"Uluslararası insani hukuka ve insan haklarına saygı" alt başlığı altında da taraflara sivilleri, havalimanları dahil sivil altyapıyı korumaları çağrısı yapılırken, insani yardım personelinin ve gözlemcilerinin muhtaçlara erişimine izin verilmesinin önemi vurgulandı.

Sivillere karşı ayrımsız güç kullanımı, yoğun nüfuslu yerleşik alanlara saldırı, yargısız infaz ve insan kaçakçılığı dahil uluslararası hukuku çiğneyenlerden hesap sorulmasının öneminin altı çizildi.

Uluslararası Takip Komitesi kurulması

Ülkedeki taraflarının askeri "5+5 Komitesi" için adaylarını belirlemiş olmasından duyulan memnuniyetin dile getirildiği metinde, "5+5 Komitesinde ciddi ve önemli görüşmelerin gerçekleşmesine izin verilmesi için konferansın bütün katılımcıları ateşkese saygı gösterildiği sürece daha fazla askeri yayılmadan veya operasyondan geri duracaklarını ilan eder" ifadeleri kullanıldı.

İmzacı ülkeler metinde öngörülen hususların hayata geçirilmesini takip edecek ve gerektiğinde nüfuz kullanacak Uluslararası Takip Komitesi (IFC) kurulmasını da kararlaştırdı.

Berlin Konferansı'na katılan bütün ülkelerin ve uluslararası kuruluşların yer alacağı BM himayesinde çalışacak komitenin, UNSMIL başkanlığında kıdemli memurlar düzeyinde ayda bir toplanması ve kaydedilen ilerlemeyle ilgili rapor hazırlaması üzerinde de anlaşıldı.

Komitenin başkan yardımcılığı ve toplanma yerinin de dönüşümlü olacağı kaydedildi. Daha alt düzey uzman çalışma gruplarının ise sürecin başlangıç aşamalarında ayda iki kez toplanması kararlaştırıldı. 

MERKEL: KAPSAMLI BİR PLAN KONUSUNDA ANLAŞTIK

Almanya Başbakanı Angela Merkel, konferans sonrası yaptığı açıklamada "Kapsamlı bir plan konusunda anlaştık. Libya Konferansı'na katılan taraflar, ateşkes süresi boyunca Libya'daki gruplara silah yardımı ve askeri destek vermeyi durduracağını temin etti" dedi. 

Merkel, ateşkes ve amborgoya saygı duyulması gerektiğini söyledi.

'ATEŞKESİ KALICI HALE GETİRMEYİ UMUYORUZ'

''5 artı 5 kişilik askeri bir komitenin oluşması için isimler verildi'' açıklamasını yapan Merkel, şöyle devam etti:

"Libya Konferansı BM'nin Libya'daki barış çabalarına katkı sundu. Kapsamlı bir plan konusunda anlaştık. Askeri çözüm olmayacağı konusunda mutabakata vardık. Hafter ve Serrac'ın bugün burada olması çok önemliydi. Libya Konferansı'na katılan taraflar, ateşkes süresi boyunca Libya'daki gruplara silah yardımı ve askeri destek vermeyi durduracağını temin etti. Ateşkesin devamlılığı konusunda hemfikir olduk. Ateşkesin sürdürülmesini sağlayacağız. Geçici ateşkesi kalıcı hale getirmeyi umuyoruz"

İTALYA BAŞBAKANI CONTE: HER DURUMDA İLERİYE DOĞRU ADIMLAR ATTIK

İtalya Başbakanı Giuseppe Conte de konferansta 'her durumda ileriye dönük adımlar atıldığı için' memnun olduklarını söyledi. Conte, "Sonuçlarından memnun olduğumuzu söyleyebiliriz çünkü her durumda ileriye doğru adımlar attık. Üzerinde anlaşılan 55 madde var. Bunlar arasında ateşkes, silah ambargosu, iyi tanımlanmış bir siyasi süreç, aynı şekilde ortak askeri komite üyeleri de belirlendi ki ateşkese uyulup uyulmadığını gözlemleyecekler. Kaydettiğimiz önemli adımlar var" diye konuştu.

CUMHURBAŞKANLIĞI SÖZCÜSÜ İBRAHİM KALIN: ÖNEMLİ BİR FIRSAT

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ise Berlin'deki Libya Zirvesi'ne ilişkin, "Çatışmaların durması ve siyasi çözüm için önemli bir fırsat" ifadesini kullandı. AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yürüttüğü diplomasi sayesinde Türkiye'nin süreçte kilit aktörlerden biri olduğunu öne süren Kalın, "Türkiye barışçıl politikasını sürdürecektir" dedi.

AB YÜKSEK TEMSİLCİSİ BORELL: AB’YE İHTİYAÇ VAR

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Libya'da varılan herhangi bir anlaşmanın tutması için AB'nin desteğine ihtiyacı olduğunu söyledi. Borell, bu açıklamasıyla AB'nin Libya kıyılarındaki donanma misyonunu yeniden başlatabileceğinin sinyalini verdi.

ALMANYA DIŞİŞLERİ BAKANI MAAS: İHTİLAFI ÇÖZECEK ANAHTARI ALDIK

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, Libya'da kalıcı ateşkes ve siyasi sürecin başlatılması amacıyla Berlin'de düzenlenen uluslararası konferansın hedeflerine ulaştığını belirterek, ''Buradan Libya ihtilafını çözecek anahtarı aldık. Şimdi bu anahtarı kilide takıp çevirmeliyiz'' dedi.

ABD DIŞİŞLERİ BAKANI POMPEO: UMARIM HAFTER LİMANLARI GERİ AÇAR

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Berlin'deki Libya Konferansı'nda ortaya çıkan atmosferden ümitli olduğunu belirterek, "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Başkan Putin'in, Başbakan Merkel'in ve BM Özel Temsilcisi Selame'nin samimi taahhütleri oldu. Riskleri azaltıp ateşkesi hayata geçireceklerini dile getirdiler" ifadesini kullandı. Pompeo ayrıca, Libya'da önemli enerji fırsatları bulunduğunu ve Hafter'in kapattığı petrol ihraç eden limanların yeniden açılmasını umduğunu belirtti.

KREMLİN SÖZCÜSÜ PESKOV: ÇOK ÖNEMLİ BİR ADIM ATILDI

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, bugün Moskova’da konferansla ilgili gazetecilere yaptığı açıklamada, "Nihai çözüm yolunda çok önemli bir adım atıldı. Çalışmalar, bu adım doğrultusunda Birleşmiş Milletler (BM) himayesinde devam edecek" ifadelerini kullandı.