Lenin, işçileri mücadelede birleştirmeyi amaçladı

Yönetimdekiler, Rus devrimlerine öncülük eden Bolşevikleri karalıyorlar çünkü tarihin tekerrür etmesinden korkuyorlar.



22-04-2021 07:34

Çeviren: Elif Orak

Lenin, ne tür bir devrimci partinin gerekli olduğundan emindi.

Rus devrimci Vladimir Lenin'in son 25 yıl içerisindeki ilk kapsamlı biyografisinde Victor Sebestyen, "Herkes onun yarattığı tahribatı biliyor" şeklinde yazıyor.

Diktatör Lenin (Lenin the Dictator) adlı kitabı da bilindik resmî söylentiyi yineliyor. Lenin'i, “darbe ile iktidarı ele geçiren bir diktatör”, “fırsatçılığı” kendine kılavuz edinmiş “katı bir ideolog” olarak yansıtıyor.

Gerçek ise bu tablodan çok farklı.

Birinci Dünya Savaşı'na kadar, Lenin'in Bolşevik Partisi, Avrupa'nın diğer sosyalist partileriyle birlikte İkinci Enternasyonal'in bir parçasıydı. Ancak bu partiler arasında başarılı bir işçi devrimini gerçekleştiren tek parti oldular.

Bunun sebebi Lenin'in; işçi sınıfının yönetici sınıftan iktidarı alabilmesi için ne tür bir devrimci partiye ihtiyaç duyulduğunu anlamasıydı.

Karşıtlar, 1902 Ne Yapmalı? kitapçığının, Lenin'in diktatörlük emellerini gösterdiğini iddia ediyor.

1902 yılında Rusya'daki sosyalistler, Çarlık gizli polisi tarafından bir bir dağıtılan düzensiz çalışma çemberlerinde örgütlenmişti. Lenin'e göre ülke çapında örgütlü bir parti kurmak, işçi sınıfı mücadelesini ileri taşımak için hayatî bir adımdı.

Bununla birlikte Lenin, partinin nasıl örgütlenmesi gerektiği konusunda esnekti.

İŞÇİ SINIFI

Lenin ayrıca parti ile işçi sınıfı arasındaki ilişkiyi de inceledi ve "politik sınıf bilincinin, işçilere ancak dışarıdan taşınabileceğini” savundu.

Bu durum partinin, fikirlerini işçi sınıfına dayattığı anlamına gelmiyordu. Lenin, "işçi sınıfını, kendisinin yalnızca sektörel çıkarlarını savunmaya hapseden ekonomizme” karşı bir duruş sergiliyordu.

İşçilerin "ekonomik" mücadelelerinin onları yavaş yavaş sosyalizm kavgasına yönlendirdiğini savunanlara karşı Lenin, bunun tam tersini iddia ediyordu.

"Ekonomistler bir uçtalardı" dedi. "İşleri düzeltmek için başka birinin de öbür uçtan çekmesi gerekiyordu ve ben de bunu yaptım."

Lenin'e göre devrimciler sadece ekonomik değil, politik kavgalar da vermeli ve ezilenlerin sesi olmalıydılar.

Lenin'in yazdığı her şey, hareketin ileri taşınmasına katkıda bulunmak için tasarlanmıştı. Siyasî durum değiştiğinde, Lenin'in partinin nasıl örgütlenmesi gerektiği hakkındaki görüşü de pekâlâ değişebilirdi.

1905 devriminden sonra durum değişti ve Lenin, “işçi sınıfının içgüdüsel olarak ve kendiliğinden Sosyal Demokrat” olduğunu savundu.

İllegalite koşullarında kurulmuş bu sıkı örgütün, yeni şartlara uygun olmadığı düşünüldü ve böylece parti, solculaşan işçilere de kapılarını açtı.    

8 Mart 1917 (bugünün takvimiyle 21 Mart)

- İletişim Komisyonu, Petrograd Sovyeti tarafından Geçici Hükümet ile iletişim organı olarak kuruldu.

- Dört gün sonra bu sovyet, savaşı bitirme arzusunu açıklayarak “tüm dünya halklarına” seslendi.

ÖRGÜT

Örgütün aldığı şekil ne olursa olsun, Lenin, böyle bir partiye ihtiyaç olduğunu savundu çünkü işçilerin görüşleri düzensizdi. Bazıları kapitalizmi parçalamak istiyor, diğerleri bu düzenin içinde yer almaya çalışıyordu ancak çoğu hem ilerici hem de gerici fikirlere sahipti.

Lenin'in görüşü işçi sınıfında devrimci siyaseti yayabilecek, militan mücadelecilerin partisinden yanaydı.

Parti, işçi sınıfına önderlik ederken bir yandan da ondan öğreniyordu.

1905 ve 1917 devrimleri sırasında yeni bir işçi devletinin temeli olacak işçi konseyleri (Sovyetler) kuruldu.

Lenin sovyetlerin önemini, 1915’te onları "devrimci yönetim organları" şeklinde nitelendirerek tanıdı fakat başlarda onları merkezi olarak görmedi. Ekim 1917'ye gelindiğinde ise Lenin ve Bolşevikler, “Tüm iktidar Sovyetler'e!” diyordu.

Bolşevik örgüt, işçi sınıfının iktidarı ele geçirmesinde büyük rol oynadı. "Lenin şu an değerli" diye yazıyor Sebestyen, "çünkü bugün benzer sorunlarla ilgili sorduğumuz soruların aynılarını, o zamanlar o da soruyordu."

Çürümüş toplumumuzdan kurtulmak istiyorsak Lenin'in de verdiği cevaplardan ders almalıyız.

Kaynak: Socialist Worker