Kültür Sanat-Sen: Sanatta torpil olmaz, olursa sanat yapılmaz!

Kültür Sanat-Sen, Devlet Tiyatroları ile Devlet Opera ve Balesi'nde çalışan 150 sanat emekçisinin işten çıkarılmasının ardından Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü'nde de sanat emekçilerinin görevine son verilme çalışmaları yapıldığı bilgisine ulaştıklarını aktardı.



10-01-2020 15:30

İzel Sezer - @izelsezer

Yeni yılın başında, Devlet Tiyatroları ile Devlet Opera ve Balesi'nde çalışan 150 sanat emekçisinin, "güvenlik soruşturması" gerekçe gösterilerek "sarı zarflarla" işlerine son verildi. Yapılan bu işçi kıyımının ardından işten çıkarılan emekçilerin sayısının artabileceği söylenirken, Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası ise Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'ne ek 8. maddeyi gerekçe göstererek biletleri tükenmiş bir temsili iptal etti.

İşçi kıyımının ardından Kültür, Sanat ve Turizm Emekçileri Sendikası (Kültür Sanat-Sen), Devlet Opera Ve Balesi ve Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüklerinden sonra Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü'nde de sanat emekçilerinin görevine son verilme çalışmaları yapıldığı bilgisine ulaştıklarını aktardı.

Daha önce işten çıkarılan sayısının 150 olduğunu açıkladıklarını fakat bu sayının 350 sayısının da üzerine çıkacağı yönünde duyumlar aldıklarını söyleyen Kültür Sanat-Sen, şu ifadeleri kullandı:

'SANAT ÜRETİMİNİN NASIL YAPILACAĞI MERAK KONUSU HALİNE GELMİŞTİR'

"Sanat kurumlarının yaptıkları yıllık programlar düşünüldüğünde mevcut sayılarla bile temsilleri kotarmakta zorlanırlarken; sanat kurumlarında yapılan işten atmalar ve sözleşmesi imzalanmayacak sanat emekçilerinin varlığı düşünülecek olursa haksızlığa uğrayan emekçilerin yaşadığı mağduriyetlerinin yanı sıra, sanat hizmeti üretiminin de nasıl yapılacağı merak konusu haline gelmiştir.

'ÇDSO KONSERİNİ GERÇEKLEŞTİREBİLMEK İÇİN DIŞARIDAN DESTEK ALMAK ZORUNDA KALDI'

Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü ile Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüklerinden sonra Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü'nde de ilerleyen süreçte sözleşme imzalanmayacak sanat emekçileri ile şu anda da çalışılamaması yönünde verilen direktifler üzerine sanat faaliyetlerinin planlanmasını sekteye uğramıştır. Hatta Çukurova Senfoni Orkestrası konserini gerçekleştirebilmek için Mersin Devlet Opera ve Balesi'nden ve dışarıdan destek almak mecburiyetinde kalmıştır."

'BU NEYİN HIRSIDIR?'

Kültür Sanat-Sen'e gelen şikâyetler üzerine Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü'ne "Orkestraları 30 kişi de çalsa temsili yapmaya zorlamanız tarihi yüzyılı aşan sanat kurumlarımızın ağırlığına yakışıyor mu?" diye soran sendika, bir eserin temsil sürecini şöyle özetledi:

"Evrensel çoksesli müzikte her bir enstrüman farklı parti seslendirmekte, birkaç enstrümanın beraber çalması ya da hep birlikte çaldıklarında eserin yapısını ve bütününü oluşturmakta ve bu enstrümanlardan biri bile eksik olduğunda o eserde sessiz boşluklar oluşmasına ya da eserin temposunun değişmesine neden olarak eserin seslendirilmesin olanaksız hale getirmektedir. Şu haliyle orkestralara verileceği ifade edilen 4/B pozisyonları ihtiyacın çok altında kalarak bakanlıkça onaylı sezon repertuvarların mevcuttaki kadrolarla seslendirilmesini imkânsızlaştırmaktadır.

Bu şuna benzer, farklı karakter ve replikleri olan 10 oyuncudan oluşması gereken bir tiyatro oyununu buyurun 3 oyuncuyla oynayın demektir."

'DİĞER SENFONİ ORKESTRALARI İÇİN DE DURUM PEK PARLAK DEĞİL'

Diğer senfoni orkestraları için de durumun pek parlak olmadığını söyleyen Kültür Sanat-Sen, Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası'nın 36, Bursa Senfoni Orkestrası'nın 35, Antalya Senfoni Orkestrası'nın 36, İstanbul Senfoni Orkestrası 50 kadrolu sanatçıdan oluştuğu bilgisini paylaştı.

'ASIL MESELA TORPİL SAVAŞLARI'

"Bir başka konu ise bütün sanat sezonu boyunca ayda dört konserde de çalanla sezonda sadece eksik enstrümancıları tamamlamak amacıyla sadece bir konserde çalmış kişiye aynı haklar tanınarak aynı şekilde dilekçe vermeleri istenmiş olmasıdır" denilen açıklamada, "Bu durum yıllarca orkestralara emek vermiş, çoğu kurum içi sınav ya da dinletilerle seçilmiş misafir sanatçılar ile bu kişilere eşit haklar sağlamakta ve orkestralara sınavsız değerlendirmesiz istihdamın önünü açmaktadır. Orkestralar listede adı yazılı olan ama daha önce hiç tanımadıkları, yeteneğini ve sanatsal becerisini test edemediği kişilerle ihtiyaçlarından dolayı sözleşme imzalamak zorunda bırakılmıştır. Bu durum bile asıl meselenin güvenlik soruşturmaları değil torpil savaşları olduğunun göstergesidir" ifadeleri yer aldı.

'ŞİMDİ NE DEĞİŞTİ?'

"Ayrıca sanat emekçilerinin güvenlik soruşturmasından geçemediği her yerde dillendiren yetkililer yıllarca orkestralarda misafir sanatçı olarak aylık sözleşmeli çalışırken, yurt içinde ve dışında turnelere giderken ve hiç problem yaşanmazken şimdi ne değişmiştir" diye soran Kültür Sanat-Sen, yıllardır kurumların yükünü çeken kimi sanat emekçilerine ise kendileri ile sözleşme yapılmayacağının bildirildiğini aktardı.

Bu eleme yapılırken ne liyakate ne de çalışılan sürelere bakılmadığının ifade edildiği açıklamada, "Son yıllarda liyakatsiz şef atamaları ile gündeme gelen orkestralara şimdi de hangi kritere göre olduğu belli olmayan orkestracılar alındığını görmekteyiz. Ve bu icraatla artık torpili olan kursiyerin bile bir senfoni orkestrasına atanabilmesi olasılığının önünü açılmıştır" denildi.

'SANATTA TORPİL OLMAZ, OLURSA SANAT YAPILMAZ!'

"Bir orkestrada yıllık sözleşmeli olarak çalıştırılacak kişiler, çalışmak istedikleri orkestraların kendi içlerinden oluşturması gereken yetkin bir kurul tarafından değerlendirmeye tabi tutulmalı ve sanatsal yeteneklerinin kendileriyle yıllık sözleşme imzalanması için yeterliliğini kanıtlamalıdır" ifadelerinin yer aldığı açıklama şöyle sona erdi:

"Sanatta torpil olmaz, olursa sanat yapılamaz. Yeterli seviyeye sahip olmayan birinin beraber çalacağı kişiyi de olumsuz yönde etkilemesi kaçınılmaz bir durumdur. Bir an önce yapılan hatalardan dönülerek iş ehillerine bırakılmalıdır."