Küçükçekmece'de 5 yaşındaki çocuğa cinsel istismara karşı tepkiler devam ediyor

Küçükçekmece'de 5 yaşındaki bir çocuğun cinsel istismara uğramasına ilişkin protesto eylemleri devam ediyor. Ankara'da düzenlenen basın açıklamasında kadınlar, 'Gerçek adalet sağlanana kadar, sanıklar gereken cezayı alana kadar ve cinsiyet eşitliği sağlayana kadar bu davaların da, erkek yargının da, erkek egemen sistemin de peşinde olacağız' dedi.



25-04-2019 19:18

İleri Haber

İstanbul Küçükçekmece'de 5 yaşındaki bir çocuğun cinsel istismara uğraması Türkiye çapında protesto ediliyor. Bugün de ülkenin çeşitli yerlerinde istismar olayına karşı eylemler düzenlendi.

Küçükçekmece Kanarya Mahallesi'nde sokağa çıkan halk faillerin bir an önce bulunmasını talep ederken, sokakları terk edilmedi. Çarşamba günü mahallede yapılan basın açıklamasına yüzlerce mahalleli katılarak "Bir çocuğun çıkaramadığı ses olmak zorundasın" demişti.

Ankara Kadın Platformu tarafından bugün Sakarya Caddesinde düzenlenen basın açıklamasında ise "Biliyoruz ki tacizciler, tecavüzcüler, istismarcılar cesareti AKP'nin çocuk ve kadın düşmanı politikalarından alıyor. 9 yaşında çocuk evlenebilir diyen Diyanet, Ensarcıları koruyan devlet, çocukların evlilik yaşını tartışan hükümet ve erkek adalet yaşananların asıl sorumlusudur. Erken evlilik adı altında istismarcıları aklama derdine düşenlerin karşısında biz kadınlar varız, buradayız "denildi.

Açıklamada şunlar kaydedildi:


Küçükçekmece’ye bağlı Kanarya Mahallesi’nde 5 yaşındaki kız çocuğu M.’ye evinin önünden kaçırılarak karakola bir dakika uzak bir bölgede cinsel istismar uygulandığı ortaya çıktı. İnfial yaratan olayın ortaya çıkmasıyla birlikte Kanarya halkı sokaklara döküldü. İstismar zanlısının olay sonrası kaçtığı ve arama çalışmalarının hala sürdüğü öğrenildi. İstismara uğrayan çocuk ise Kanuni Sultan Süleyman Hastanesinde tedavi altına alındıktan sonra bugün taburcu edildi. Olayın hemen ardından konu ile ilgili yayın yasağı da getirildi. Bu türden gizlilik kararlarının, çocuğun üstün yararına kullanılmasından daha çok kamuoyu tepkisini azaltmak, basının takibini zorlaştırmak, faillerin yargılanıp yargılanmadığını, yargı sürecinin nasıl geçtiğini kamuoyunun bilmesini önlemek, yalnızca faillerin değil devletin sorumluluğu olduğu gerçeğinin üstünü örtmek için kullanıldığını da pek çok örnekten ne yazık ki biliyoruz.
Kadınlar olarak biz, bunun sadece münferit bir vaka olmadığını biliyoruz. Her güne bir taciz, istismar, tecavüz ya da şiddet haberi ile uyanıyoruz. Artık bu haberler canımıza tak etti. Yetkililer ise failleri cezalandırmak yerine bu duruma tepki gösteren kadınları baskılamayı tercih ediyor. Bugün Taksim’de konu ile ilgili oturma eylemi yapan kadının gözaltına alınması bunun en yakın örneği. Biliyoruz ki tacizciler, tecavüzcüler, istismarcılar cesareti AKP'nin çocuk ve kadın düşmanı politikalarından alıyor. 9 yaşında çocuk evlenebilir diyen Diyanet, Ensarcıları koruyan devlet, çocukların evlilik yaşını tartışan hükümet ve erkek adalet yaşananların asıl sorumlusudur. Erken evlilik adı altında istismarcıları aklama derdine düşenlerin karşısında biz kadınlar varız, buradayız.  Son 10 yılda çocuk istismarı %700 arttı ve Adliye'de görülen her 4 tecavüz davasından biri çocuklara ilişkin! Yargı organları tacizcilere, tecavüzcülere, şiddet uygulayan erkeklerle karşı etkili ve adil bir soruşturma yürütmüyor, failler adeta cezasızlıkla korunuyor, gizleniyor ve yargı karşısına dahi çıkarılmıyor. Türkiye’de kadınların yüzde 26’sı 18 yaşından önce evlendiriliyor, yüzde 10’u ilk çocuğunu 18 yaşından önce kucağına alıyor. Son 10 yılda 482 bin 908 kız çocuğu evlendirildi.  Türkiye, çocuklara karşı cinsel istismar, taciz ve tecavüz olaylarında dünyada üçüncü sırada yer alıyor. Yılda ortalama 8 bin çocuk istismara uğruyor. Cinsel istismarın çocuklar üzerinde bilişsel, duygusal, fiziksel ve sosyal açıdan çeşitli etkileri bulunmaktadır. Çocuğun üstün yararı ile gelişme hakkını yok sayan “evlilik affı” adı altında anılan aslında “çocuk istismarı yasa tasarısı” olan tasarıdan acilen vazgeçilmelidir! Hiçbir çocuk bir yetişkin ile zoraki cinsel ilişkiye zorlanamaz! Çocuk istismarı meşrulaştırılıp, süreklileştirilemez! Cinsel istismarda cebir şiddet ve rıza tartışması yapılamaz! Burada çocuğun rızası değil bir yetişkinin istismarı vardır. İstismarcıları koruyan değil, çocuğun yüksek yararı, yaşama ve gelişme hakkı, katılım hakkı, güvenli bir ortamda büyüme hakkı gibi yükümlülüklerini yerine getiren düzenlemeler hayata geçirilmelidir! 
Bugün de Tarsus’ta, 12 yaşındaki kız çocuğunu istismar etmekle suçlanan cami imamının yargılandığı davanın duruşması görülecek. Bizler çocuk istismarına, tacize, tecavüze karşı tüm kadınları mağdurlar ile dayanışmaya ve bu olayların peşini bırakmamaya çağırıyoruz. Tarsus’taki davada sanık tutuksuz yargılanmaktadır. Tutuksuz yargılama kararı karşısında ailenin duruşmada tepki göstermesi üzerine,  Mahkeme Başkanı aileyle alay eder gibi ‘Beraat kararı bile çıksa suçsuz olduğunu göstermez’ sözlerini sarf edebilmiştir. İşletilmeyen ve istismar suçunu görmezden gelen adalet sisteminden hesap soruyoruz;  tüm taleplere ve delillere rağmen sanık neden hala tutuklu yargılanmamaktadır? 
Cinsel saldırı ve istismar suçları soruşturma, kovuşturma ve cezalandırma aşamalarında en özensiz yürütülen, çocukların ve kadınların adli süreçlerde ikincil haksızlıklara tekrar tekrar maruz kaldıkları bir suç tipi haline gelmiş durumda. Cinsel suçlar çoğunlukla yargı aşamasına gelmeden ört bas ediliyor. Şikayet edildiğine, polis, savcı, mahkeme şikayetleri ciddiye almıyor, başvuruda bulunan kadına ve çocuğa ön yargılı bir bakış sergileniyor, delil toplanmıyor ya da faili tutuklama tedbiri uygulanmıyor. Adil olmayan yargı sistemi, cezasızlık, iyi hal indirimleri yeni cinsel suçlara teşvik edici bir döngüye sebep oluyor. Bu örneklerden biliyoruz ki cinsel şiddetle mücadelede ceza yaklaşımının kendisi bu toplumsal sorunu çözmüyor! Buradan devlete sesleniyoruz: yükümlülüklerinizi derhal yerine getirin! Failleri değil, mağdurları koruyun! İstismarı aklamayın, önleyin! Cinsel şiddete karşı kadınları ve çocukları gözeten, cinsiyet eşitliğini temel alan politikalar üretin! 

Özgürce bulunabileceğimiz sokaklar, okullar, işyerleri istiyoruz. 16 yıldır AKP tarafından topluma ilmek ilmek işlenen cinsiyetçi uygulamaların ve söylemlerin sona ermesini istiyoruz. Tacizcileri, tecavüzcüleri, istismarcıları aklayanların, koruyanların yakasından elimizi çekmeyeceğimizi buradan tekrar ediyoruz. Gerçek adalet sağlanana kadar, sanıklar gereken cezayı alana kadar ve cinsiyet eşitliği sağlayana kadar bu davaların da, erkek yargının da, erkek egemen sistemin de peşinde olacağız.
YAŞASIN KADIN DAYANIŞMASI!
İSTİSMARA/TACİZE/TECAVÜZE SON!
 

ÇORLU'DA EYLEM

Tekirdağ'ın Çorlu ilçesinde de kadınlar bugün sokağa çıktı. Çorlu Heykel Meydanı'nda düzenlenen eylemde sık sık "Fitratınız batsın, çocuklar yaşasın", "Susma sustukça sıra sana gelecek" sloganları atıldı.

Okunan basın açıklamasında ise "Biz bu saldırıların arkasındaki gerçek faili tanıyoruz. Çorlu Kadın Platformu olarak açıklıyoruz; saldırıların faili AKP hükümetinin izlediği yanlış politikalardır" 

GAZİ MAHALLESİ'NDE DE PROTESTO EDİLDİ

İstanbul Sultangazi'deki Gazi Mahallesi'nde de Küçükçekmece'deki olaya büyük tepki vardı. Gazi Cemevi önünde toplanan halk, olayı protesto etti.