Küba'dan iddialara yanıt: 'Ülkemizde kayıp insan yok'

Küba Devrimi’ne karşıt odaklarca, olaylardan sonra gözaltına alınan provokotörlerin kaybedildiği iddia edilmişti. Küba Elçiliği’nden konuya ilişkin bir açıklama yapıldı.



25-07-2021 18:09

İleri Haber

Küba’da, ABD'nin provokasyonuyla düzenlenen karşı devrimci eylemlerde gözaltına alınıp kaybedildiği iddia edilen kişilerle ilgili Küba Elçiliği tarafından bir açıklama yapıldı. Açıklamada, “Son olaylar ile ilgili bütün tutukluların yeri aileleri tarafından bilinmektedir, aileler lokasyonlara gitmiş ve tutuklulara özel eşyalarını, kişisel temizlik ürünlerini ve belli başlı bazı ilaçları götürmüştür” denilirken, Küba halkının cebren kaybedilmeye ve insanlık dışı cezalara maruz bırakılamayacağı vurgulandı.

Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) uzun yıllardır devam ettirdiği ambargolar nedeniyle ekonomik zorluklar ve yeni tip koronavirüs (Covid-19) salgınının yarattığı sorunlarla mücadele eden sosyalist Küba'da bir grup ABD destekçisi, 11-12 Temmuz’da ABD bayraklarıyla hükümet karşıtı protestolar düzenlemişti.

Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel ise ABD destekli eylemlerin yapıldığı her yerde devrimi savunmak için sokaklara çıkma ve bunlara kararlılık ve cesaretle karşı koyma çağrısında bulunmuştu.

Küba halkı da Díaz-Canel’in çağrısına kulak verip hükümeti ve devrimi desteklemek için Havana’da sokaklara çıkarak yoğun istikrarsızlaştırma ve yıkım eylemleri karşısında ülkelerini savunacaklarını dile getirmişti.

‘KÜBA’DA KAYIP İNSAN YOK’

Küba Devrimi’ne karşıt odaklarca, olaylardan sonra gözaltına alınan provokotörlerin kaybedildiği iddia edilmişti. Küba Elçiliği’nden konuya ilişkin bir açıklama yapıldı.

Küba’nın ‘Bütün İnsanları Cebren Kaybedilmeye Karşı Koruma’ için ve ‘İşkence, Diğer Zulümler, İnsanlık Dışı Cezalar ya da Aşağılayıcı Muamelelere Karşı’ yapılmış kongrelerde taraf devlet olduğu ve bu kongrelerde kararlaştırılan bütün hükümlere uyduğu belirtilen açıklamada, “Kendi Magna Carta'mızın 51. Maddesine göre Küba halkı cebren kaybedilmeye ve zalimce, zorbaca, insanlık dışı ve aşağılayıcı cezalara maruz bırakılamaz” denildi.

Küba’da kayıp insanın olmadığı, son zamanlardaki karışıklıklar esnasında da böyle olaylar yaşanmadığı ve yaşanmayacağı vurgulanan açıklamada, şu ifadeler kullanıldı: 

‘KÜBA’DA TUTUKLULARIN GÖTÜRÜLDÜĞÜ GİZLİ YERLER YOK’

Küba’da insanların tutuklanıp götürüldüğü gizli yerler yoktur. Herhangi bir tutuklunun ailesi ve arkadaşları, onun ülkenin neresinde ve hangi gözaltı merkezinde olduğunu bilir. 

Polis Merkezine götürülen kişinin bilgisi kayıt defterine manuel olarak kaydedilir ve bütün polis merkezlerini bağlayacak şekilde otomatik olarak da sicile geçirilir. Bu kayıtlar ülkenin neresinde olursa olsun tutuklunun yerini bilmemize olanak sağlar”. 

Açıklamada, son olaylar ile ilgili bütün tutukluların yerinin aileleri tarafından bilindiği ve ailelerin lokasyonlara gittiği ifade edilirken, tutuklulara özel eşyaları ile kişisel temizlik ürünleri ve belli başlı bazı ilaçların götürüldüğü kaydedildi.

‘LİSTEDEKİ İSİMLERDEN BAZILARI GÖZALTINA ALINMADI’

Gözaltına alınan kişinin yerine dair bilgi, hukuka uygunluğu sağlamakla görevli kurum olarak Başsavcılık tarafından belirlenir ve denetlenir” denilen açıklama, şöyle devam etti:

İlk tutuklananlardan bir grup insan, hiçbir bir suça karışmadığı doğrulandığı için serbest bırakıldı. Diğerleri hapis dışı bir ihtiyati tedbirler altında (evlerinde kalarak) ve bazı sanıklar davaları hazırlık aşamasında olduğu için gözaltında tutuluyor.

11 Temmuz olaylarından dolayı tutuklu olan herkes, Anayasa’nın 95. Maddesi’ndeki legal hukuk yardımı maddesi uyarınca, hukuki danışmanlık alma hakkından faydalanabilecek ya da mahkeme onlara danışman atayacaktır. Bazı tutukluların avukatı olmaması ise kendi tercihleridir. 

11 Temmuz olaylarının ardından gözaltına alındığı veya kaybolduğu iddia edilen kişi listelerini, bu listelerdeki bilgi eksikliği göz önüne alınınca tüm güvenilirliğini yitirmektedir. Bu listelerde yer alan bazı kişilerin hiçbir zaman gözaltına alınmadığı, hatta yetkililer tarafından sorgulanmadığı veya bu olaylara hiçbir şekilde dahil olmadığı kanıtlanmıştır.

12 Temmuz’dan beri başsavcılığına 63 kişi başvurdu. Şikayetleri veya iddiaları kayıplarla ilgili değil, akrabalarının gözaltına alınmasıyla ilgili ayrıntıları öğrenmek ile ilgiliydi. Her durumda, başsavcılığa başvuran bu kişilere akrabalarının tutulduğu yer hakkında bilgi verildi.

Başsavcılık, 11 ve 12 Temmuz olaylarından kaynaklanan yasal işlemlerle ilgili genel anlaşmazlıklar nedeniyle 5 iddianın soruşturma altında olduğunu bildirdi. Hiçbir durumda, bu şikayetler gözaltı yeri hakkında bilgi eksikliği ile ilgili değildir, çünkü aile üyeleri bu bilgilere sahiptir veya tutukluların gördüğü herhangi bir kötü muamele yoktur.

Başsavcılık tarafından halktan talep almak için kurulan mekanizma açık ve etkilidir. 2020 yılında, Başsavcılık ülke çapında 129 binden fazla kişi ile ilgilenmiştir ve 2021'in ilk yarısında 49 binden fazla kişiye ulaşılmıştır.

‘CEBREN KAYBETME İŞKENCE KÜBA’DA YASAK’

Cebren kaybetme gibi işkenceler Küba'da yasaktır. Gözaltı Merkezlerindeki prosedürleri düzenleyen mevzuat da dahil olmak üzere mevcut yasal çerçeve, tüm kişileri işkence ve diğer acımasız, insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele veya cezalardan korumak için evrensel olarak kabul edilen temel güvenceleri içerir. Ülkemizde herhangi birinin işkence gördüğüne dair tek bir kanıt yoktur. 

Gözaltındaki kişiler de dahil olmak üzere halk tarafından ortaya atılan herhangi bir ihbar, şikayet veya yasal talep, onu inceleme, soruşturma ve cevap verme sorumluluğuna sahip olan Başsavcılık Ofisi tarafından ele alınır.

Küba'da, cezai dokunulmazlık ya da buna olanak verecek herhangi bir yasa ya da düzenlemeye yer olmamıştır ve olmayacaktır. Yukarıda belirtilen olaylar sırasında kolluk kuvvetlerinde herhangi bir usulsüzlük olması durumunda, durum soruşturulacak ve soruşturmanın sonucu açıklanacaktır. İhlallerin yapılması durumunda, yasal düzenin yeniden sağlanması için önlemler alınacaktır.