'Krizin faturası kadınlara ödetiliyor'

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca Kadın İstihdamı Raporu'nu yayınladı.



07-03-2019 16:20

İleri Haber

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca Kadın İstihdamı Raporu'nu yayınladı.

Rapora göre, ekonomik kriz nedeniyle satın alma gücü düşen vatandaşlar gıdadan sağlığa temel ihtiyaçlarının daha çok ev içinde karşılanmasına mecbur kalıyor. Raporda "Kadınlar ister çalışsın ister işsiz kalsın evi geçindirmek için eviçinde de erkeklere göre 5 kat daha fazla emek harcıyor, iş yükü artıyor" şeklinde ifadeler yer aldı.

Raporda öne çıkan verilerden bazıları şu şekilde:

-Hem AB hem OECD ülkeleri ile karşılaştırıldığında, “Türkiye kadın istihdam oranının en düşük olduğu ülke” durumundadır.

-Kadın istihdamı kentlerde artış göstermekle beraber, kadınların hala önemli bir kısmı kırsal alanlarda “ücretsiz aile işçisi” olarak çalışmaktadır.

-2017 yılında çalışabilir yaştaki kadınların yüzde 28,9’u istihdam edilirken, kadınlar arasında işsizlik oranları da son yıllarda çok hızlı artarak yüzde 14,1’e ulaşmış durumdadır.

-Kadınların ‘kadın işi’ denen mesleklerde yoğunlaştığı görülmekte, özellikle finans, eğitim ve sağlık hizmetleri eğitimli kadınların yoğunlaştığı mesleklerin başında gelirken, daha teknik işler olarak görülen imalat, bilgi iletişim ve kamu yönetimi gibi iş kollarında kadınların varlığı çok sınırlı kalmaktadır.

-11 milyondan fazla kadın ev ve bakım işleri nedeniyle çalışma hayatına katılamamaktadır. Genç kadınların yüzde 71’i ev işleri, çocuk, hasta ve yaşlı bakımı nedeniyle iş yaşamından ayrılmaktadır.

-Kadınlar yine erkeklere göre daha güvencesiz işlerde ve kötü koşullarda çalışmaktadır. Kadınların yüzde 23,8’i taşeron çalışma, özel istihdam büroları aracılığıyla çalışma ve ücretli düzensiz istihdam biçimlerinde yer almakta iken bu oran erkeklerde yüzde 18,95 olarak gerçekleşmiştir.

-TÜİK verilerine göre kadın işsizliği Kasım 2017’ye göre 1.3 puan artarak 13.4’ten 2018 Kasım ayında 14.7 olmuştur.15-64 yaş grubu kadınlarda işsizlik oranı %13,7’den %15’e çıkmış, tarım dışı işsizlik oranı ise %1 ilk artış göstermiştir.

-2018 yılında kayıtlı kadın işsiz sayısı kayıtlı erkek işsiz sayısını aşmıştır. 2018 yılında kayıtlı erkek işsiz sayısı 1 milyon 704 bin iken kayıtlı kadın işsiz sayısı 1 milyon 805 bine yükseldi. Ocak 2019’da ise kayıtlı kadın işsiz sayısı 1 milyon 932 bine yükselirken, kayıtlı erkek işsiz sayısı 1 milyon 843 bin olarak gerçekleşti.

-TÜİK’in Mart 2019’da açıkladığı 2018 verilerine göre;Kadınların istihdam oranı % 28,9, Erkeklerin istihdam oranı % 65,6; Kadınların işgücüne katılım oranı %33,6 Erkeklerin işgücüne katılım oranı % 72,5,Kadınlarda genç işsizlik oranı %26,1 iken, erkeklerde  genç işsizlik oranı %17,8

-Ev içindeki cinsiyetçi iş bölümü nedeniyle ev işleri ve bakım yükü halihazırda kadınların omuzundayken krizle birlikte hane gelirinin düşmesinin uyguladığı baskıyla bu yük artmaktadır. Dolayısıyla krizlerle birlikte ücretsiz iş yükü de yeniden belirlenmekte, ücretli işteki kayıplar cinsiyet eşitsizliğini derinleştirmektedir. Hane gelirindeki düşüş gıdadan sağlığa kadar piyasadan karşılanan tüketim ve hizmetlerin giderek daha fazla ev içinde karşılanmasına neden olmaktadır. Ücretli çalışma üzerinde artan baskı doğrudan ücretsiz çalışma üzerindeki baskıyı da artırmakta, bu baskı kriz döneminde katlanmaktadır.

-Kadınlar piyasada daha çok kayıtdışı, güvencesiz, esnek çalışma biçimlerinde yer alır ve düşük ücretlerle çalışmak durumunda kalıyorken, erkeklerle aynı işi yaptıklarında bile düşük ücret karşılığında çalışmaya mecbur bırakılmaktadır.

-Kriz döneminde kadınların iş yükü erkeklerin iş yüküne göre 5 kat fazla arttı. Son dönemde Türkiye’de yaşanan duruma baktığımızda; ilk işten çıkarılanlar erkekler olmasına rağmen kadınlar, düşen hane halkı gelirini tamamlayabilmek için iş gücüne katıldılar. Ama aynı zamanda hane içindeki görev ve sorumluluklarını da ne yazık ki paylaşamamışlardır. Dolayısıyla toplam iş yükü göz önüne alındığında eşitsiz iş yükü ile karşı karşıya kalanlar kadınlar olmuştur. Kriz nedeniyle artan işsizlik sonucunda piyasa ve piyasa dışındaki çalışma zamanındaki artış üzerine yapılan hesaplamalar, kadınların toplam iş yükündeki artış oranının (%5),  erkeklere (%1) kıyasla 5 kat daha yüksek olduğunu göstermiştir.

-Ayrıca bu dönemde bir yandan kamudaki dönüşüm nedeniyle, kamu istihdamı azalmış, aynı zamanda kriz gerekçesiyle de kamusal hizmetlerde bütçe kısıtı baskısı oluşmuştur. Bunlar aslında bakım faaliyetlerini içeren hizmetlerdir. Bakım faaliyetleri kamusal bir sorumluluk olarak görülmeyip hanelere bırakıldığı vakit, bunu kadınlar yüklenmek zorunda kalmaktadır.

-2015 yılı itibariyle Türkiye’de işini en çok kaybetme riskiyle karşı karşıya olanlar kadınlar, kadınlar arasında da özellikle sanayide çalışan kadınlardır. Sanayide çalışan 4 kadından biri işsiz kalma riskiyle karşı karşıyadır.

-Güvencesiz çalışma kadınlarda çok daha yaygındır. Hele tarımda -ki tarım hâlâ kadın emeği açısından çok önemli bir sektör- kadınların neredeyse tamamı, yüzde 94.3’ü güvencesiz çalışmaktadır. Güvencesiz çalıştıklarından işsizlik riskiyle de çok daha yüksek oranda karşı karşıya kalıyorlar.

-Kayıtlı veriler baz alındığında, her şeye rağmen kadın istihdamının artması sorunun asıl kaynağının görmezden gelinmesine sebep olmamalıdır. Son yılda artan istihdamın yarısının kayıtdışı, güvencesiz işlerde gerçekleşmiş olması temel sorunların başında gelmektedir.