Köylü istemiyor, Vali ısrar ediyor!

Kırklareli, Pınarhisar ilçesine bağlı Ataköy’de çevre yolu yapımı için ağaçlık alandan izinsiz olarak toprak alımına ilişkin Kırklareli Valiliği tarafından “ÇED gerekli değildir” kararına köylüler itiraz etti. Yüzlerce köylünün itiraz dilekçesini ilgili bakanlığa iletmeyen Valilik dilekçelere kendisi yanıt verdi. Valililiğin ÇED Gerekli Değildir kararında ısrar etmesi ve dilekçeleri bakanlığa iletmemesi sebebiyle köylüler dava ve şikayet süreci başlatacaklarını açıkladı.



24-11-2021 12:20

Seda Elhan

Karayolları 1. Bölge Müdürlüğü  Ataköy Kurtdere mevkisi 104 ada 1 parsel üzerinden Pınarhisar çevre yolunda dolgu malzemesi için faaliyete geçecek olan 1-A Grubu Ariyet Ocağı projesine dair Kırklareli Valiliğince Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir kararı aldı. Bunun üzerine Ataköylüler Kırklareli Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü kanalı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na iletilmek üzere topladıkları dilekçelerle projeye ve verilen ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararına itiraz etti. Fakat Valilik söz konusu dilekçeleri ilgili bakanlığa iletmek yerine kendisi cevapladı ve ÇED Gerekli Değildir kararında ısrar etti. Ataköylüler itirazlarının bakanlığa iletilmemesi sebebiyle şikayetçi olacaklarını belirtti.

'YAŞAM ALANIMIZ VE ORMANLARIMIZ TAHRİP OLACAK'

Ataköylüler tarafından, söz konusu ocağının hayata geçmesi halinde; kamyonların köy içinden geçmek zorunda kalacağını, kanalizasyon, su şebekesi ve diğer alt yapıların çökeceğini; proje alanı çevresindeki tarım alanlarının ciddi şekilde zarar göreceğini, yıllardır mera ve koruluk olarak kullanılan bu alanın bu işlevini kaybedeceğini ve orman alanlarının yok edilip tahrip edileceğini, su kaynaklarının bertaraf edilip zarar göreceğini, doğal miras alanlarının tehdit altında bırakılacağını dile getirerek projeye itiraz edilmişti.

İTİRAZA RAĞMEN FALİYETLER DEVAM EDİYOR

Ataköylü yurttaşların şikayet ettikleri en önemli konulardan biri de 30.09.2021 tarihinde ilan edilmiş ÇED Gerekli Değildir kararından önce alanda faaliyete başlanması ve buna istinaden dilekçe verilmesine karşın gereğinin yapılmamış olması.

ÇED Gerekli Değildir kararından 2 ay öncesinden Pınarhisar çevre yolu dolgu malzemesi alımı için iş makinalarının ariyet ocağında hafriyat çalışmalarına başladığı Ataköy muhtarlığınca tespit edilerek Kırklareli Valiliğine, Pınarhisar Jandarma Komutanlığına, Lüleburgaz Orman İşletme Şefliğine dilekçeler yazılarak ihbar ve şikayetlerde bulunulmuş ve aynı zamanda çeşitli sosyal medya paylaşım sitelerinde hafriyat çalışmaları görüntüleri paylaşılmıştı. Ancak tüm şikayet ve hukuki sürece rağmen alanda faaliyetler devam ediyor.

CENGİZ ATLI: ÖNCE TOPRAĞI AL, İZİNLER SONRA GELİR

Bölgede uzun yıllardır mücadele eden ve Ataköy’de yaşayan Ataköy Çevre Komisyonu Sözcüsü Cengiz Atlı konuyla ilgili açıklamalarda bulundu.

ÇED süreci devam ederken ormanlık alandan toprak alanlar açıkça suç işlendiği dile getiren Atlı, “Jandarmaya, orman işletme müdürlüğüne, çevre şehircilik il müdürlüğüne işlenen suç yazılı olarak bildiriliyor. Suçu işleyenler hakkında işlem yapılmasını beklerken "ÇED gerekli değildir" kararı alınıyor. Bu karara itiraz ettik. Dava açtık.Bakanlığa dilekçe yazdık. Dilekçeyi Devlet hiyerarşisine göre Valiliğe bağlı Çevre Şehircilik Il müdürlüğü aracıyla gönderelim dedik. Bu seferde dilekçelerimiz bakanlığa iletilmedi. Kırklareli il sınırları içerisinde ormanı yok eden kanunsuz bir faaliyetten eğer Valiliğin halen haberi yoksa kurumlar görevini yapmıyor demektir. Kimi kime şikayet edeceğimizi şaşırdık. İlgili bütün devlet kurumlarına sesleniyoruz: Ülkemizin ve halkımızın çıkarlarını düşünerek bu hukuksuzluğa DUR deyin.” diyerek duruma tepki gösterdi.

Ataköy Çevre Komisyonu Sözcüsü Cengiz Atlı

TRAKYA'NIN BİTMEYEN ÇİLESİ MADEN OCAKLARI

Başta İstanbul olmak üzere bölgedeki mega projelerin hayata geçirilmesi için ihtiyaç duyulan malzemelerin temini sebebiyle Trakya bölgesindeki taş ocaklarına her gün bir yenisi ekleniyor. 

Sayısız taş ocağı sebebiyle adeta abluka altına alınmış olan Trakya bölgesinde bu durum doğal yaşam alanlarının ve tarımsal alanların tahrip olmasına, bölgede yaşayan yerel halkın ise yaşam alanlarının yok olmasına sebep oluyor.