Köyceğiz Gölü taş ocağı tehdidi altında

Muğla’daki Köyceğiz Gölü ve havzası taş ocakları nedeniyle yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kaldı.



22-05-2021 10:31

Muğla’nın Köyceğiz Gölü ve havzası taşocakları tehdidi altında. Prof. Dr. Doğan Kantarcı bir an önce önlem alınmazsa gölün yok olacağı ve toplu balık ölümlerinin meydana geleceği konusunda uyardı.

Prof. Dr. Doğan Kantarcı, “Köyceğiz Gölü ve havzasında ekolojik değerlendirmeler” üzerine bir çalışma yaptı. Gölün havzasındaki koruma tedbirlerinin sınırlı ve yetersiz olduğuna dikkat çekilerek söz konusu bölgede açık taşocağı işletmeciliği yapıldığının vurgulandığı çalışmada “Köyceğiz Gölü havzasındaki bu açık ocak işletmelerinin göle olumsuz etkiler yapacağı anlaşılmaktadır” denildi. 

‘GÖLÜ BESLEYEN ORMAN KORUNMALI'

Çalışmada, bölgede yüksek yağışların olduğuna değinilerek “Orman, yüksek yağışların tepede alıkonmasını ve yavaşça toprağa ulaşmasını sağlamaktadır. Orman altındaki ölü örtü ve toprağa karışmış olan humusta suyun toprağa sızmasını sağlamaktadır. Topraktaki gözeneklerden ve kök çevrelerinden derine sızan su, ana kayanın çatlak sistemine, oradan da yeraltı suyuna ve giderek göle ulaşmakta, gölü beslemektedir. Bu sebeple ormanların korunması, geliştirilmesi, ağaçlandırılması, ağaçlandırılamayacak arazinin de teraslanması ve ya taş sekilerle basamaklandırılması gerekmektedir” denildi.

'ÇOK UZUN SÜRMEYECEK'

Cumhuriyet gazetesinden Hazal Ocak'ın haberine göre; dağlarda oluşacak sellerin taşacağı materyalin Köyceğiz Gölü’ne giderek dolmasına neden olacağı kaydedilen çalışmada, “Bu olayı, uzun bir süreç olarak düşünmemek ve uzun gelecekte dolacağı yanılgısına düşmemek gerekmektedir. Yüksek yağışlar incelendiğinde, ormanlar tahrip edilirse ve ağaçlandırmalar yapılmaz, tedbir alınmazsa gölün dolmasının veya kapasitesini kaybetmesinin çok uzun sürmeyeceği anlaşılır” sözlerine yer verildi. 

'KAMU YARARI KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLMELİ'

Çalışmada sonuç olarak özetle şu ifadeler kullanıldı:

“Köyceğiz Gölü’nün korunması için havzasının da korunması gerekmektedir. Konunun ekosistemler birliğinin koruması olarak ele alınması, bölgenin yaşanılabilirliğinin ve bölgede yaşayan insanlarımızın da varlığının devam ettirilmesi öncelikli ve üstün kamu yararı anlam ve kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.”