Koronavirüsün ‘piyasa üçgeni’: Aracılar, refakatçiler ve devlet...

Koronavirüs salgınında devletlerin yükümlülüklerini yerine getirmemesi, güvencesiz ve güvensiz yeni sektörlerin ortaya çıkmasına sebep olmaya devam ediyor. Hastane önlerinde koronavirüs testi için ücret karşılığı sıra bekleyenlerin ardından şimdi de hastanelerde tedavi gören koronavirüs hastalarının yanında, ücret karşılığı refakatçi olunabildiği yeni bir sektör meydana geldi.



24-12-2020 15:56

Mehmet Fırat Özgür-@zgr_frt

Ankara’da M.D. isimli bir yurttaş, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nde yoğun bakımda tedavi gördükten sonra servise çıkarılan babasının yanında, refakatçi olarak birinin bulundurulması gerektiğini öğrendi. Halihazırda koronavirüs hastası olan ve tedavi gören babasının yanında kalması durumunda çalıştığı iş yerinden çıkarılma ya da maaşının eksik yatması endişesi ile ne yapacağını düşünen M.D., başka bir hastanın yakınından, “ücret karşılığında refakatçi tutabileceğini” öğrendi. Geçim sıkıntısı endişesiyle refakatçi tutmaya mecbur kaldığın söyleyen M.D., bu süreçte sağlık sisteminin geldiği durumu İleri Haber’e anlattı.

BİR REFAKATÇİ PAZARI VAR’

Hastanın yanına refakatçi olarak giren kişiye bir takım taahhütnameler imzalatıldığını ve hastanın tedavisi son bulana kadar refakatçinin de odadan çıkamadığını söyleyen M.D., başta kendisinin refakatçi olarak kalmayı düşündüğünü anlatıyor. “Başta çalışmayı bırakıp refakatçi olarak babamın yanına ben gidecektim ancak hastaneye gidince bir refakatçi pazarı oluştuğunu gördüm. Bunun bir sektör haline geldiğini söylediler. Eskiden bunu özel sağlık hizmeti adı altında firmalar yapıyordu. Şimdi belirli kişiler, etrafında topladığı ve personeli olarak gösterdiği çoğunluğu Özbek, Türkmen ve Suriyeli insanları para karşılığı refakatçi yaptırıyor. Sizin yerinize hastanın yanına gidiyor. Günlüğü 500 TL ile 800TL arasında değişen bir fiyatla sizin yerinize hayatını tehlikeye atıyor” diyen M.D., böyle bir refakatçi piyasası oluştuğunu başka bir hasta yakınından öğrendiğini dile getirdi.

ÜCRETİN NE KADARINI REFAKATÇİ ALIYOR BİLMİYORUZ’

Verdikleri 500 TL ücretin ne kadarını refakatçi olarak çalışan kişinin aldığını bilmediklerini belirten M.D. “Parayı aracıya ödüyoruz. Refakatçinin ne kadarını aldığını bilmiyoruz. Refakatçi için günlük ücret olarak çok fazla para isteniyor ancak refakatçi ile görüntülü konuşma yapmak istediğimizde refakatçi bize “kontörüm yok” yanıtını verdi. Bu durumda bu paranın büyük bir kısmının refakatçiye verilmediği düşüncesi oluşuyor. Bu durumdan çok rahatsızım ancak geçimimi sağlamak için buna mecbur kaldım. Devlet bu konudaki yükümlülüklerini yerine getirmediği için biz de kim olduğunu bilemediğimiz, yüzünü bile göremediğimiz insanlara para veriyoruz ve başka insanların hayatlarını ne kadar ücrete riske attığını dahi bilemeden bu piyasalaşmaya mecbur bırakılıyoruz.” dedi.

BAŞHEKİM DE REFAKATÇİ TUTMUŞ

Refakatçinin tıp bilgisinin seviyesine göre ücretlerin değiştiğini belirten M.D., hastaların cinsiyetine göre refakatçilerin verildiğini ancak bazı hasta yakınlarının daha yüksek ücret karşılığında tıp bilgisi olan kişileri refakatçi olarak tuttuğunu da belirterek, “Hastanenin başhekimi dahi yakınına refakatçi tutmuş. Konuştuğumuz aracı bize bunu söyledi. Hemşireler ya da doktorlar koronavirüs hastası bulunan odalara mümkün olduğunca girmemeye çalışıyorlar. Günde bir defa girmek istiyorlar, bakım işini devlet yapmıyor. Hastalarımız kim oldukları bilinmeyen aracılara emanet. Aracılar, refakatçi olarak Türkiye vatandaşı bulunmadığını söylediler. Genellikle Türkmenler ve Özbekler var. Erkek hastalara erkek, kadın hastalara kadın refakatçiler bakıyor.”

HİÇBİR İMKANI BULUNMAYAN İNSANLAR NE YAPACAK?’

Refakatçinin günlük olarak hastanın bakımı için gerekli ihtiyaçları telefonla bildirdiğini, bu ihtiyaçlar alındıktan sonra hastane görevlilerin hasta odaların götürdüğünü belirten M.D., “Görevliler su, dezenfektan, yetişkin bezi gibi bir çok ihtiyacı hastane girişinden hastanın odasının kapısına götürüyor. Hastanın ihtiyaçları bu şekilde karşılanıyor. Bizim böyle bir imkanımız vardı ve bunları yapabildik. Peki hiçbir imkanı olmayan insanlar ne yapacaklar? 80 yaşlarında evli iki insanı düşünün. Biri hastalandı, imkanları yok ve hasta olmayan hasta olana refakat etmek zorunda kalırsa ölme ihtimalinin yüksek olduğunu biliyoruz. Eğer kimse refakat etmezse de içerideki hasta bakımsızlıktan ölüp gidecek.” diyerek hastanelerde oluşan sisteme tepki gösterdi.

SAĞLIK SİSTEMİNİN İFLAS ETTİĞİNİN GÖSTERGESİ’

“Ortaya çıkan refakatçi piyasası ve sağlıkçıların karşı karşıya kaldığı zorluklar sağlık sisteminin iflas ettiğini gösteriyor.” diyen M.D., gelinen aşamada çok güvensiz bir ortamın oluştuğuna dikkat çekerek, “Aracı ilk 4 günün parasını banka hesabına yatırmamızı istedi. Daha sonra banka ile bir problem yaşadığını söyleyerek parayı elden vermemizi istedi. Açıkçası çok güvensiz bir ortamda çaresiz kalmış durumdayız. Şehir Hastanesinde bu durumda olan yüzlerce insan var. Hastaneye gittiğinizde oluşan sistemi görüyorsunuz” dedi.

HASTANE PERSONELİ DE ARACILIK YAPIYOR’

Aracılık eden kişiler arasında hastane güvenlik personelleri ve hemşirelerin de olduğunu belirten M.D., “Benim anladığım kadarıyla bizim para gönderdiğimiz kadın da bir hastane personeli. Hastane çalışanları da bu piyasada aracılık yapıyorlar. Gönderdiğim paranın yarısının dahi refakatçilik yapan insanlara verildiğini düşünmüyorum.” şeklinde konuştu.