Korkut Eken, Sedat Peker'in iddialarına ilişkin konuştu: 'Mehmet Ağar gönderdi, Atilla Peker'le Kuzey Kıbrıs'a gittim'

Emekli yarbay Korkut Eken, Sedat Peker'in kendisine yönelik iddialarına ilişkin Atilla Peker ile Kuzey Kıbrıs'a gittiğini söyledi. Eken, kendisini Mehmet Ağar'ın gönderdiğini ifade ederken, öldürülen gazeteci Kutlu Adalı'yı tanımadığını savundu.



27-05-2021 10:02

Suç örgütü lideri Sedat Peker ve kardeşi Atilla Peker tarafından Kuzey Kıbrıs'ta gazeteci-yazar Kutlu Adalı'yı öldürdüğü öne sürülen emekli yarbay Korkut Eken, hakkındaki iddialara dair açıklamalarda bulundu.

Atilla Peker ile Kuzey Kıbrıs'a gittiğini doğrulayan Eken, Mehmet Bey (Mehmet Ağar) beni gönderdi. Her ihtimale karşı Sedat Peker'in kardeşi Atilla Peker'le gittim" dedi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun kendisi hakkındaki sözlerine yanıt veren Eken, "Özel Harekat timlerinin kuruluşuna bakmış mı? Kimler ne kadar emek vermiş, kimler ne kadar çalışmış biliyor mu? 1980'li yıllarda onun temelini attım. O zaman Süleyman Soylu kaç yaşındaydı? Benim 53 yaşında oğlum var. Yani günah…" dedi.

Eken, öldürülen Kutlu Adalı'yı tanımadığını da iddia etti.

Sözcü'den Saygı Öztürk'e konuşan Eken'in açıklamaları şöyle:

Gazeteci Kutlu Adalı'yı öldürmekle suçlandınız…

"Şöyle bir olay oldu; Hasan Paşa (dönemin Barış Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Hasan Kundakçı) telefon etmiş. Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar'a, “Kıbrıs'ta çok büyük PKK faaliyetleri var. Teröristler burada cirit atıyor” falan demiş ve bu konuda yardım istemiş. Ben de o dönemde Emniyet'te Özel Harekat polislerini yetiştirmekle görevliyim. Mehmet Bey (Mehmet Ağar) da beni gönderdi. Her ihtimale karşı Sedat Peker'in kardeşi Atilla Peker'le gittim."

Atilla Peker'i siz mi çağırdınız?

"Evet, doğru ben çağırdım. Atilla Peker'le KKTC'ye gittim. PKK'nın oradaki faaliyetlerine yönelik 3-5 günlük bir inceleme yaptım. PKK'nın yaralılarını Kıbrıs'a götürdüğünü tespit ettik. Rum Kesimi’nde tedavi edildikten sonra Yunanistan'da bulunan Lavrion kampına teröristler sevk ediliyordu. Bunları ben raporladım ve Kolordu Komutanı Hasan Kundakçı paşama verdim."

Sivil Savunma Daire Başkanı Albay Galip Mendi'yi ziyaret edip araç aldınız mı?

"O dönem albay rütbesinde olan Galip Mendi Paşa benim çok sevdiğim kahraman askerlerden birisidir. Gitmişken kendilerini ziyaret ettim. Lefke'ye gideceğim zaman da otomobil verdiler. Şimdi duyuyorum ki Atilla Peker, gazeteci Kutlu Adalı'nın öldürülmesi olayı ile ilgili olarak cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunmuş. Sebep? Ben Sedat Peker'e ne yaptımsa aşırı bir düşmanlığı oluşmuş. Atilla Peker'in buna alet olmaması lazım. Nasıl yaptı bilmiyorum."

Gazeteci Kutlu Adalı'yı sizin öldürdüğünüz ya da öldürttüğünüz öne sürülüyor…

"Gazeteci olduğu belirtilen Kutlu Adalı'yı tanımıyorum ki hakkında bir kelime konuşayım. Olayın araştırılması için suç duyurusunda bulunacağım. Siyasiler birbirlerine sahip çıkıyor. Bizi kim kollayacak? Sahip çıkan yok. Kutlu Adalı olayının faillerini bilenler, benim de bir ilgim olmadığını biliyorlardır. Bir kişi yok mu yani “Korkut Eken'in bir ilgisi yoktur” diyecek adam. “Allahtan korkun” diyen yok maalesef."

Niçin Kutlu Adalı suikastıyla gündeme geldiniz?

"Vallahi billahi bilmem, tanımam. Olsa da söylerim. Ben doğruyu söylerim. Susurluk olayında yalan söyleyemediğim için 6 yıl hapis cezasına çarptırıldım, 2.5 yıl hapis yattım."

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun sizinle ilgili sözleri…

"Süleyman Soylu konuşuyor ama beni hiç tanımaz. “Korkut Eken'i ben sevmem, karanlık bir tiptir” diyor. Şimdi yolda bir polis araması olsa bana nasıl davranacaklar? Karanlık tipim. İçişleri Bakanı öyle söylemiş çünkü. Allah korkusu olması lazım. Özel Harekat timlerinin kuruluşuna bakmış mı? Kimler ne kadar emek vermiş, kimler ne kadar çalışmış biliyor mu? 1980'li yıllarda onun temelini attım. O zaman Süleyman Soylu kaç yaşındaydı? Benim 53 yaşında oğlum var. Yani günah…"

Atilla Peker, suç duyurusunda Kutlu Adalı'nın öldürülmesi olayını yazdı…

"Tövbe tövbe adını bilmiyorum ki. Atilla Peker de bilmez. Şimdi kardeşi oradan söylüyor. Sedat Peker'le benim aramda bir şey yok ama bir kin bir garezle nereye gittiyse, mahkemeye gittiyse benim ismimi zikretti. İftiralarla aşağılamaya çalıştı. Niçin böyle yaptığının sebebini vallahi bilmiyorum. Kimseyle görüşmüyorum. Onunla da görüşmüyorum. 2004'te cezaevinden çıktıktan sonra kimseyle görüşmüyor, tek başıma yaşıyorum. Korkut Eken'in de çocukları, torunları var. Katil miyim ben? Devletin yetkilileri, istihbarat birimleri bilmiyorlar mı? Bu işlerle ilgili olmadığımı niçin söylemiyorlar?"

Adınız peki niçin gündeme getiriliyor?

"Ben ne söyleyeceğimi bilemiyorum. Albüm yaptırdım onu size göndereceğim. Ben öldükten sonra yayınlamak serbest. Çok emek verdim Saygı Bey, dağlarda bayırlarda ömrüm geçti. Günah. Bu kadar taciz olur mu ya. Kim koruyacak Korkut Eken'i?"

İddiaların araştırılması için siz de cumhuriyet savcılığına başvuracak mısınız?

"Tabii ki başvuracağım, hakkımdaki iddianın araştırılmasını isteyeceğim. Bu Susurluk, faili meçhulleri biliyorsam kendi adıma şerefsizim. Özel Harekat polislerini sadece eğittim. PKK’yla mücadele ettim. Şehirlerde işim olmadı, olmaz da. Bir kez daha belirtiyorum Kutlu Adalı'yı tanımıyorum, bilmiyorum adını da duymamıştım. Gazeteciyle ne işim olur? PKK’yla mücadelem var."