Kolombiya Sosyalist İşçi Partisi: Katil Duque istifa, hiçbir şey bu katliamı aklamaz!

Kolombiya Sosyalist İşçi Partisi’nin (PST-Colombia) 5 Mayıs 2021 tarihli açıklamasıdır.



07-05-2021 19:12

İleri Haber

Bu metni yazdığımız gün ulusal grevin yedinci günündeyiz. Örgütler bir günlük grev çağrısı yapmış olsa da insanlar sokakları terk etmedi ve yeni sektörler de greve katıldı. İşçi sınıfının, geleceği belirsiz gençlerin, köylülerin ve şimdiye kadar 70 binden fazla insanı yeni tip koronavirüs (Covid-19) yüzünden kaybeden kamu sektörlerinin hislerinin bürokratlarca anlaşılmadığını gösteriyor. Şimdi de pandemiye rağmen protesto için sokaklardalar ve canlarını vermeye devam ediyorlar, ancak bu kez polis şiddeti yüzünden. Bütün bu ölümlerden Duque sorumlu. Bütün bunlardan; hem pandemiden hem de işsizlikten. Sokaklarda yankılanan sloganlarda söylendiği gibi; evet bayım, elbette, hepsini öldüren devlettir!

ANTİDEMOKRATİK VE BASKICI REJİM AÇIĞA ÇIKTI

Resmi rakamlara göre sadece 25 ölü ve yaklaşık 100 kayıp var. Gerçek sayılar ise daha büyük. Kayıpların büyük ihtimalle çoğu öldürüldü çünkü polisler kamyonlarını yaralıların üzerine sürüyor; Acil Müdahale Komutanlığı (CAI), polis karakolları ve Transmilenio istasyonlarında yüzlerce tutuklu acımasızca dövüldü ve kadınlara tecavüz edildi çünkü polislere, ‘’muhaliflerin savaş ganimeti olduğu’’ öğretiliyor. Ölülerin, yaralıların, sakatlananların ve tutuklananların sayısı tam olarak bilinmiyor çünkü hükümet organları ve kaynakları gerçeği saklıyor ve hem devletle hem de eski cumhurbaşkanlarıyla anlaşarak protestoları dinginleştirmeye ya da korku yaymaya çalışıyor.

Sosyal medya, seferber olmuş kitlelerin iletişim kurma ve bilgi yayma aracı olmuş durumda. Binlerce video, ses kaydı, bildiri ve posteri yayarak sadece Cali’de 24 kişinin öldüğünü –tahminler ölü sayısının ülkede 50’yi aştığını söylüyor– ve polislerin ve ordunun silahsız halka karşı nasıl silah kullandıklarını, hatta kamu denetçileri ile temsilcilere, tutukluların haklarını takip edecek insan hakları savunucularına ve 3 Mayıs Pazartesi akşamında Cali’de olduğu gibi BM delegelerine bile silah çektiklerini gösteriyor.

SEFERBERLİĞE SALDIRIP PROTESTOYU KONTROL ALTINA ALMANIN ÜÇ YOLU

Bu ilk yol; korku yaymak ve eylemleri dağıtmak için gaddarca baskı yapma yöntemi. Bu sırada ana akım medya protestolara karşı gizli bir saldırının öncülüğünü üstlenip eylemleri şiddet dolu bir kaos olarak gösteriyor.

Cepleri doldurulan analistler tanıdık kitle psikolojisi tekniklerini kullanarak insanların kafasını karıştırmaktan sorumlu. Bu sayede mücadele edenleri bölmeye ve aralarında güvensizlik yaratmayı amaçlıyorlar ki mücadelenin önayak olduğu kardeşlik ve ortak idealler için dayanışma ruhu yok edilsin ve herkes yanındaki kişinin aslında bir düşman olabileceğini düşünerek hareket etsin. Bir yanda barışçıl protestolar yapan dürüst insanlar olduğunu, öbür yanda ise silahlı muhalefetin, uyuşturucu kaçakçısı mafyanın ya da sadece yağma ve yakma peşinde başıboş çetelerin gönderdiği vandal ajanların olduğunu söylüyorlar. Bu argümanla karşı karşıya kaldığınızda kokain kaçırıp kanaat önderlerini, sendika liderlerini ve toprakları için savaşan yerlilerin savunucularını öldüren silahlı çeteleri durdurmayı on yıllardır beceremeyen rejim istihbaratının, olağan dışı bir başarıyla sadece 6 günde kitleler içindeki örgütleri nasıl saptayabildiğini merak ediyorsunuz.

Muhaliflerin bu durumdan faydalanması elbette mümkündür ama bize göre açıkça belli olan bu gerçeğin hükümet tarafından korku yayıp protestoyu dağıtmak için kullanıldığıdır. Bunlar bize Kasım 2019’da kullanılan yöntemi anımsatıyor: Aynı Duque hükümeti ve medya tarafından evlerimizin silahlı vandal sürülerinin saldırısına maruz kalacağı söylenmişti ve komşuların medyada yaydığı videolardan belliydi ki bu vandalları örgütleyenler yine şimdikiyle aynı polislerdi. Toplumsal sınıf mücadelelerinin tarih boyunca gösterdiği gibi bu tecrübe de gösterdi ki casuslar yurttaş kılığında polisler veya onların muhbir orduları, silahlı siviller (paramiliterler) ya da kapitalist sefaletin yarattığı lümpenler - çünkü bunlar en ufak sınıf farkındalığına sahip olmayan, dolayısıyla hükümetin güvenlik teşkilatları için en kolay avlar. Kaos yaratıp baskıyı meşrulaştırmak için bombalar patlatan, yangın çıkaran ve tahribat yaratan onlar.

Gelip de bize baskıcıların ve sömürgecilerin kahramanlarının heykellerini yıkmak, duvarlara resimler çizmek ya da kendimizi baskıcı hükümetin araçlarından çıkan bombalardan ve kurşunlardan korumak vandalizmdir demeyin, gelip de bize son derece sert, yozlaşmış ve sömürücü bir rejimin ikonlarına saldırmanın vandalizm olduğunu söylemeyin. Yüzyıllardır emekçilerden çalan, onlara ihanet eden, onları sömüren ve ezen zalimlerin şiddetinin yanında, hayatlarından başka kaybedecek bir şeyleri kalmadığını gören ezilenlerin meşru sınıf kini patlamaları şiddet değildir. Gerçek vandallar iktidar sahipleridir.

Şimdi yürüyüşün liderleriyle bile müzakere çağrıları yapan hükümetin sözlerini de tekrarlayamayız. Baskı, aldatma ve korkuyla beceremedi, şimdi fikir birliğiyle çözmeye çalışıyor. Bu işçi sınıfının ve sömürülen bütün sektörlerin ulusal protestosunun çok güçlü olduğunu gösterdi ve 5 Mayıs’ta sokaklar yine baskıya ve cinayetlere karşı yürüyüşlerle dolup taştı. Duque gitmeli çünkü bu hükümet Kolombiya halkı tarafından desteklenmiyor, grev de katiller halkın arasından temizlenene kadar üretim durdurmaya dönüşmeli.

Bu mücadeleyi temiz inançlı ve demokratik bir şekilde organize etmeliyiz ki direnebilelim. Tekliflerimiz bunlar:

1- Her bölgede, mahallede ve şirkette, her köyde, sendikada ve üniversitede grev komiteleri kurulsun.

2- Amerikan yerlileri ve Afro toplumların örneğindeki gibi seferberliğimize ve özgürlüğümüze destek olacak koruma örgütleri oluşturulsun.

3- Polis karakolları, halkın meşru seferberliğine ateş etme veya saldırmaya yönelik emirlere uymayı reddetmeye çağırılsın.

4- Mahallelerde polis yakınlarından oluşan komiteler örgütlensin, böylece polisler ait oldukları kasabaya destek vermeye çağırsın ve seferberliklerini bastırmamaya ikna edilsin. Baskıya alet olmayı reddeden polisleri destekliyoruz ve her türlü cezaya karşı çıkıyoruz.

5- ESMAD derhal dağıtılsın.

6- Tüm sivil muhbirler ağı ve paramiliter çeteler derhal dağıtılsın.

7- Ateş açma emri veren komutanlar ve cinayetler, keyfi gözaltılar, araçla ezme ve kadınlara tecavüzden sorumlu olanlar yargılanıp cezalandırılsın.

8- Mücadelenin sürekliliğine demokratik yollarla karar vermek için mücadeleye gönül vermiş grev örgütlerinin Ulusal Olağanüstü Hal Toplantısı yapılsın.

Kahrolsun Duque hükümeti!

Kahrolsun baskıcı ve antidemokratik rejim!

Uribe ve polis ile orduyu halka silah kullanmaya teşvik edenler, bunların yanında paramiliter çeteleri sokaklara dökenler yargılansın!

Yaşasın süresiz ulusal grev!

Kaynak: PST-Colombia