Kolgazi: Devlet ve iktidar şiddeti, istismarı ve cinayetleri örtbas etmeye çalışıyor

İlerici Kadınlar Meclisi üyesi Dr. Meltem Kolgazi, Adalet Bakanlığı'nın 2002-2017 yılları arasındaki istismar verilerini erişime kapatmasını ve Türkiye’de cinsel saldırıya uğrayan yabancı uyruklu çocuk sayısındaki yüzde 736'lık artışı İleri'ye değerlendirdi.



22-10-2019 12:17

İzel Sezer - @izelsezer

izelsezer@ilerihaber.org

Her yıl ayrıntılı olarak suç verilerini açıklayan Adalet Bakanlığı, 2018 yılına ait verilerinde, ‘insan ticareti, çocuk düşürtme, pornografi’ gibi suç gruplarının istatistiklerini yayınlamazken Yargı reformunun ikinci paketinin öncesinde 2002 ve 2017 yılları arasındaki ayrıntılı verileri de erişime kapattı.

Öte yandan, CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi tarafından İçişleri Bakanlığı’nın verileri kullanılarak hazırlanan "Yabancı Uyruklu Çocuklara Yönelik Cinsel Suç Atlası" adlı rapora göre, Türkiye’de cinsel saldırıya uğrayan yabancı uyruklu çocuk sayısında ise yüzde 736'lık bir artış yaşandı.

AKP hükümetinin gerici ve istismarı meşrulaştıran, taciz ve tecavüzcüleri koruyan politikaları çeşitli rapor ve istatistiklerle de kayıtlara geçerken; Türkiye’de cinsel saldırıya uğrayan yabancı uyruklu çocuk sayısındaki artışı ve Adalet Bakanlığı'nın verilerini erişime kapatmasını İlerici Kadınlar Meclisi'nden (İKM) Dr. Meltem Kolgazi'yle konuştuk.

'BAKANLIĞIN VERİLERİ YAYINLAMAMASININ TESADÜF OLDUĞUNU DÜŞÜNMÜYORUM'

Verilerin erişime kapatılmasına ilişkin konuşan Dr. Meltem Kolgazi, "Adalet Bakanlığı her yıl her bir suç başlığını ayrıntılandırarak birtakım verileri açıklıyordu. Fakat şimdi verilere erişimi kapattığı için 2018’den sonra ayrıntılı suç gruplarını örneğin istismar, çocuk pornografisi gibi suçlardan yargılanan kişi sayısını ayrı ayrı göremiyoruz. Tam yargı reformu paketi öncesi bu verilerin kapatılması, yeni paketle ilgili istismara af çıkarılması yönünde çalışmalar olduğu ile ilgili haberlerle aynı zamana denk geldi. Kadın örgütleri olarak 2016 yılında evlenme yoluyla tecavüzün istismarın affedilmesine yönelik yasa girişimini protesto ettiğimiz ve engellediğimiz bir süreç yaşadık. Şimdi yine benzer bir girişimin söz konusu olduğu ile ilgili duyumlar varken Adalet Bakanlığı’nın verileri yayınlamamasının tesadüf olmadığını düşünüyorum" dedi.

'MAĞDUR OLAN KIZ ÇOCUKLARININ YÜZDE 5'İ YABANCI UYRUKLU'

"Cinsel istismar düzeyinde korkunç bir artış var" diyen Kolgazi, "Ulaşılabilen verilere göre Türkiye’de 2014-2017 yılları arasında cinsel istismara uğradığı gerekçesiyle güvenlik birimlerine getirilen çocuk sayısının yüzde 68 arttığı görülüyor. 2014’te 11 bin 95 olan mağdur çocuk sayısı 2017’de 18 bin 623’e yükselmiş. 2014-2017 yılları arasında haftada 249 kız çocuğunun cinsel şiddet mağduru olduğu ortaya çıktı. Mağdur olan kız çocuklarının yüzde 5’ise yabancı uyruklu" ifadelerini kullandı.

'DEVLET BU ÇOCUKLARIN KORUNMASI İÇİN EN UFAK BİR ÖNLEM ALMADI'

Özellikle Hatay, Kilis ve Gaziantep'te, Suriye’de yaşanan savaş nedeniyle yoğun göç alan illerde, yabancı uyruklu çocukların ihmal ve istismara karşı korunmasız olduğunu söyleyen Kolgazi, "Ne yazık ki çocukların zorla ve çocuk yaşta evlendirilmeleri, kuma olarak satılmaları, istismar ve suistimali son yıllarda korkunç bir artış gösterdi. Devlet bu çocukların korunması için en ufak bir önlem almadı. Bırakın önlem almayı ve korumayı var olan tabloyu saklamaya uğraşıyor. İstismarı af kapsamına alıp meşrulaştırma girişimleri var" şeklinde konuştu.

'DEVLET, İSTANBUL SÖZLEŞMESİ'NE GÖRE SORUMLULUĞUNU YERİNE GETİRMELİ'

"İstanbul Sözleşmesi'ne göre devlet önleme, koruma, cezalandırma ve politika yapma sorumluluğunu yerine getirmelidir" diyen Meltem Kolgazi, "Önleme kapsamında verilerin ortaya çıkarılması, kamuoyu ile paylaşılması devletin bu konuda sorumluluk aldığının gösterilmesi gerekiyor. İstanbul Sözleşmesi’nin izleme organı olan GREVIO (Kadınlara Karşı Şiddet ve Ev İçi Şiddete Karşı Uzman Eylem Grubu) belli aralıklarla Türkiye’yi değerlendiriyor. 15 Ekim'de açıkladığı raporda Türkiye’de kadına yönelik şiddetle, istismarla ve kadın cinayetleri ile ilgili verilerin düzenli ve doğru bir şekilde devlet tarafından tutulmadığı görülüyor" dedi ve sözlerini şu şekilde sonlandırdı:

"Bu verilerin tutulmaması ve açıklanmaması devletin sorumluluk almaktan kaçtığının göstergesi olarak yorumlanan rapora bir ek yapmamız gerekiyor. Devlet ve iktidar şiddeti, istismarı ve cinayetleri örtbas etmeye çalışıyor. Suçluları aklamak için korkunç tabloyu saklamaya çalışıyor. Ama örtbas edilmesine, suçluların aklanmasına izin vermeyeceğiz. Hesap sormaya devam edeceğiz."