Kılıçdaroğlu: ODTÜ'lünün zekasını anlamak için zeki olmak gerekir

CHP lideri Kılıçdaroğlu ODTÜ tutuklamaları ve seçimlere ilişkin konuştu. Kılıçdaroğlu, seçimlerin üzerinden neredeyse 1 ay geçmişken "24 Haziran seçimleri gayri meşrudur" dedi.



17-07-2018 14:08

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, haftalık grup toplantısında gündemi değerlendiriyor.

CHP’li vekil Eren Erdem ve mezuniyet töreninde taşıdıkları pankartlar gerekçe gösterilerek tutuklanan ODTÜ'lü öğrencilerle ilgili de açıklama yapan Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başları şöyle:

-19 Eylül'den 29 Haziran'a alındı. Ne için? Hangi gerekçeyle? Nereden talimat aldınız? Eren Erdem yurtdışına kaçabilir. Dokunulmazlığı kalktıktan sonra 38 kez gitti ve geldi. Kaçacak olsa o zaman kaçardı. Suçsuz bir insan kaçar mı? Suçlama ne; FETÖ üyesi olmamakla falan filan... Eren Erdem'in yazdığı kitapların tamamı bu örgütün tehlikesini anlatmaktadır. 9 kitabı var. Gerekçe gizli tanık. Karar gazetesinin sahibi bir mesaj gönderiyor cep telefonuyla Eren Erdem, bana Turgay Oğur vasıtasıyla ulaştılar, senin hakkında suçlamalar yapmamı istiyorlar diyor. Bu açıklanınca diyorlar ki, sen neden gizli tanığı açıkladın.

-Yargının içinde bulunduğu perişan hali bilginize sunuyorum. Ama hiçbir hakim unutmasın nereye giderseniz gidin sizi teşhir etmek benim boynumun borcudur. Sanıyorlar ki Kılıçdaroğlu geri adım atacak. Her ortamda ve her yerde hakkı ve hukuku savunacağım.

-AYM kararını uygulamayan hakimi Yargıtay'a atadılar. Yargıtay için yüz karasıdır. Yarın birisi ben Yargıtay kararını uygulamıyorum derse ne olacak. Hukuksuzluğu hukuk kültürü diye yutturmaya çalışıyorlar. Adaletin olmadığı bir ülkedir Türkiye. Adalet yok.

-Çorlu'da bir tren kazası yaşadık. 24 vatandaşımız hayatını kaybetti. Derhal bölgeye bir heyet görevlendirdik. Hazırladıkları raporu, olayın olduğu yerde yarın kamuoyuna açıklayacağız. Bakan hemen bir açıklama yaptı. Menfezle ray arasında açıklık oldu aşırı yağıştan dedi. Aşırı yağıştan değil, toprağın baskılanmamasından kaynaklanıyor. Bunların araştırılması lazım. Meclis'e getireceğiz. Hem hayatını kaybedenlerin hem de yaralananların haklarını arayacağız.

-ODTÜ'nün bir geleneği vardır. Diploma töreni yapılır, mezun olanlar törende yürürler, ellerinde vermek istedikleri mesajlar vardır. Velileri de karşıdan büyük bir özgüvenle ve gururla izlerler. Türkiye'nin en önemli üniversitelerinden biridir. Kamuda ve özel sektörde çalışan binlerce ODTÜ mezunu vardır. Başarıyla her alanda görev yapıyorlar. ODTÜ'de öğrenci olmak başlı başına ayrıcalıktır. Taşıdıkları pankartların hiçbirisinde şiddet ya da hakaret yoktur; ODTÜ'lü zekası vardır. Onun farkına varmak için de zeki olmak gerekir. Sen zeki değilsen, anlamıyorsan ben ne diyeyim sana! Herkes herkese 'hocam' der; çünkü kimse birbirinden üstün değildir. 'Reis, başkan' laflarını kullanmazlar; çünkü ne reise ne de başkana tamah ederler. 13 yıl önce Penguen dergisinde yayınlanan karikatürü taşıyor öğrenciler. Aman efendim nasıl taşıdınız, hakaret ettiniz. 13 yıl önce beraat etmiş o karikatür. Benim Twitter hesabımdan bu karitakür yayınlanacak, bütün milletvekili arkadaşlarım bu karikatürü yayınlasın.

-15 Temmuz darbe girişiminin ikinci yılını andık. Bir mesaj yayınladım, halkın destanıdır diye. Bazıları eleştirdi. Bilal'e anlatır gibi anlatayım... İki 15 Temmuz var. Bir halkın 15 Temmuz'u, iki sarayın 15 Temmuz'u. Halk, direnme hakkını kullandı. Meclis, direnme hakkını kullandı. Başta CHP milletvekilleri olmak üzere bu Meclis'te bomba ve kurşun altında görevlerini yaptılar, direndiler, püskürttüler. Gazi Meclis'in şanına uygun şekilde mücadele ettiler. Bu 15 Temmuz halkındır. Bir de sarayın 15 Temmuz'u var. Halkın direnme sonucu elde ettiği hakkı kendi çıkarları, sarayın çıkarları için kullanan 15 Temmuz. 5 gün sonra, 20'sinde OHAL ilan ederek başlamıştır. Bir sivil darbe yaparak gerçekleştirilmiştir. Hiç kimse unutmasın, iki ayrı 15 Temmuz var. Sarayın 15 Temmuz'u kontrollü darbenin sonucunda ortaya çıkmıştır.

-Bir, darbenin olacağı biliniyordu, aksini söyleyen bir kişi yok. İki, önlenmedi darbe. Sonra sonuçlarından yararlanıldı. Kim bu Adil Öksüz? 15 Temmuz akşamı diğerleriyle birlikte gözaltına alındı. Adil Öksüz'ün FETÖ imamı olduğu 2008'den beri biliniyor. 15 Temmuz gecesi öğrenilmedi. Bunu, savcıların iddianamelerinden öğreniyoruz. Defalarca Amerika'ya gidip geliyor. Bir üniversite hocası. Niye gider gelir bir hoca Amerika'ya? Herkesin dikkatini çekmiş, devletin de çekmiş. MİT, ben bilmiyordum, o gece öğrendim diyorsa o teşkilatı hemen kapatmak lazım. Ben de adım gibi biliyorum ki, Adil Öksüz'ün kim olduğunu onlar benden daha iyi biliyorlar.

Bir başbakanlık müşaviri, Ali İhsan Sarıkoca görüşüyor. Kimsin sen! Niye o gece gidiyorsun? İstihbaratçı, polis, jandarma, komutan değilsin. Ne işin var? Kim buna izin veriyor? Ne görüşüyorlar orada? Bunlar karanlık noktalar. Sarayın 15 Temmuz'unun ne kadar karanlık olduğunu herkesin bilmesini isterim.

-FETÖ'nün baklavacısını, emeklisini buldular. FETÖ'nün bir numaralı siyasi ayağı sarayda oturuyor. Darbe süreci devam ediyor. Şimdi parlamentoya bir yasa getiriyorlar. Ama dünyada galip gelen zalim yoktur. Her darbe kendi hukukunu yaratır.

‘BU SEÇİM MEŞRU DEĞİLDİR’

-Yetki verilmeyen alanda bile düzenleme yaptılar. Hukukun ve anayasanın askıya alındığı bir süreçte referanduma gidildi. Mücadelemizi yaptık. YSK görevini yapmadı. Her darbe kendi hukukunu yaratır. 60, 70, 80 darbelerinde bu vardır. Biz CHP olarak hep 'Türkiye darbe hukukunda arındırılmalıdır' dedik. Bugün 20 Temmuz sonrası da darbe hukuku oluşturuldu. Referandum tarihe mühürsüz seçim olarak girdi. Ne anayasa değişikliğindeki referandum ne de bu seçimler asla ve asla meşru değildir. Sizin çete olduğunuzu söz veriyorum yargıda ispat edeceğim. Burada olmasa bile yurt dışında ispat edeceğim.

-Bu seçim, bu referandum tarihe mühürsüz seçim olarak girdi. Herkesin böyle bilmesi lazım. Bir yolsuzluk YSK tarafından onaylandı ve meşru olmayan bir zeminde anayasa değişiklikleri gerçekleştirildi. Ne Anayasa değişikliği referandumu, ne de bu seçimler asla ve asla meşru değildir! Sandık tek başına demokrasinin gerekçesi değildir. 82 Anayasası meşru muydu? Sizin yaptığınız seçim de meşru bir seçim değil. Eşit koşullarda yapılmıyorsa meşru olamaz, olmaz da zaten. YSK, görevini yapmadı. İçlerinde bir çete vardır demiştim, dava açtılar. Sizin çete olduğunuzu yargıda ispat edeceğim; burada olmasa bile yurtdışında ispat edeceğim."

'GİDİP OY VERDİNİZ, ŞİMDİ SİZİN HAKKINIZI DA BEN SAVUNUYORUM'

-AKP’ye oy verenlere ve Anayasa referandumunda evet oyu kullananlara seslenen Kılıçdaroğlu, “Hükümet nerede diye soruyorlar. Hükümet yok ki. Hükümeti kaldıran Anayasa değişikliğine sen gittin evet oyu verdin. İşten atılman mı gerekiyordu, aç kalman mı gerekiyordu? Sen uyanmadıysan ben ne yapayım. Senin hakkını da yine ben savunuyorum” ifadelerini kullandı.