Kılıçdaroğlu ile Karamollaoğlu'ndan ortak açıklama: 'İttifak ya da bir ittifak arayışı söz konusu değil'

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu görüşme gerçekleştirdi. İkili, görüşmelerin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.



04-02-2021 14:20

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu'nu Saadet Partisi Genel Merkezi'nde ziyaret etti. İ

İkili görüşmenin ardından açıklamalarda bulundu. 

Kılıçdaroğlu ile Karamollaoğlu'nun açıklamalarından satır başları şu şekilde:

Karamollaoğlu: Bazı konuları istişare ettik. Genelde ülkemizin konusundan endişelerimiz birbirine benziyor. Elbette bu gelişmeler karşısında da adımlar da atılacak. İlle de herkes aynı adımları atacak anlamına da gelmiyor. Fakat bir dayanışmanın, dirsek temasının olması da elbette ki tabiidir diye düşünüyorum.

Kılıçdaroğlu: Sayın Genel Başkanın ifade ettiği gibi, çok güzel bir binaları var en azından hayırlı olsuna geldik. Bu vesile ile Türkiye'nin sorunlarını dile getirdik. Çözümler üzerinde de durduk. Türkiye'nin sorunları var evet ama çözülecek sorunlar. Türkiye'nin çözülemeyecek sorunu yok. Yeter ki yurttaşların çıkarlarını koruyan politikaları hayata geçirmiş olalım. Görüş teatisinde bulunduk. Dolayısıyla bina tekrar hayırlı olsun diyeyim.

YENİ ANAYASA

Karamollaoğlu: Bizim herhalde önümüzdeki hafta ilk taslağımız hazır olur diye ümit ediyorum. Görüş bildiririz mutlaka.

Kılıçdaroğlu: Türkiye'nin gerçek gündemi aslında pahalılık, işsizlik, yoksulluk, intiharlar... Türkiye bu gündemden çıkmak zorundadır. Sağlıklı ve tutarlı bir ekonomi politikası izleyerek çıkarmak zorundayız. İsrafı engelleyerek... Ayrıca siyasette çok ciddi bir kutuplaşma var neredeyse kavgaya dönüşecek durumda. Bundan da Türkiye'nin çıkması lazım. 

İktidar sahiplerinin toplumun, insanın çıkarlarını düşünmesi ve o çerçevede politika oluşturmak zorundadırlar. Dolayısıyla yeni anayasa tartışmasını sayın Erdoğan başlattı. Öncelikle sizin var olan Anayasa'ya uymanız gerekir. Var olan Anayasa'da sayın Cumhurbaşkanı'nın tarafsızlığı esastır. Tarafsızlığı üzerine namusu ve şerefi üzerine yemin edildi mi? Edildi ama buna uyulmuyor. Biz nasıl anayasaya uymayan kişinin verdiği söze nasıl inanacağız ve güveneceğiz?

AYM'nin kararlarının uygulanmadığı bir ülkedeyiz biz. AYM suçlu organ haline getiriliyorsa, bu kişilerin anayasa değişikliği teklifi, düşüncesine nasıl katılacaksınız? Biz evet ülkenin güzel, toplumsal uzlaşma ile kabul edilmiş bir anayasa ihtiyaç var biliyoruz. Bunun için de Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem diyoruz. Bunun için güçlü Başbakanlık diyoruz. Bunun için kuvvetler ayrılığı diyoruz. Ben bir haksızlığa uğradığımda insan olarak hakkımı arayacağım bir makam olmalı. Bunları tek kişiye indirgerseniz ben hiçbir zaman hakkımı arayamam. 

Adalet kavramı üzerinden yeni bir zihniyet değişikliğini gerçekleştirmek zorundayız. Erdoğan bunu kabul eder mi? Sanmıyorum. 

MUHALEFET BLOKU

Kılıçdaroğlu: Yasalara göre kurulan bütün siyasi partiler zaman zaman bir araya gelmek, konuşmak, Türkiye'nin sorunlarını tartışmak zorundadırlar zaten. Siyasi Partiler demokrasinin vazgeçilmez unsurlarıdır. Biz bunu kabul etmişiz zaten. Yasalara göre kurulmuş bir siyasi partiyi düşmanlaştırmak doğru değildir, ahlaki de değildir. Düşüncelerini, yolunu, yöntemini beğenmeyebilirsiniz ama düşmanlaştırmamalısınız. HDP bir siyasi partidir, görüşmek isterlerse görüşürüz. Şu aşamada bir ittifak ya da bir ittifak arayışı söz konusu değil. Sayın Genel Başkan ile yaptığımız görüşmede bir ittifak arayışı görüşülmedi. Türkiye'nin sorunları görüşüldü. Bugünden toplumu siyasi partileri bir ittifak içerisinde görüp ve o çerçevede değerlendirmeyi çok doğru bulmuyorum.

Diyelim ki anayasa yaptık, çok mükemmel bir anayasa yaptık. AYM'nin kararına alttaki mahkeme dedi ki "Ben bu karara uymuyorum" siz de dediniz ki "Ne kadar güzel sen o karara uymuyorsan hakim olarak ben de seni Yargıtay'a terfi ettireceğim". Bu zihniyette bir anayasa değişikliği olur mu? Önemli olan var olana uyarak onu daha iyi hale getirmek. Yasalara saygılı olmamız lazım, hukukun üstünlüğüne inanmamız lazım.

Karamollaoğlu: Bir diyalogun başlamış olması hangi niyetle yapılırsa yapılsın iyidir. Farklı görüşlerde bulunan parti yöneticilerinin bir araya gelmesi ilk ve en önemli adımdır. Meseleleri görüşebilmek, Türkiye'nin problemlerinin çözümünün de ilk ve en önemli adım. Ben bize gelen ister AK Parti olsun, HDP olsun bu görüşmeleri işin tabiatı gereği yorumluyorum. Burada esas olan, zihniyetler. Anayasadan da önce zihniyetlerin değişmesine ihtiyaç var. Sonra anayasayı düzeltirsiniz. Zihniyet değişmeden hiçbir görüşmenin de faydası olmaz.

BOĞAZİÇİ EYLEMLERİ

Kılıçdaroğlu: Türkiye'nin evlatları bütün evlatlar bizim evlatlarımızdır. Boğaziçi Üniversitesi'ne yapılan atama bütün teamüllere aykırıdır ve doğru değildir. Hocalar, öğrenciler, eski mezunlar karşı çıkıyor. Rektör çalışma arkadaşı bulamıyor. Olmuyorsa ayrılırsınız. Gerginliğe ortam hazırlamazsınız. O görevde olmak ne katacak size? Herkesin reddettiği bir görevde olmak ne katacak size? 

Üniversite kabul etmiyor. Üniversite "Bu atanan kişi bizim üniversitenin standartlarına göre zaten burada profesör olamaz" diyor. Öğrenciler ne yaptılar? Cam çerçeve mi kırdılar? Toplantı ve gösteri yaptılar bir anayasal hak olarak. Haklarını arıyorlar, hak iadesi istiyorlar. Eski mezunlar da akademisyenler de savunuyor. Kardeşim sen de ayrıl oradan ya. Oturduğu zaman boyu mu büyüyecek? Yarın öbür gün çocukların yüzüne nasıl bakacak? 

Bu çocuklara terörist diyorlar. Bir kişinin terörist olması için mahkeme kararı lazım. Devletin en tepesindeki kişinin ağzından çıkan sözü tartması lazım. Anayasa'nın verdiği hakkı kullanıyor. Nasıl terörist ilan edilir? Çocuklarımızı, gençlerimizi kazanmamız lazım. Yazıktır, günahtır. Bu çocukları suçlamamak lazım. Bu çocuklar çok değerli evlatlar. Emin olun gençler bizden daha iyi düşünür. 

Karamollaoğlu: Sayın Erdoğan'ın 2000'li yılların başlarında gençlere yönelik açıklamaları var. "Direnin, pes etmeyin, hakkınızı arayın" diye. Bence onu tekrar tekrar dinlemesine ihtiyaç var. Bugünkü gençleri itham ederken, o teşvik etmiş. 

BERBEROĞLU KARARI

Kılıçdaroğlu: Enis Berberoğlu ile ilgili kararı bildiğim kadarıyla Meclis başkanı göndermiş değil. Haber farklı yansıdı medyaya. Dolayısıyla karar uygulanacak. AYM'nin kararına uyulmaması söz konusu değil. Uygulayacaksınız yani seçeneği yok bunun.

AKP KONGRELERİ

Kılıçdaroğlu: Sağlık Bakanı da bir doktor. Bu toplantılarının nasıl yapılmasının gerektiğini en iyi bilen kişi. Önlem alınması gerekiyor, ancak alınmıyor. Oraya kalabalık bir ekibin gelmesini sayın Erdoğan'ın kutlaması da komik bir olaydır. Dediğim gibi ülke yönetilmiyor, savruluyor. 

Karamollaoğlu: Biz pandemiyi nasıl yönetiyoruz benim aklım ermiyor. Bu tip toplantılarda siyasilere moral veriyorsa başkaları yaptığı zaman da aynı tavrı hoş görmüyor. Bir çiftte standart var gibi. 

HDP İLE GÖRÜŞMELER

Karamollaoğlu: Osman Öcalan'ın seçimler esnasında TRT'de nasıl konuşturulduğu da gündeme gelmedi. Bu tip meselelere yaklaşırken çifte standarttan uzak durmamız lazım. Biz hiçbir zaman teröre bulaşmış olan kesimleri aklayacak bir ifade kullanmadık. Meclis'te bulunan meşru kabul edilen bir siyasi parti ziyaret etmek istedi. Bulundular.

CHP'DEN İSTİFALAR

Kılıçdaroğlu: CHP'nin kurucu kadroları bellidir. Geçmişte görev yapan bütün kadrolar bellidir. Bugünkü kadroları da bellidir. Hiç kimse CHP'yi inandığı yoldan, kurucu değerlerinden vazgeçtiğini düşünemez. CHP'yi partililerin seçtiği kadrolar yönetiyor.

HDP'li bir kişi TBMM'yi yönetirken beyefendiler rahatsız olmuyor da bir parti olarak ziyarete geldiği zaman mı rahatsız oluyorlar. 

BULU'YA YANIT

Kılıçdaroğlu: Efendim 6 aylık süre vermiş Boğaziçi'nin kayyum olan rektörü. 6 ayı kime inanarak söylemiş, Erdoğan'a mı? Bunu söylemek bile başlı başına zafiyettir. "Kılıçdaroğlu da atandı onu da istemeyenler vardı" dedi, ben atandım ama rektörün bilmesi gereken bir şey var. Kendisini atanan bir bürokrat olarak görüyor. Rektörlüğü bilmiyor, akademik dünyayı bilmiyor. Bir bürokrat siyasi partilere üye olamaz. Akademik dünya öyle değil. Hukuku bilmiyor. Kendi tabii olduğu hukuku bilmiyor. Allah akıl fikir versin. Akıl alacak şey değil. Akıllı bir adamsa görevi bırakır.