Kılıçdaroğlu: Belediye başkanlarını provokasyon konusunda uyardım

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin haftalık grup toplantısında gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.



22-06-2021 17:04

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, “Belediye başkanlarımıza söyledim, provokasyonlara hazır olun. İzmir benzeri provokasyonlar her yerde olabilir, sizden en büyük isteğim halkı sükunete davet etmenizdir” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP'nin haftalık grup toplantısında gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.

Kılıçdaroğlu’nun açıklamasından satır başları şöyle:

- Siyasi partileri kapatmak, onları farklı şekillerde topluma tanıtmak ya da terör örgütleriyle onları bağlantılaştırmak asla doğru değil. Varsa böyle bir şey devletin savcısı, hakimi devreye girer ama bu iş bir siyasi talimatla yapılırsa o doğru değil. Haksızlık kime yapılırsa yapılsın, kimin için olursa olsun haksızlığa karşı çıkmak insan olarak bizim görevimizdir. Demokrasilerde en büyük hakem halktır, millettir. Oy veriyorsa mesele yok vermiyorsa zaten tarihin çöp sepetine atılırsınız. Bu konuda hepimizin duyarlı olması lazım, demokrasi konusunda. Sadece kendimiz için değil bizim gibi düşünmeyenler için de demokrasi istemeliyiz.

‘PROVOKASYONLARA HAZIR OLUN DEDİM’

- Belediye başkanlarımıza söyledim, provokasyonlara hazır olun. İzmir benzeri provokasyonlar her yerde olabilir, sizden en büyük isteğim halkı sükunete davet etmenizdir.

‘SURİYELİLERDEN BİR SÜRÜ ŞİKAYET VAR’

- Antep'te Suriyelilerden bir sürü şikayet var, bir kısmı memnun. Bedava işçi çalıştırıyorlar... Bir kısmı da şikayetçi. Asgari ücretle çalışıyorum ev kiraları Suriyeliler yüzünden çok yükseldi diyor. Biz nasıl geçineceğiz diyor. Bazı rakamlara göre 500 bin, bazı rakamlara göre 700 bin Suriyeli var Gaziantep'te. Allahın izni, milletin izni ile iktidar olduğumuz zaman ilk yapacağımız iş Suriyelileri, Suriye'ye kardeşçe göndermek olacaktır. Irkçılık yapmıyorum, onların evlerini, köprülerini, yollarını, hastanelerini hepsini yapacağız. Avrupa Birliği finanse edecek. Davulla zurnayla ülkelerine gönderip, bütün Orta Doğu'da barışı sağlayacağız. Herkes bir yere not yazsın, görecekler bunu.

‘ERDOĞAN TAYFASI CUMHURİYET'TEN İNTİKAM ALMAK İSTİYOR’

- Her şeyi satarak bugüne kadar idare ettiler. Şimdi satacak çok az şey kaldı. MKE'yi satmaya kalkacaklar. Tank-Palet'i hatırlıyorsunuz değil mi? Bir kamu kuruluşuydu, bir düzenleme ile burayı birilerine peşkeş çektiler. Katar Ordusu'na peşkeş çektiler. Şimdi MKE'yi de anonim şirkete dönüştürelim, yeri zamanı gelince bunu da birilerine pazarlama arayışı içerisindeler. Anadolu'nun ortasında kurulan ilk entegre silah sanayidir burası. Çok sayıda fabrika var. Bana bir tane haklı gerekçe söylesinler. Kırıkkale'de bu fabrika kurulurken 12 hanelik bir köydü. Sonra burası kasaba, ilçe sonra da il oldu. Bu Erdoğan tayfası Cumhuriyet'ten intikam almak istiyor. Silah fabrikalarını pazarlamak istiyorlar.

‘DEVLETİ SOYANLARDAN DEĞİL, MÜZİKTEN RAHATSIZ OLUYOR’

- Erdoğan müzikten rahatsız olmuş. Çifter çifter maaş alan beslemelerinden rahatsız olmuyorsun da müzikten rahatsız oluyorsun. Devleti soyanlardan rahatsız olmuyorsun, müzikten rahatsız oluyorsun. Her ay 10 bin dolar rüşvet olan siyasetçiden rahatsız olmuyorsun, müzikten rahatsız oluyorsun.

‘KİM ÜLKÜCÜ?’

- Bahçeli'ye çoğu zaman cevap vermeyi doğru bulmam. Bugün bir şey söylemiş. 'Kılıçdaroğlu elini vicdanına koyup söylesin, kimin yanındadır? Bölücülüğü mü destekliyor yoksa Türkiye'nin yanında mı yer alıyor' diye sormuş. Önemli bir soru. Ben ve arkadaşlarım ve bütün dostlarımız Türkiye'nin birliğinden ve bütünlüğünden yanayız. Tank-Palet Fabrikasını Katar Ordusuna peşkeş çekilirken itiraz eden kişileriz, sen ise alkışlayan kişiydin. Şimdi söyle, vatanın birliği ve bütünlüğünden kim yana? Şanlı ordumuzdan kim yana? Biz, kendi vatan topraklarını ve o topraklarda yatan Süleyman Şah Türbesi'ni kaçıranlardan, toprağı düşmana teslim edenlerden yana değiliz.

- Allah'ın takdiri ile iktidar olduğumuz zaman bir hafta içinde o türbeyi de bayrağı da vatan toprağına götüreceğiz. Peki sen ne yaptın? Kaçanları alkışladın, onların yanında yer aldın. Söyle bakalım kim milliyetçi, kim ülkücü?