Kendini bulma yolculuğu: Ya Başkası Olsaydım?

Harfler; biz hiç bilmesek de insanlar gibi yaşarlar, nefes alırlar, duyguları vardır. Hatta başkasının yerine geçmek bile isterler bazen. Alfabe Bulutu sakinlerinden “S” ise tüm bu duygu karmaşıklığının ortasında başkası olmak istiyor. “A”nın yerine geçtiğinde ise duyguları ve kafası iyice karışıyor. Harflerin ve yaşamın ortasında kendini bulma hikayesi bu defa bulutlardan yeryüzüne iniyor…



23-05-2021 00:01

Umut Dağlar

Çoğumuz zaman zaman bir başkası olmak istemişizdir. Başka yaşamlar, başka kişilikler; başka yerlerde yaşamak, başka duygularla donanmış olmak... Bunun için herkesin birçok gerekçesi olabilir, hatta bazılarımız bunu deneyebilir de…

“S” harfi ise bir başkası olmayı deneyenlerden. Her zamankinden erken uyandığı bir sabah, içindeki huzursuzluğun sebebini bulmaya çalışırken gözlerinin önünden bir yandan yaşamı geçiyordu. Başarıları, başarısızlıkları; yoldaşlık ettiği harfler, yan yana dizerek oluşturduğu kelimeler… Hepsi durmadan aklından geçiyordu da içindeki mutsuzluğun sebebini bir türlü bulamıyordu. Bir yandan da içinden artık hiçbir şey ama hiçbir şey yapmak gelmiyordu. “S” harfi, tüm bu düşüncelerin arasında gözlerinin kentin diğer ucundaki “A”nın malikanesine takılmış olduğunu fark etti.

Biliyorsunuz; “A”, alfabe bulutunun en saygın harflerinden biriydi. Her yerde ama her yerde adı vardı. Aslında “S”, birçok defa “A” ile yan yana gelmiş; sayısız kelimeyi birlikte yerleştirmişlerdi insanların yazılarına. Fakat yine de onu çok yakından tanımıyordu. Hem onun yaşamı, gündemleri oldukça farklıydı. A her zaman ve her zaman bu yaşamda en önde gelen harfti. Her yere ilk onun adı yazılır, sokaklar onunla başlar, listeler onunla başlar, her yerde ve her şeyde öncelik onların olurdu. Tüm bunları düşünürken içindeki huzursuzluğa bir çözüm buldu: “A” harfi olmak istiyordu!

Kendini alıp “A’’nın malikanesinin yolunu tutup onun yerine geçmek ve onun yaşamını gözlemlemek istediğini söylediğinde ise sempatiyle karşılandı. “A” zaten bir tatile çıkmak istiyordu. Bu harika bir fırsattı. Fakat “S” başına geleceklerden habersizdi…

İnsanların yazı yazmaya ihtiyacının belirmesinden sonra Alfabe Bulutu’nda yaşamlarını sürdüren harfler insanlarla iletişime geçip onlara yazıyı öğrettiler. Ve Alfabe Bulutu’ndaki harflerin aslında canlılardan pek bir farkları yoktu. Onlar gibi yaşar, öğrenir, duyguları vardır; birbirleriyle iletişim kurarlardı. Ve hepsinin neredeyse çok özel hikayeleri vardı…

“Ya Başkası Olsaydım”, Alfabe Bulutu harflerinden S’nin yolculuğunu anlatırken çocuklara başkası olmanın dışarıdan göründüğü kadar güzel olmayabileceğini, her yaşamın içinde birçok farklı denklemi barındırdığını gösteriyor. Mutluluğu başkalarının yaşamlarında ararken bulabileceklerimizin tahmin ettiklerimizden çok daha farklı olabileceğini sezdiriyor onlara.

Alfabe Bulutu harfleri, yazı ve yaşamın ne denli iç içe geçmiş olduğunu gösterirken bizlere, duyguların salt insanlara ait olmadığının da altını çiziyor. Kitaplara dizilen harfler, ağzımızdan çıkan sözcükler, sokaklarda kendine yer bulmuş kelimeler ve daha nicesi birlikte sürdürdüğümüz bu yaşamı daha da anlamlı kılıyor.

Ve her insanın bir yolculuğu olduğu gibi harflerin de yolculukları var. Eğer kendimizi ve kelimelerimizi yollara dizmesini biliyorsak…

KÜNYE: Ya Başkası Olsaydım?, Alp Gökalp, Res. İpek Konak, Can Çocuk Yayınları, 2021, 48 Sayfa.