Kemalbay'dan Akar'a: Vedat Ekinci'nin ölümünün sorumlusu kim?

HDP'li Serpil Kemalbay, asker kurşunuyla öldürülen 14 yaşındaki Vedat Ekinci cinayetine ilişkin Meclis'e soru önergesi verdi. Kemalbay, bu cinayetin sorumlularını ve soruşturma sürecini Hulusi Akar'a sordu.



07-08-2019 15:38

İleri Haber

Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay, Hakkari'de köylülerin üzerine askerler tarafından ateş açılması sonucu yaşamını yitiren 14 yaşındaki Vedat Ekinci'nin ölümüne ilişkin Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'ın cevaplaması istemiyle Meclis'e soru önergesi verdi.

"14 yaşındaki Vedat Ekinci’nin asker kurşunuyla yaşamını yitirmesinin, aynı olayda bir yurttaşımızın da ağır yaralanmasının sorumlusu kim ya da kimledir? Sorumlular hakkında yasal işlem başlatılmış mıdır?" diye sorulan önergenin tamamı şu şekilde:

"Kürt coğrafyası on binlerce yıl boyunca ortak bir tarihe, dile, kültür  birliğine sahip olmuştur ve 4 parçaya ayrılmadan önce ekonomik birliği de bulunmaktadır. Sınırlar kadim bir toplum olarak Kürt halkını Suriye, Türkiye, İran, Irak olarak bölse de halklar arasındaki dil, kültür, ekonomi gibi bağlar büyük oranda devam etmektedir.

Her bir parçada yaşayan halkın sınırlar arasında geçişkenliği siyasi, ekonomik krizlerle daha da büyümekte, savaşlar ve çatışmalardan dolayı zorla yerinden edilen halklar daha güvenli gördükleri yerlere sığınmaktadır. Öte yandan Mezopotamya olarak tarif edilen bu bölgede sınırlara rağmen ekonomik ilişkiler, ticaret fiilen sürdürülebilmektedir.  Türkiye Cumhuriyeti kurulduğundan buyana bu realite neredeyse hiç değişmemiştir. Köy yakmalar, köy boşaltmalar, mayınlanan araziler,  ekilip biçilecek, hayvancılık yapılacak alanların yasaklı bölge ilan edilmesi gibi pek çok güvenlikçi politika bölge halkına derin acılar yarattığı gibi  ciddi yoksulluk ve yoksunluklar getirmiştir. Bu ekonomik yoksulluk ve yoksunluk şartlarında sınır boyunca tarihsel ekonomik ilişkiler bölgedeki askerin gözetiminde,  devletin bilgisi dahilinde süren bir realitedir.  

Siyasi iktidarlar eliyle yapılan sınırda fiili ekonomik faaliyet içindeki köylülere yönelik “33 Kurşun” olarak anılan katliam da, 19’u çocuk 34 Kürt yurttaşın yaşamını yitirdiği Roboski katliamı da bugüne kadar adil, şeffaf bir yargılamaya tabi olmamış ve gerçekler açığa çıkarılmamıştır. Kamuoyu vicdanı rahat değildir.

Son olarak 01.08.2019’da  Hakkâri'nin Derecik ilçesine bağlı Çemekurk Köyü’nde sınırdan geçmekte olan köylülere askerin ateş açması sonucu 14 yaşındaki Vedat Ekinci yaşamını yitirmiş ve bir yurttaş ağır yaralanmıştır.

Olayın ardından “angajman kurallarını uyguladık” diyen valilik açıklaması tıpkı Roboski katliamında olduğu gibi cezasızlık uygulamasına zemin hazırladığı yönünde ciddi kaygılara neden olmuştur.  Köy halkından 5 kişinin sabah gidip aynı gün geri dönüş yolunda askerler tarafından ateş açılması ile ilgili olarak Özgürlük İçin Hukukçular Derneği avukatının yaptığı açıklamada valilik açıklamasının ciddi çelişkiler barındırdığına yer verilerek “Valilik, uyarı ateşi yapıldığını iddia ediyor fakat uyarı ateşinin doksan derecelik açı ile havaya yapılacağı düşünüldüğünde kurşunun sekerek bir kişinin ölümüne ve bir kişinin de yaralanmasına sebebiyet vermesi nedeniyle gerçeği yansıtmıyor. Güvenlik gerekçesi bahane edilerek olay yeri incelemesi yapılmıyor. Olayın failleri olan askerlerin sorgusu yine kurum tarafından yapılıyor. Bu hukuka aykırı bir durum, şayet bir olayda eğer fail polisse sorgusu polisler tarafından yapılamaz, askerse asker tarafından yapılamaz, en önemli delil olan mermi çekirdeğinin kayıp olduğunun savcılıktan öğrendik” dedikleri açıklama da basında yer almıştır.

Bu bağlamda; 

1- 14 yaşındaki Vedat Ekinci’nin asker kurşunuyla yaşamını yitirmesinin, aynı olayda bir yurttaşımızın da ağır yaralanmasının sorumlusu kim ya da kimledir? Sorumlular hakkında yasal işlem başlatılmış mıdır?

2- Basında yer alan tanık ifadelerinde yaralılara müdahale edilmesinin bekletildiği yer almaktadır. Sağlık müdahalesinin anında yapılması yerine bekletilmesinin nedeni nedir? Cinayet anlamına gelen böyle bir “bekletme” yapan sorumlular yargılanacak mıdır?

3- Vedat Ekinci’nin kuzeni Hacı Ekinci’nin “ Askerlerle göz göze gelmiştik o kadar yakındık. Bize “dur” falan bir şey denilmedi. Zaten asker bizi gördü, köylü olduğumuzu biliyordu. Bizi biliyorlar, tanıyorlar. Bu askerler köyde bizim ekmeğimizi yiyorlar” şeklinde basında yer alan ifadelerden de hareketle köylülere neden ateş edildiği, ateş emrini kimin verdiği,  askeri ve siyasi sorumluların açığa çıkarıldığı şeffaf, adil bir yargılamayla yapılacak mıdır?

4- Valilikçe yapılan “angajman kuralları gereği ateş açılmıştır” açıklamasında söz konusu angajman kuralı 14 yaşındaki Vedat Ekinci’ye ve köylülere uygulanması uluslararası hukuka uygun mudur? Sınırdan geçimlik mal geçirmekte olan köylüler topraklarımızda nasıl bir askeri tehdit oluşturdular? 

5- Valilikçe yapılan açıklamada “dur” ihtarına uyulmaması, delillerin toplanmaması ve “angajman kuralları” gerekçeleri ne anlama gelmektedir? 14 yaşındaki çocuğun asker kurşunuyla öldürülmesinin üstü örtülmek mi istenmektedir?  

6- Roboski Katliamının siyasi ve fiili sorumluları korunmuş, bölgede yapılan operasyonlardan kaynaklanan ihlallerin sistematik hale gelmesi bugüne kadar yetkililerce göz ardı edilmiştir.  Vedat Ekinci’nin asker kurşunuyla öldürülmesinin Vali ağzından “Coğrafi kader” olarak adlandırılması cezasızlık politikasının sahiplenildiği anlamına mı gelmektedir? Askerin ve kolluğun işlediği suç ya da ihlaller hep cezasız mı kalacaktır? Yurttaşların yaşam hakkının kayıtsız şartsız korunmasını kim sağlayacaktır?   

7- Türkiye’de kolluk kuvvetlerinin kullandığı orantısız güç sonucu son 17 yılda askerler tarafından uyarı ateşleri, dur ihtarına uyulmadığı, askeri mühimmatın saklanması ve kullanılmasında gösterilmeyen özen gerekçesi ile yaşamını yitiren yurttaş sayısı kaçtır? Kaç kolluk kuvveti hakkında soruşturma başlatılmış ve kaç dava açılmış, davalar ne şekilde sonuçlanmıştır?

8- Vedat Ekinci’nin yaşamını yitirmesinin aydınlatılmasında katkısı olacağı düşünülen mermi çekirdeğinin kayıp olduğu yönündeki bilgi doğru mudur?"