Kemal Kurkut cinayetiyle ilgili önemli kanıt

Polis tarafından öldürülen Kemal Kurkut cinayetine ilişkin açılan dava dosyasına çok önemli bir kanıt girdi. Yeni kanıt, olayda kasıtlı davranıldığını açıkça ortaya koyuyor.



19-09-2018 16:29
Video: Mezopotamya Ajansı

2017 Diyarbakır Newrozu’nda polis tarafından vurularak katledilen Kemal Kurkut cinayetine ilişkin açılan dava dosyasına yeni bir delil girdi. 13 saniyelik bu delilde, görevli iki polisten birinin diğerine “Adamı vurmaya gerek yok ki” dediği ortaya çıktı.

Kurkut’u öldüren polis Y.Ş. hakkında “olası kastla insan öldürme” suçundan müebbet hapis istemiyle açılan davanın üçüncü duruşması yarın Diyarbakır 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.

MA’dan Aydın Atay’ın haberine göre Kurkut’un vurulma anı öncesi ve sonrasına ait toplam 118 görüntü kaydı ve kayıtlarda geçen konuşmaları tek tek çözümleyen bilirkişi, hazırladığı raporu mahkemeye gönderdi.

Raporda, incelenen videoların sonucunda 13 el ateş edildiği, bunlardan sadece 6 el atışın kameralara yansıdığı tespit edilerek, Kurkut’un bedeninin sol tarafından vurulduğu belirtildi.

‘DİREK HEDEF ALINDIĞI TESPİT EDİLDİ’

Raporun devamında, “Mevcut görüntülerdeki ateş edenlere göre sadece 3 polisin duruş açısı, isabeti gerçekleştirebilecek durumdadır. Ancak muhtemel vurulma olayı bariyerlerde başlayan kovalamaca sonucu takip eden polis memuru tarafından gerçekleştiriliyor. Silahın ateşlendiği an görülmemekle birlikte koşar vaziyetteki göstericiye doğru direk hedef alındığı tespit edilmiştir” denildi.

ÖNEMLİ DELİL

Raporda yer alan bir diğer önemli bilgi ise Kemal Kurkut’un vurularak öldürülmek yerine sağ yakalanabilme imkanının olduğunun yine bir polis tarafından dile getirildiği görüntü oldu.

Bilirkişi raporuna giren olay yerindeki bir zırhlı araca ait 13 saniyelik bu görüntüde, zırhlı araca bindikleri esnada iki polis arasındaki diyalogun kısa bir bölümü yansıyor.

‘ADAMI VURMAYA GEREK YOK Kİ’

Normal koşullarda duyulmayan, ancak özel bir video programı yardımıyla anlaşılabilen bu kayıtta, iki polisten birinin diğerine Kurkut’un vurulmasına ilişkin “Adamı vurmaya gerek yok ki” dediği açıkça anlaşılıyor.

'ÖLDÜRME KASTININ İSPATI'

Kurkut ailesinin avukatı Reyhan Yalçındağ Baydemir görüntülere ilişkin şunları söyledi:

“Görüntülerdeki iki polisin kendi aralarında geçen konuşması, sanık polis Y.Ş.’nin öldürme kastiyle davrandığının ispatıdır. Sanık polis Y.Ş.’nin kendi meslektaşları bile, Kurkut’u öldürmenin gereksizliğinden bahsetmiş. Olayda öldürme kasti olduğu için Kurkut’un yaşama hakkı ihlal edildi. Bu sebeple sanığın ciddi bir ceza alması gerekiyor. Çünkü Kemal, öldürülmeden de olay yerinde bulunan TOMA’nın tazyikli suyuyla, biber gazıyla ya da arkadan yakın dövüş tekniği ve benzeri şekilde yakalanabilir, durdurulabilirdi.”

NE OLMUŞTU?

Kemal Kurkut, 21 Mart 2017 tarihindeki Diyarbakır Newrozu’nun kutlandığı Newroz Parkı’na gelmek isterken üzeri yarı çıplak olmasına rağmen “canlı bomba şüphesi” iddiasıyla polisin açtığı ateşle vurularak öldürülmüştü.

Soruşturmayı yürüten Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı iddianameyi cinayetin üzerinden 7 ay geçtikten sonra tamamlamış, iddianamede sanık polis Y.Ş.’nin “olası kastla adam öldürmek” suçundan müebbet hapis istemiyle yargılanması istenmişti.

Davanın iddianamesini kabul eden Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nin hazırladığı tensip zaptında, müebbet hapis ile yargılanacak polis Y.Ş. hakkında tutuklama kararı verilmemişti.

14 Aralık 2017’de görülen davanın ilk duruşmasında sanık polis, savunmasında 3 ay boyunca açığa alındığını, şu anda ise görevde olduğunu söylemişti.

Duruşmada savcının, sanık polisin tutuklanması yönündeki talebine rağmen mahkeme sanığın tutuksuz yargılanmasına karar vermişti.

26 Nisan 2018 tarihinde görülen davanın ikinci duruşmasında da sanık polisin tutuklanmasına dönük talep reddedilmiş, duruşma 20 Eylül’e ertelenmişti.

Duruşmanın ardından konuşan Kurkut’un ağabeyi Cihan Kurkut, sanık polis için tutuklama kararı vermeyen mahkemenin tutumuna “Her şey açık ve net. Ekstra delil gerektirecek bir durum yok. Vuran kişi, görüntüde belli, ama hala delil yetersizliği deniliyor. Görüntüler ve fotoğraflar olayı çıplak bir şekilde ortaya sermesine rağmen hakim halen görmemeyi tercih ediyor. İkna olmaları için nasıl bir delil getirilmeli” sözleriyle tepki göstermişti.