KCDP'den dev şikâyet dilekçesi pankartı: 'Bu, bir kadının yaşam mücadelesidir'

İstanbul Sözleşmesi'nin Erdoğan'ın kararıyla feshedilmesine dikkat çekmek isteyen kadınlar Şişli'de bir binaya dev şikayet dilekçesi pankartı astı. Kadınların açıklamasında "Kadınların eşit ve özgür yaşaması için İstanbul Sözleşmesi şarttır" denildi.



01-04-2021 14:33

İstanbul Sözleşmesi'nin Erdoğan'ın kararıyla feshedilmesine dikkat çekmek isteyen kadınlar, Şişli'de bir binaya dev şikâyet dilekçesi pankartı astı. Eyleme ilişkin yayınlanan basın açıklamasında "Şikayet dilekçeleri dikkate alınmadığında kadınlar defalarca sistematik şiddete maruz kalıyor. Bu nedenle de bu devasa dilekçe örneğini herkesin görmesini istedik. İstanbul Sözleşmesi’nin kadınlar için ne kadar hayati olduğunu bir kez daha göstermek istedik" denildi. 

İleri Haber

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KDCP), Türkiye'nin AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kararıyla İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmesine dikkat çekmek amacıyla İstanbul Şişli'de bir binaya "Ölmek istemiyorum" yazan dev bir şikâyet dikekçesi pankartı astı.

KDCP tarafından eyleme ilişkin yapılan açıklamada "Bu dev ‘şikayet dilekçesi’ bir kadının yaşam mücadelesidir" denildi.

Kadınların açıklamasında "Kadınlar için yaşam hakkımız başta olmak üzere, eşit ve özgür yaşamamızın garantisi olan yasalar, sözleşmelerdir. Her bir maddesi öldürülen onlarca, binlerce kadının ardından yazıldı. Kadınların verdikleri mücadeleyle var oldu. Şimdi mücadelemizle de o kararı geri çektirecek, sözleşmeyi de uygulatacağız" ifadeleri kullanıldı.

Basın açıklamasının tamamı şu şekilde:

"Kadınların eşit ve özgür yaşaması için İstanbul Sözleşmesi şarttır.

Bugün herkesin gördüğü dev şikayet dilekçesi bir kadının ‘Ölmek İstemiyorum’ diyerek verdiği yaşam mücadelesidir. Bu sadece tek bir örnek.  Ama bu dilekçenin sahibi kadın gibi her gün onlarca, binlerce kadın bu dilekçeleri veriyor. Hayatta kalabilmek, şiddetten uzak yaşamak için karakollarda, adliyelerde mücadele ediyor.

Şikayet dilekçeleri dikkate alınmadığında kadınlar defalarca sistematik şiddete maruz kalıyor. Bu nedenle de bu devasa dilekçe örneğini herkesin görmesini istedik. İstanbul Sözleşmesi’nin kadınlar için ne kadar hayati olduğunu bir kez daha göstermek istedik.

Arzu Aygün 9, Ayşe Tuba Arslan 23, Nahide Opuz 36, Sevtap Şahin tam 60 kez resmi makamlara başvurmuş, koruma talep etmiş ya da şikayetçi olmuşlardı. Şikayetleri görmezden gelindi ve şikayetçi oldukları erkekler tarafından öldürüldüler. Bu şikayetlerin, dilekçelerin tek bir tanesi bile dikkate alınsaydı, İstanbul Sözleşmesi uygulansaydı bugün yüzlerce kadın hayatta olabilirdi.

Cumhurbaşkanı kararnamesiyle Resmi Gazete’de yayımlanarak kadınlar için eşit ve özgür bir yaşam anlamına gelen İstanbul Sözleşmesi’nden imza geri çekildi. Sonra da kadın hakları kağıt parçalarıyla değil, vicdanla korunur diyerek açıklama yaptılar. Kadınların ihtiyacı bu kağıt parçalarının dikkate alınmasıdır. Kadınların defalarca kez şikayet dilekçesi vermek zorunda kalmaması için İstanbul Sözleşmesi şarttır. Biz eşitlik için, eşitliği sağlayan yasaların uygulanması için mücadele ediyoruz. 

Kadınlar için yaşam hakkımız başta olmak üzere, eşit ve özgür yaşamamızın garantisi olan yasalar, sözleşmelerdir. Her bir maddesi öldürülen onlarca, binlerce kadının ardından yazıldı. Kadınların verdikleri mücadeleyle var oldu. Şimdi mücadelemizle de o kararı geri çektirecek, sözleşmeyi de uygulatacağız."