Kaz Dağları'ndan sonra sıra Toros Dağları'nda

4 kısımdan oluşan, Kayseri-Nevşehir-Aksaray-Konya-Antalya Yüksek Hızlı Tren (YHT) hattı 607+566 kilometre uzunluğundaki hat, doğa, yaşam, su kaynakları ve verimli tarlalarla birlikte kültür varlıklarını da tüketecek.



12-08-2019 11:41

Kayseri-Nevşehir-Aksaray-Konya-Antalya Yüksek Hızlı Tren (YHT) hattı nihai Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporuna 10 Temmuz’da olumlu karar verildi.

Birgün'den Erk Acarer'in haberine göre, 4 kısımdan oluşan, 607+566 kilometre uzunluğundaki hat, doğa, yaşam, su kaynakları ve verimli tarlalarla birlikte kültür varlıklarını da tüketecek. Projede, 66 tünel, 24 viyadük, 102 üst, 391 alt geçit, 5 istasyon var. 9.7 milyar TL’ye tamamlanacak.

Antalya, Seydişehir, Konya, Aksaray ve Avanos olmak üzere 5 noktada şantiye kurulacak. Zeminlerde dolgu gerçekleştirilecek. 7 yerde kazı fazlası depolama alanı olacak. İnşaat 4 yıl sürecek. Amacı, Antalya'daki turistlerin ilgisini diğer şehirlere çekebilmek: “Milyonlarca turist için alternatif sağlanacak, kazanılacak döviz artacak, İç Anadolu da canlandırılacak!”

Projeye ilk itiraz Antalya İbradı Belediyesi’nden gelirken, Çağdaş Avukatlar Derneği (ÇHD) Genel Başkan Yardımcısı ve Antalya Barosu avukatı Münip Ermiş de “Yeni bir çevre felaketi” dedi. Raporun, Antalya hattında, tabiat parkı ve tabiat anıtları niteliğindeki Köprülü Kanyon, Beyşehir Gölü, Kurşunlu Şelalesi var. Ermiş, hattın önemli bölümünün ise İbradı, Ormana doğal alanı, Altınbeşik Milli parkı, korunan alan statüsündeki Üzümdere’den geçtiğini söylüyor: “Buralar milli park ve birinci derece korumada, Yaban Hayatı Koruma Sahası, ama raporda yoklar!”

Antalya Expo Center’dan başlayan hat, sadece bu bölgelere zarar vermiyor. Manavgat ırmağının batısından yukarı çıkan güzergahta, Perge, Aspendos, Erimna antik kentleri ve Üzümdere yaban hayatı koruma sahası bulunuyor. Antalya limanından başlayan, Batı çevre yolunu takip ederek Düzlerçamı ormanlarının içinden geçerek Bucak- Burdur’a bağlanan hatta; Termossos antik kenti ile Düzlerçamı ormanlarında yer alan alageyiklerin anayurdu olan Yaban Hayatı Koruma Sahası bulunuyor. Raporda, yaban hayvanlarına yönelik zarara ilişkin skandal ifadeler yer alıyor. “Buralara gelmekten kaçınacaklardır.” Avukat Ermiş, “Ayıya, geyiklere, dağ keçilerine, tilkilere, kurtlara aklınız varsa kaçın’ diyorlar” ifadelerini kullanıyor. Oysa mermerler ocakları ve hidroelektrik santraller (HES) ile bölgede yaşam alanı kalmayan canlıların gidecek yerleri yok!

Vadilerden, viyadükler geçecek. 12 Avrupa ülkesinin toplamındaki endemik türe sahip Toros Dağları da delinecek ve üstünde dinamitler patlatılacak. Yani proje, sadece antik kentler, yeşil alanlar, su kaynakları ve yaban hayatına geri dönülmez şekilde zarar vermeyecek, endemik türleri de yok edecek.